Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü

Mario Lanza/ Hamza Hasan Balcıoğlu

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Gardiyan Mehmet sıkıştığında gelir benden borç para alırdı. Bir gün kendisine:  
“Çocukları al çarşıya götür ve onlara iki bisiklet al.” dedim. “ Ama sen kenarda dur, çocuklar bisikletleri kendileri seçsinler.”
Cezaevi savcısı da Diyarbakırlı, demokrat biri...  İsteklerimize karşı çıkmıyordu. Gardiyan Mehmet'e:
 “Bir de kasetçalar al.” dedim.
 Bisikletleri almış, kasetçaları da getirdi. Çocuklar bisiklete çok sevinmişlerdi. Ben de kasetçalara.

Kör karanlık hücreye attık, adam saz çalıyor./ H.Hasan Balcıoğlu

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

“Üç yıldır her türlü tutsak haneyi gördüm. Bu elbiseyi giymedim. Bundan ötürü ağır hücre ve işkencelerden geçirildim, ama yine de giymedim.” dedim.
Başgardiyan yüzüme dik dik baktı. Sesini yükseltti birden.
“Sus ulan!” dedim ona.  Aramızdaki küçük bir itişme sonrasında müdürün odasına götürdüler beni.
Müdüre durumu anlattım.
“İstersem bu cezaevinden kaçabilirim.” dedim, “ ancak 7 aylık kesilmiş cezamı yatacağım ve cezaevinin insanlık onurunu kırabilecek hiçbir uygulamasına boyun eğmeyeceğim!”

Turna Türküsü/ Bilge Palaz

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

beyaz bir çarşaf gerilir dağların eteklerine
eser sevdalar çocuk dilleriyle
biz ay topladık gecenin aydınlığında
mızıka edasıyla toplanıp
horon teptik kızların sürmeli gözlerinde
anlaşılmayan bir şeyler vardı ortalık yerde
Yasam tünelleri oluştu ilkelliğin saflığında
ümitli askımızla okşadığımız gökyüzünde
ateşler yakıp savurduğumuz geceye gömdük
sessizliğimizi
sökmesiyle şafağın geceyi sırtlayan gece sefalarıydık
sevdalar kokan
ve bu sevdalar değil midir?
bir ananın yaralı yüzüyle gülümseyen yasama

Göbekli Tepe

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

1996 yılında Şanlıurfa Müze Müdürlüğü’nün başkanlığında Alman Arkeolog Harald Hauptmann danışmanlığında başlatılan çalışmalar, başlangıçta sıradan bir arkeoloji çalışmasını andırıyordu! Kazı devam ettikçe, klasik bir arkeoloji araştırmasından beklendiği gibi, ortaya çıkan bulguların soru işaretlerini aydınlatacağı umuluyordu.

Dolunaya Dokunan Kadın/ Cahit Aşıkoğlu

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Yaşamını bir süredir dondurduğunu, yaşadıklarını dinlenmeye bıraktığını, kaç gecedir yaşamla inatlaşarak     uykuya ayak dirediğini hissediyordu. Hâlbuki son günlerde yaşadıklarıyla yüreği yorgundu. Yüreğinin başköşesindeki sırça fanusunda, başına papatyadan bir taç takılı kadını saklıyordu. Ve o kadın bir yaşamdı. Yaşam ise hızla akıp geçiyordu. Bazen cam kırıkları tüm organlarına, en çok da yüreğine batıyordu. Kimse görmüyordu can çekiştiğini. Bugün farklı bir gündü…

Karacadağ'da matem var. Karacadağ yasta! Kadir Büyükkaya

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Arabada dört kişi vardı. Batmak üzere olan güneşi arkalarına almış, Diyarbakır’a doğru yol alıyorlardı. Arabanın sağ ön koltuğunda Mehmede Sexo’nun ilk hanımından olan küçük oğlu Ekrem Karahan oturuyordu. Arabayı, oğlu kadar sevdiği damadı sürüyordu. Eşi ve oğlu Welat arka koltukta oturuyorlardı. Karacadağ’ın zirvesine bir karabulut kümesi oturmuştu. Aşağılara doğru yer yer sis vardı. Yağmur yağıyordu. Yağan yağmur arabada oturanların derin kaygılarına hüzün katıyordu.

Yaşanılır bir Dünya/ Mehmet Ali Dündar

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Toplantının başkanı, oldukça yaşlı, orta boylu, şişmanca, beyaz saçlı bir adamdı. Katılımcılar, bakışları takıldığında yapay bir nezaketle gülümseyerek birbirlerine göz gezdirirken, başkan yavaşça ayağa kalktı, ellerini masaya dayayarak boğuk sesiyle söze girdi:
-Bayanlar ve baylar, dedi. Hepiniz hoşgeldiniz, her zaman
olduğu gibi konsantrasyonunuzu bozacak herşeyi dışarıda bıraktığınıza eminim. Bu kez dar kapsamlı ve en üst düzey bir toplantı olsun istedim, çünkü önemli bir karar aşamasında olduğumuza inanıyorum. Kısa bir filmin ardından hemen konuya gireceğim...

Bitişik Yazılan Birleşik Kelimeler

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

1. Ses düşmesine uğrayan birleşik kelimeler bitişik yazılır: birbiri ( 2. Özgün biçimleri tek heceli bazı Arapça kökenli kelimeler etmek, edilmek, eylemek, olmak, olunmak yardımcı fiilleriyle birleşirken ses düşmesine, ses değişmesine veya ses türemesine uğradıklarında bitişik yazılır: emretmek, menolunmak, cemetmek, kaybolmak; darbetmek, dercetmek, hamdetmek; affetmek, hissetmek, reddetmek vb.
3. Kelimelerden her ikisi veya ikincisi, birleşme sırasında anlam değişmesine uğradığında bu tür birleşik kelimeler bitişik yazılır.

Her Haziran Yeniden Ölürüm Ben!/ Sait Almış

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

“yaralı bir şahin olmuş yüreğim
uy anam uy
haziran’da ölmek zor,” der şair*
Zordur zor olmasına, ama her Haziran yeniden ölürüm ben. Daha ayın ikisinde dayanır ölüm kapıma. Orhan Kemal’le ölürüm:
“gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!” der aynı şair “orhan kemal’in güzel anısına”
***
Aynı gün Ahmet Arif’le ölürüm ben. Bir bakarım;
“Vurulmuşum
Dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatarım
Kanlı, upuzun...”**
Kaparım gözümü…
***

Sevgi Çelengi Lirik şiirler/ Abdulla Memmed.

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Bir zaman gələcək peşimançılıq,
Sənin ürəyini qübar edəcək.
Onda məni gəzib arayacaqsan,
Yollar ayagğını qabar edəcək.
Mən isə gileyli gilavar olub
Sığal çəkəcəyəm telinə sənin.
Bu günlər vədəsiz ötən qatar tək,
Çətin ki qayıda əlinə sənin.
Qoşulub qəlbinin harayına mən,
Gözündə bulud tək qaralacağam.
Ömrünün şaxtalı qış dönəmində, 
Qara saçlarında qar olacağam.
    
  Azerbaycan. Quba.
      1983

Sayfalar

RSS - Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü beslemesine abone olun.