İsmail Güner ağ günlüğü

Nietzsche Haus

İsmail Güner kullanıcısının resmi

10 Temmuz'da abonemin süresi bitince yenilemek için en yakın istasyona gittim. Hem işe gitmek için hem de hafta sonları geziye çıkarım düşüncesiyle yarı fiyatına BÜGA aldım. Hafta içi her gün tren ve otobüsle işe gidip geldim. Arada kontrol memurları geldiğinde cüzdanımın naylon kaplamasına koyduğum abonemi çıkarıp gösteriyorum, onlar da bakıp gidiyorlardı.
Bu sabah iş yerine şefim geldi. Aramızda sohbete başladık. Konu ulaşımdan açıldı. Cüzdanımın arasına koyduğum abonemi çıkarıp gösterdim ona. Baktı:
      "İmzalamamışsın!” dedi, “İmza atman lazım!"

Erkek özgürleşmeden

İsmail Güner kullanıcısının resmi

Genel olarak tüm toplumlarda, özel olarak da Mezopotamya ve Anadolu toplumlarında, insanlığın tek yönlü gelişimi zararlı ve yıkıcı etkiler gösterir. Bunun nedenleri araştırıldığında kadınlara din eksenli yaklaşımlardan kaynaklı bir sorun olduğu ortaya çıkar.
Kadın sorununa daha derinlikli yaklaşıldığında, biyolojik bir cins olmanın ötesinde kadının erkeğin hizmetini gören, ona kul-köle olan, görevinin çocuk emzirmek, kocasının şehvetini gidermekten ibaret olduğu görülecektir.

İsviçre Alplerin cenneti St. Moritz

İsmail Güner kullanıcısının resmi

İstasyonda tren beklerken gözlerim kendiliğinden Calanda Dağı doruğuna kaydı. Bir gün evvel dağın zirvesine kar yağmıştı. Zirveden iki paraşütçü iniyordu. Trenin hareket etmesine daha vardı. Bir banka oturdum. Her zamanki gibi sırt çantamdan çıkardığım kitabı okumaya başladım. Derken tren geldi. Turistlere yemek sunulan iki vagon daha eklendi. Kompartımanda kitabımı tekrar kaldığım yerden okumaya devam ettim. Geniş omuzlu, uzun boylu bir genç de karşıma oturmuş, kitap okuyordu. Birbirimize gülümsedik. 

Arka Ren kaynağı

İsmail Güner kullanıcısının resmi

Tren gelince bindim. İnmeme yaklaşık on durak vardı. Her zamanki yaptığım gibi sırt çantamdaki kitabı çıkarıp kaldığım yerden okumaya başladım. Okumaya öyle dalmışım ki, trenin onuncu durağa geldiğini fark edemedim bile. Tuhsis istasyonunda indim. Ren Nehri’ni oluşturan kaynaktan ikincisi olan 72 km uzunluğundaki Hinterrhein’e (Arka Ren kaynağı) gitmek için bu kez otobüse bindim. Çünkü bu güzergâhta tren yolu yoktur. Baharda yükselen söz konusu bu kaynak 76 km uzunluğu olan Vorderrhein’e katılıp Reichenau’da birleşerek Ren Nehri oluşur.

Ön Ren kaynağı

İsmail Güner kullanıcısının resmi

Erkenden kalkıp sırt çantamı hazırlamış, yağmur ihtimaline karşı şemsiyemi de yanıma almıştım. Telefonumun şarjı biter diye şarj aletini de almayı unutmuyorum bu arada. “Zamanında varabilir miyim?” endişeyle yola koyuluyorum.
      Tren hareket etti. İsviçre'nin güzel bir yanı da en çetin yerlerine bile yol yapılmış, her tarafa ulaşım sağlanıyor.

İsviçre Alplerinden doğan Ren Nehri

İsmail Güner kullanıcısının resmi

Biletçi:
       "İsterseniz size her yaz sezonu yarı fiyatına BÜGA hazırlayıp vereyim, "dedi.
      "Yo, yo, istemiyorum” dedim ona. “Ben Igis'den Chur kent merkezine; işe gidip gelmek için aylık abone istiyorum." 
      Biletçi yüzüme bakıp, "Bununla kantonun her tarafına bir ay boyunca seyahat edebilirsiniz ama.” diyor.

"On Çocuktuk"

İsmail Güner kullanıcısının resmi

Yazar İzmir’deki çocukluğunu anlatır. On afacan çocukla yaşadıklarını resmeder. Bunu öyle ustaca ve yalın bir dille yapar ki, kendinizi o çocukların arasında bir anda bulursunuz: Kendinizi ya bir incir ağacında, ya herhangi bir bağda, bahçede ya da bir derede yüzerken bulursunuz.
Acı Esintiler öyküsünde, yazar babası tarafından 12 Eylül sonrası kendini unutturmak için askere gönderilir. Öykünün finalini öyle bir bağlar ki; bir anda hüzne boğulursunuz.

Alp dağların eteğindeki Heidi'nin hikâyesi

İsmail Güner kullanıcısının resmi

   Heidi’nin köyü yaşadığım Graubünden Kanton sınırları içindedir. Oturduğum yere 5 km’lik bir uzaklık mesafesi var.
   Uzaktan gelen misafirlerimi genelde ilk önce Heidi’nin müzeleştirilen köydeki evine götürürüm…
    Bütün bölümleri tek tek gezen misafirler, müzede bulunan Heidi’ye ait bütün eşyaları bol bol çekim yaparak ve foto karesine alırlar.
    Fakat biz Anadolu insanı, yanı başımızda duran ve asırlar boyu hafızalarda iz bırakan toplumsal belleğimizi korumayı ve ziyaret etmeyi ne yazık ki önemsemeyiz!

Her gün yeni acılarla bizi öldürüyorlar

İsmail Güner kullanıcısının resmi

Hırlı mı hırsız mı üstünde hiç durmadan ülkene yerleştirdiğin sığınmacıyı; sırf biraz dilini öğrendi, uyum sağladı diye vatandaşlık pasını cebine koyarsan…
Mülteci toplulukların ülkesini sömürme sonucu ülkenizin sosyal refah düzeyi gelişmişliğine dayanarak, sığınmacıyı en kötü angarya işlerinde çalıştırıp aşağılarsan…
Uluslararası standartlara göre ayrılan sosyal yardım fonundan mahrum bırakırsan…
Bu nedenle ülkendeki hırsızlık nedeniyle olay yerine çağrılan polisin gitmezse…
Metrolarda yapılan taciz, tecavüzleri önlemezsen…

Sayfalar

RSS - İsmail Güner ağ günlüğü beslemesine abone olun.