Temel Demirer ağ günlüğü

Şiire Koçaklama[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

uyandırmak için yazılır.”[1]
 
Evet, Eduardo Carranza’nın, “Şiir kanını kaynatmıyorsa, aniden sırlara pencereler açmıyorsa, dünyayı keşfetmene yardım etmiyorsa, umutsuz yüreğinin yalnızlıkta ve aşkta, şenlikte ve sevgisizlikte eşlikçisi değilse ne işe yarar?” saptamasındaki gibi düşündüğüm için şiire “koçaklama” betimlemesini layık görüyorum.[2]
* * * * *
“Şiir nedir” mi? Sıkça karşılaştığımız bir soru(n)dur bu…

“Halkın Soytarısı” Darıo Fo “Tiyatronun büyücüsü’ydü[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

proletaryanın köpeği olurum.”[1]
 
 “Tüm bu ipleri elinde tutanlar oyun içinde oyun oynuyorlar. Medya, televizyonlar ve diğerleri aracılığıyla, bütün güçleriyle halkın kendilerinin sebep olduğu şartların içinde yaşamayı kabulünü sağlamaya çalışıyorlar.”

Özgürlüğe Muhtaç ve Mahkûmuz![*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
“Bi tenê helmgiri, azadgiriye nişan nade/ Yalnızca nefes almak, özgür olduğunu göstermez,” diyen Johann Wolfgang von Goethe sonuna kadar haklıdır; hele içinden geçtiğimiz kesitte!
George Orwell’in, “İki kere ikinin dört ettiğini söyleyebilmektir. Eğer buna izin verilirse, gerisi kendiliğinden gelir,”[2] diye betimlediği özgürlük, geçtiğimiz zorlu kesitte, “Hiçbir zaman dayanaklı değildir, her zaman tehdit altındadır. Mutlak belirlilik her zaman özgürlük yoksunluğudur,” notunu düşen Theodor Wiesengrund Adorno hepimizi uyarır.

Aydın/ Entelektüel Meselesine dair[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

iktidara hakikâti söylemektir.”[2]
 
Aydın/ entelektüel konusunda epeyce yazdım.[3] Yazdıklarımın tümü, elbette taraflıydı.
Yeri geldi belirteyim, sınıflı bir toplumda “tarafsızlık” yaygaralarını kaale almayan birisi olarak:
Marguerite Duras’nın, “Politik değilseniz, entelektüel de olmazsınız!”
Albert Camus’nün, “Entelektüel, aklı kendisini gözleyen kişidir”![4]
Harvey Cox’un, “Aydının görevi her zaman ‘Başka türlü düşünmek’tir. Bu asla bir sapkınlık değildir. Toplum için kesinlikle gerekli bir özelliktir”!

Sevdiklerimdendir üçü birden[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Renklileri
Delileri severim,
Bir de delilikleri.”[1]
 
Akif Kurtuluş’un, “Turgut Uyar, Edip Cansever, Cemal Süreya; bana aynı gün ölmüş gibi geliyor hep. Bunu yeni düşünmeye başladım,” saptamasını müthiş önemserim…
Çünkü…
* * * * *
Ülkü Tamer, bir şiirinde O’ndan şöyle söz etmişti: “Tanrı/ Bin birinci gece şairi yarattı,/ Bin ikinci gece Cemal’i,/ Bin üçüncü gece şiir okudu tanrı,/ Başa döndü sonra,/ Kadını yeniden yarattı”…

Yazmayı Yazmak Yapan[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Edebiyatın hâline ilişkin tartışmaların ilk adımında anımsaması gereken Nurdan Gürbilek’in, “Güçlü edebiyatın ardında hemen her zaman bir kriz vardır,” saptamasıdır.
Yazmak da, eleştirmek de bu gerçeği bir an dahi “es” geçmeden yol alırken; Bedrettin Cömert’in, “Ne yeteneksiz toplumculuk, ne de dünya görüşsüz sanat olabilir,” notunu da kulağına küpe etmelidir…

Eski(Meyen) Sesler, Tınılar[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Evveliyle Ruhi Su’dan, sonrasıyla Sezen Aksu’ya birçok sesi dinlemekle kalmayıp; tınılarını da terennüm ettim.
“Müziksiz hayat hatadır,” diyen Friedrich Wilhelm Nietzsche’ın, “Müzik, belirli bir kültürün toprağında yeşermesini bilen tüm sanatlardan kaynaklanır, toprağın derinliklerinde olduğundan da geç boy atar ve bitkilerin sonuncusu olarak çıkar gün ışığına,” notunu da kulağıma küpe ettim.

Sayfalar

RSS - Temel Demirer ağ günlüğü beslemesine abone olun.