Savaş Yadırgı ağ günlüğü

Kül

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

Nereye dönsem ölüm ayrılık

Acının ayrılığının da bir tanrısı olmalı

Yoksa ne menem şeydir bu Her yürekte ağu kalsın

                                 ***

Bir kimsesizlikti bizi birbirimize bağlayan. Şefkata muhtaç, acısı uzun, kabuk tutmayan yaralarımız vardı yüreğimizde. Birbirimizin kimsesiz hüzünlerine tutunmuştuk. Sahipsiz zamanların kayboluşluklarıydı. Sanki küssek, yetim çocukları gibi sahipsiz kalacaktı gözyaşlarımız.

Güzelleme

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

Pat diye damdan düşer gibi düşmelisin aklıma

Sokağıma uzanmış bir bahar dalı gibi

Bugün cumartesiymiş de yarın pazarmış gibi

Londra da güneşli bir güne uyanmışız gibi

Kan susmuş da memleketime barış gelmiş gibi gelmelisin

Meczup

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

Bizim mahallede Maraşlı olduğunu bildiğimiz kendi halinde, yalnız yaşayan, sessiz sakin, kimseye bir zararı olmayan, şöyle orta yaşın üstünde, bizim dedenin deyişiyle "bedeni burda ama aklı Binboğalar'da ki kırklara karışmış," nerden baksan altmışlarında görünen bir ağbimiz var. Çoğu zaman bizim evin önündeki parkın köşesine gelir, saatlerce oturur. Akan trafiği, gelip geçen insaları seyreder. Ruh haline göre takılır. Bazan bakarsın bir bira içer. Bazan bir şarap, bazan çay.

Roboski

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

Hayına inat
Biz yine de kaçağa çıkacağız,
Koynumuzda bombardıman yarası.
Heybemiz de kaçak tütün, iki fanila,
Bir silgili kalem, biraz gaz yağı!..
Yarına dair güzel düşlerimiz,
Biraz umut,
Çokça umut...

TİYA

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

Yiğit civan kara
Sisli bir orman
Baktıkça gizemli yiten hep uzak düşen

Ne güzel gülüyorsun Vietnamlı kız
Öyle esmer esmer
Sen gülünce sanki halkın gülüyor
Dudağın ucuna açmış
İki gecesefası el ediyor

Biliyorum aşka ayıracak zamanın yok
İşin başından aşkın
Tepende dikilmiş suratsız bir patron
Nefes alırsan ne mutlu bu Granier de
Bir tezgâhtasın bir bulaşıkta
Ama unutmayacaksın hep güleceksin
Dedi ya patron müşteri velinimetin

Acının Nehri Thames

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

Mavi yeşil desem hiç değil
Thames nehri geçiyor yanı başımdan
Kirli çamurlu ve karanlık
Suyundan ne bir karınca içer ne bir kuş
Bu sabah çok küstah akıyor çok İngiliz
 
Aklıma Churchill i sokmuşsun
İçimde inat Robin Hood ile İnce Memed
 
Üstünden otuz milyon işsiz geçer
Ulusal İstatistik Ofisi verilerine göre
Yıl on yediye bir kala
İki yüz elli beş bin evsiz geçer üstünden
Düşün her yirmi beş kişiden biri evsiz
Sorsan haberin yok tabi
Çok resmî ama alabildiğine toleranslı Thames

ERDAL'A

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

İsmini bağıra bağıra çağırıyorum
Gökçe fidanım gün görmemişim
Bir Elif açıyor Ankara gecekondusunda
Bir Elif kuruyor

Kalemin mürekkebi kızıl ki kızıl
Kalem kalemliğinden utandı
Gün doğmadı o gün
Hep cuma akşamı kara kaldı

Aralık soğunda çöpçülerin eli
Çöpçülerin elleri sıcak sımsıcak
Yüreklerinde düşün
Gözleri çocuk
Dillerinde senin türkün
Süpürüyorlar Erdal'ım
Sayfa sayfa
Çağ çağ
Tarih tarih

Mülteci Düşler (Sarı Terlik)

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

Abbas’ı yol çatısındaki komşu mezra köyün yakınına bıraktılar. Teşekkür edip yoluna yollandı. Kendi köyü bir yarım saat uzaklıktaydı. Hızlı yürüse on beş, bilemedin yirmi dakikada evde olurdu.
Zamanında, şöyle cumhuriyet öncesine kadar Ermenilere ev sahipliği yapmış bu komşu mezra, şimdi Kızılbaşların yaşam alanı olmuştu. Bir yüz sene sonrasının buraların yeni sahiplerini kim bilir ki kim olurdu? Bu topraklarda bu zamana kadar yaşamış ve şu an yaşıyor olan insanların dinleri dilleri farklı olsa da; aynı kaderi paylaşıyorlardı, yoksulluk !.. 

Sayfalar

RSS - Savaş Yadırgı ağ günlüğü beslemesine abone olun.