Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü

Bir Başka Fakir Baykurt/ Cem Duman

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

. Fakir Baykurt, bir grup arkadaşla çıkarttığımız “Sesimiz gazetesi” için söyleşi yapma isteğimizi bir kez geri çevirmiş, bir söyleşimizde de beklentilerimizi karşılamamış olmalı ki, bir arkadaşımız gazetede; “kitapları okunması gereken, ama dinlenmesi gerekmeyen bir yazar” gibi bir cümle kullanmıştı onun için.

Savrulan Çıngı/ İsmail Güner

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
İlk kitabı “Bir Mültecinin Anıları”ndan sonra Dağın Öteki Yüzünde-IŞKIN adlı romanı yayımlandı yazarın. Arada sırada yazdığı, çeşitli sitelerde paylaştığı ANI/Öykü türü paylaşımları ilgi görünce, biraz da okuyucunun zorlamasıyla, yaşamın kendisini bir ateş parçası bir kıvılcım gibi yabancı diyarlara savurmasından esinlenerek yeni çalışmasını “Savrulan Çıngı” ismi ile taçlandırmış.
Öykülerinde verdiği mesajda “Köklerinden zorla kopartılan insanı tekrar kökleriyle buluşturmayı amaçladım,” diyor İsmail Güner.

Dönülmez Akşamın Ufkundayız / Arzu Bahar

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Ben de bıkmadan, her akşam “Dönülmez Akşamın Ufkundayız”ı söylüyorum. Kov ulan! Bu şarkıyı söylüyorum diye kov beni sıkıyorsa. İncir çekirdeğini doldurmaz sebeplerle kapının önüne koyuldum bir sürü yerden, bu sefer hiç değilse “Prensip meselesi yüzünden kovuldum” derim. Prensip meselesi! Vay! Fiyakalı oldu ha! Dur, kovarsa böyle söyleyeyim sağda solda. “Son şarkıyı beğenmediği için kovdu beni şerefsiz. Prensip meselesi kardeşim, son şarkı ‘Dönülmez Akşamın Ufkundayız’ olacak işte. Ben Müzeyyen Senar’ın anısına söylüyorum bir kere o şarkıyı. Saygı şeysinden yani. Nasıl da söyler ama!

Kum/ Melek Ertan

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

   

Nefesim yetebilecek mi acaba? Gözlerim neden açık? Boğulmadan önceki son bilinç anı böyle mi? Kendi kayboluşumdan hemen önce kıyıda dolaşan insanların yutuluşunu da gördüm. Nasıl bu kadar hızlı gelişti her şey? Oysa alt komşularda annemleydim. Ortalık alacakaranlıktı fakat bizim keyfimiz yerindeydi. Biraz dedikodu yapmış, gülmüştük. Annem artık yürüyebiliyordu ve ben buna çok şaşırmıştım. Demek ki artık zamanıydı,  yatalaklık mahkûmiyetinden kurtulmasının. 

Dr. Yekta Uzunoğlu’yla yapılan röportaj/ Xanım Mılan

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 

Lobiler, ısmarlama siyasi, ekonomik savaş ve sonuçlar…

10 yıl önce yapılan davete Nisan 2017’de “evet” diyebildik. Ailece İsviçre’den Çek Cumhuriyeti’ne doğru ilerlemeye başladık. Hepimiz de tanımadığımız bir ülkeyi tanıma, sanat, tarih, insan emeğinin güzelliklerini sergileyen, yaşam sevinci veren Prag ve diğer şehirleri tanıma istemi doruktaydı. Sabaha doğru mutluluk rüzgârlarına kaynaklık eden Prag’a vardık.

Sayfalar

RSS - Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü beslemesine abone olun.