Ağ Günlükleri

Düş Kızım Tomris ve Ben

Serkan Engin kullanıcısının resmi

 
İleride her ne meslek sahibi olmak isterse o mesleği kendi seçer; ister terzi ister genetik mühendisi, ister heykeltıraş ister fabrika işçisi, ister marangoz ister bankacı.
 
Kendi hayatını nasıl yaşayacağını kendi seçer Tomris, ben değil, düş annesi değil, akrabalar, mahalleli, konu komşu, komşunun çocuklarının seçtikleri meslekler falan değil.
 

Kırık Çırak (Türkçe, Kürtçe, Lazca, Rumca, Hemşin Ermenicesi, İngilizce, Japonca)

Serkan Engin kullanıcısının resmi

 
Kırık Çırak
 
kalbimi çekiç yaptım da düzeltemedim
hayatımın eğri büğrü kaportasını
ezikliğini bana kusuyor ustam
üstüpü gibi harcıyor çocukluğumu
 
kaynak tutmuyor heveslerim
dünden yarına kırılmışım
’senin failin devlettir’ diyorlar
’üreme bonkörü ailen bir de’
 
- sahi devlet’e nasıl gidilir abi?
 
dövüyorlar düşlerimin misket mavisini
küfre ve tütüne bulandı masumiyetim
bir işbaşı bile almadılar
abimin küçüklüğüdür giydiğim
 

Dedemin Gözleri

Kamil Aydemir kullanıcısının resmi

Dedemin İstanbul'a gelişi yılı yarılamamıştı ama dedem İstanbul’da iyice solan Artvin’di. Biz dedeme saygıda ve sevgide kusur etmiyorduk fakat ne yaparsak yapalım dedemin yüzünü güldüremiyorduk. Dedemden saklamaya çalışsam da dedem bizi sevmiyor diye ara sıra bozuluyordum dedeme. Okulumun olmadığı zamanlar dedeme İstanbul’u gezdirmeye çalışıyordum. İstanbul’u dedimse İstanbul’un hepsini sanmayın bizim oturduğumuz İstanbul’u. Yani devenin kulağını. Dedem ile sokaklarda her dolaştığımızda dedem başını kaldırıp yüksek evlere bakıyordu. Ben de dedem ile bakıyordum ama bir şey göremiyordum.

Kavram Karışıklığı ve Toplumsal Gerileme

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

İnsanın duygularına hitap eden kelimelerin içerik genişliği ya da darlığı, toplumların sosyal yapılarına göre şekillense de, ilk var oluşlarında daha çok idealist soyut düşüncenin etkisi görülmektedir.
Metafizik soyut düşünce yapısını aşamayan toplumların dil ve kelimeler kavramı, hâlâ bu ilim çerçevesinde kalmış olup, yeni çağ ve gelişmeler karşısında her zaman büyük bir karmaşayı yaşamaktadır.

Kapitalizm ve Tarım(ımız)[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

avcılığın yerini
çiftçiliğin almasıdır.”[1]
 
Tarım, yerleşik toplumun çekirdeği veya insan(lık) tarihinde avcılık ve toplayıcılık döneminden sonraki aşamayken; David Rockefeller’in de, “Dünyayı yönetecek güç elinde tarımı tutmak zorunda. Önümüzdeki yüzyıl tarımı kontrol edenin olacak,” notunu düşmeden edemediğidir.

İnsan, Üst İnsan ve İkiyüzlülük

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
İstisnaların dışında dünya yüzünde bugüne kadar yaşamış ve yaşamaya devam eden insanların yer aldıkları kategorinin, ikiyüzlülük olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun en açık kanıtıysa, maddiyat yüzünden bitmek bilmeyen savaş, kavga talan, hile ve didişmeleri gösterebiliriz.
İfade edilen insan kategorinin en büyük sığınağıysa, insanlar arasındaki zeka, kültür ve bilgi farklılığını, yaratıcının bir lütfu sayıp, birbirine karşı maddi ve manevi yarış silahı olarak kullanası.

“Duyarlılığın inceliğin esenliğin yazarı”: Oktay Akbal[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

ne de yaşamak nefes almaktır.
Yaşamak, sevilmeyi hak edene
yaşamını harcamaktır.”[1]
 
Selim İleri’ye, “Ustalarımdan biri”ydi[2] dedirtendi; “Büyük yazar”dı.[3]
Yazın dünyasında yankı uyandıran, ‘Önce Ekmekler Bozuldu’ başlıklı ilk yapıtını 1946’da çıkarmış; onu, 1949’da ‘Aşksız İnsanlar’ı izlemişti.
Bu yapıtlarda, hümanizm, vicdan vardı. Oktay Akbal’ı da yazar yapan buydu zaten.

Sayfalar

RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.