Anılar

Çocukluğumda Biriktirdiklerim Gözyaşı Oldu Bu Gece

Önder TAŞTAN kullanıcısının resmi

Gece mi kondurdu annemle babam, yoksa gündüz mü? Bilemiyorum. Ama adına gecekondu dedikleri, bir oda bir salon evde, yokluk içinde mutluluk varsılıydık. Tek varlık bizdik birbirimize.
Şimdi sokak olan, çocukluğumda domates, fasulye ektiğim, ürünler olduktan sonra toplayıp, büyük bir çocukluk gururuyla bir pişirimlik emeğimi anneme sunduğum bahçemiz vardı. Bahçemizin girişinde tek çeşme.

Hiçbir şey eskisi değil!

Nural Yılmaz kullanıcısının resmi

 
Kapkaranlık bir yerdeyim. Hiçbir şey gözükmüyor. Sadece yanımda duran uzun boylu, iri yapılı  bir adamın aniden  yere yığıldığını görüyorum. Elleriyle gözlerini kapamış çığlık atıyor. Gözlerinden tazyikle kan fışkırıyor. Yerde can çekişircesine debeleniyor adam. Her yer kan içinde kalıyor anında! Yardım istiyor benden. "Nural, doktorumu ara, doktorumu ara" diyerek inliyor. Ben onu tanımıyorum ama o benim adımı biliyor. Kim ki bu?
 

Buca Cezaevi

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

"şuradan bir pide ya da lah­macun yaptıralım. Siz de yiyin."
"Hayır, olmaz" diyor, yanımızda oturan.
"Aslında fena da olmazdı" diyor arabayı kullanan. "Komü­nistlerin çayı da içilir, yemeği de yenir" deyip pis pis sırıtıyor.
"Söz, siz tahliye olun pideler benden" diyor yanımızda otu­ran, "tahliye olabilirseniz şayet."
Başlıyor kıkır kıkır gülmeye.
İçimden küfrediyorum.

Hastane Önünde İncir Ağacı

Nural Yılmaz kullanıcısının resmi

Oda arkadaşım 36 yaşında Uşaklı Nuriye. Sessiz sakin bir kadın. Cam kenarındaki yatağı o kapmış, benimkisi banyoya daha yakın.
Akşam yemeği geldi. Gayet iyi. Çarşaflar tertemiz. Oda sıcacık. Bundan iyisi Şam'da kayısı misali. 
Tanımadığım biriyle aynı odada uyumak epeyce zor bir durum olsa da,  iki aya yakın bir süre hiçbir ödeme yapmadan bu hizmeti almanın tek bedeli odayı biriyle paylaşmak. Mecburen paylaşacağız!

Kömürcü

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Kamyonetin sürücüsü bizi kapı önüne sıralanmış, kalabalık bir hâlde görünce az ilerdeki sokağa sapmaktan vazgeçip geri geri geldi, durdu sessizce. Camdan başını yana uzatıp gülümsedi. “Kıymet Abla” dedi anneme, “çok güzel odunumuz, kömürümüz var. Hem fiyatları uygun hem de altı taksitle”
Annem fiyatını sordu. Aldığı yanıt karşısında: “Fiyatı uygunmuş” dedi.
Kamyonetin sürücüsü: “İsterseniz sizi kömür deposuna götürebilirim” dedi.

Sayfalar

Anılar beslemesine abone olun.