Sibel Özbudun ağ günlüğü

AKP’nin Eğitim Sistemiyle İmtihanı[1]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

elim tabancamın kabzasına gidiyor.”[1]
 
Söze şu saptamayla başlamalı: İktidarını sağlama alıp “demokrasi, liberalizm, AB’ye uyum” gibi retorikleri bagajından boşalttığından beri, AKP’nin eğitim politikası iç içe geçmiş iki eksen etrafında biçimleniyor: İslâmîleş(tir)me ve piyasalaştırma…

Oğlum(uz) Ölümsüzdür[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

“ve biz pimi çekilmiş yürekle/ dalmıştık karanlığın ortasına/ dilimizde kurtuluş türküleri mataramızda ab-ı hayat/ ve düşerken/ özgürlük renginde bir gülüş vardı yanağımızda,”[2] haykırışını anımsatıyor bize hep…
Dal gibi, civan mert bir delikanlıydı; bakmaya kıyamadığım(ız), gözümüzden esirgediğim(iz) oğlum(uz)du
Ve bir gün, bize “Öldü” dediler.
Elimizin ayağımızın canı çekildi; donduk kaldık, kaskatı.

Ulaş, Ulaş’tır…[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

yaşamakla bağdaşmaz bazen.”[1]
“Aşkolsun sana çocuk, aşkolsun!” tümcesini bize bir kez daha terennüm ettiren Ulaş Bayraktaroğlu’nun düştüğü haberini alınca, yüreğim(iz)e saplanan acının tarifi kabil değil.
Yakıp kavurdu yüreğimi(zi) bir kez daha bu acı; Behçet Aysan’ın ‘Bir Eflatun Ölüm’ündeki, “aynı gökyüzü aynı keder,” dizelerini anımsatarak…
* * * * *
Murathan Mungan’ın, “Bazı insanlar meşe ağacı gibidirler; eğilip bükülmezler, sadece kırılırlar,” betimlemesindekilerdendi O...

Başkaldırıdır Mizah ya da Hiç! [*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

en aykırı sığınağı insanın
gülmek...”[1]
 
Atilla Dorsay’ın ‘Recep İvedik’ filmine, “Buna gülen bu kadar insan, aslında kültürümüzün ne kadar yozlaştığının göstergesidir,” dediği koordinatlarda, kapitalist çürüme ve yabancılaşma ortamında gülmekten utanır olduk. Gülmelerimizi neredeyse saklayacağız. Acılarımıza saygısızlık gibi sunulur oldu gülmek!
Kolay mı? Egemenler ile resmî ideolojisi işbaşında ve gülmenin karşısındadırlar…

Ne oldu O “İmtiyazsız, Sınıfsız, Kaynaşmış Kitle”ye?[1]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

İtiraf etmeli ki zor bir konu… Özellikle bu hızlı değişen dünyada… Ve özellikle, olan bitenlerin, “yozlaşma, çürüme” vb. yaftalarla geçiştirilmesine göz yummayıp kültürel değişmeyi anlamaya/anlamlandırmaya çalışan bir disiplinden geliyorsanız…

Her Köyde Bir “Köpek” Vardır...[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

Poz veriyorlar.
Muzaffer bir ordunun komutanları gibi... Yok, daha iyisi... Afrika’nın balta girmemiş ormanlarında safariye çıkmış da, ayağını yere serdiği aslanın başına basıp kameraya sırıtan İngiliz asilzadeleri gibi... Öyle bir özgüven, öyle bir saadet.
Aslına bakarsanız, çulsuzoğlu çulsuzlar... Ve de tekinsiz...

Sayfalar

RSS - Sibel Özbudun ağ günlüğü beslemesine abone olun.