Ağ Günlükleri

SEVİNÇ BALONLARI

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Zordur bu ülke vatandaşı olmak, gerçekten çok zor! Hele hele; Çocuk olmak... Genç olmak... Kadın olmak…
 
Genç olursun, daha dünkü genç EREN gibi vurulursun…
Konuşamazsın,
Küçük gelin olursun,
Küçük işçi olursun,
Taciz edilirsin,
Giyiminle yargılanırsın,
Mucit olur desteklenmezsin,
Olmadık örgütlerin içine çekilmek istersin…
Sorgulayamazsın…
 
Oysa, o aydınlık ve tertemiz yüreğinize bırakmayı ne de çok isterdim bu dünyayı:
Çocukluğunuzdaki, neşenizi saçabilseniz…

Əliağa Kürçaylının lirik poemaları

Elnur Resuloglu kullanıcısının resmi

Bir çoxumuza yaxşı məlumdur ki, XII əsrdə yaşayıb-yaratmış Əfzələddin Xaqaninin (1126-1199) yarı xatirə, yarı səfərnamə səciyyəsi daşıyan, şairin Şirvanşahlar sarayında gördüyü zülm və ədalətsizliklərə qarşı dərin etirazını bildirdiyi, müasirlərindən, qohumlarından, dostlarından, uşaqlıq və təhsil illərindən söhbət açdığı, nəcib insani sifətləri təbliğ etdiyi və böyük Nizami Gəncəvinin (1141-1209) “Xəmsə” toplusuna daxil olan “Sirlər xəzinəsi”nə (1174-1175) bənzədilən “Töhfətül-İraqeyn” (“İki İraqın töhfəsi”) əsəri Azərbaycan ədəbiyyatı tarixində ilk poemadır.

Kül

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

Nereye dönsem ölüm ayrılık

Acının ayrılığının da bir tanrısı olmalı

Yoksa ne menem şeydir bu Her yürekte ağu kalsın

                                 ***

Bir kimsesizlikti bizi birbirimize bağlayan. Şefkata muhtaç, acısı uzun, kabuk tutmayan yaralarımız vardı yüreğimizde. Birbirimizin kimsesiz hüzünlerine tutunmuştuk. Sahipsiz zamanların kayboluşluklarıydı. Sanki küssek, yetim çocukları gibi sahipsiz kalacaktı gözyaşlarımız.

Dönülmez Akşamın Ufkundayız / Arzu Bahar

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Ben de bıkmadan, her akşam “Dönülmez Akşamın Ufkundayız”ı söylüyorum. Kov ulan! Bu şarkıyı söylüyorum diye kov beni sıkıyorsa. İncir çekirdeğini doldurmaz sebeplerle kapının önüne koyuldum bir sürü yerden, bu sefer hiç değilse “Prensip meselesi yüzünden kovuldum” derim. Prensip meselesi! Vay! Fiyakalı oldu ha! Dur, kovarsa böyle söyleyeyim sağda solda. “Son şarkıyı beğenmediği için kovdu beni şerefsiz. Prensip meselesi kardeşim, son şarkı ‘Dönülmez Akşamın Ufkundayız’ olacak işte. Ben Müzeyyen Senar’ın anısına söylüyorum bir kere o şarkıyı. Saygı şeysinden yani. Nasıl da söyler ama!

Şiire Koçaklama[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

uyandırmak için yazılır.”[1]
 
Evet, Eduardo Carranza’nın, “Şiir kanını kaynatmıyorsa, aniden sırlara pencereler açmıyorsa, dünyayı keşfetmene yardım etmiyorsa, umutsuz yüreğinin yalnızlıkta ve aşkta, şenlikte ve sevgisizlikte eşlikçisi değilse ne işe yarar?” saptamasındaki gibi düşündüğüm için şiire “koçaklama” betimlemesini layık görüyorum.[2]
* * * * *
“Şiir nedir” mi? Sıkça karşılaştığımız bir soru(n)dur bu…

Sayfalar

RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.