Güncel

GECE, AY VE KARANFİL KOKUSU

Ahmet Bakır kullanıcısının resmi

 
Almıştı bizi bizden ve başımızı döndüren serüvenlerin ilki olmayı başarmıştı o ateş böcekleri.
Ve bir sabah bir daha gelmemek üzere terk ettiler bizi.
Rüyalarımıza geldiler sadece.
Ve bir de; belki bir gün yeniden gideriz çocukluk denen o büyülü ülkeye diyerek düşler kurduğumuzda göz kapaklarımıza saklandılar.
Oyunların o çocuk dünyamıza kattığı sevinçlerin keyfini bulamayacağımızı bilmeden büyüdük hızlıca.
Gece ay ve karanfil kokusu düşünce yüreğimize, pencereden bakmak düştü payımıza sadece.
Büyümek istedik, büyümek ama olanca hızıyla.

HOÇVAN'A DOĞRU KISA BİR YOLCULUK(4)

Kerem Atbaş kullanıcısının resmi

 
Arabanın teybinde Dengbej Hemé Heci'nin o duygu dolu güzelim klamları çalıyordu. Dinledikçe insan, bizleri değişik düşünce ve hayallere götürüyordu.

Kürtler ve diğer barışçı halklar kendilerini korumak ve doğuştan gelen haklarını koruyup kollamak için yerleşim, bölgelerinden uzak ve yaşam koşulları güç ve zor olan mekân alanlarını seçmelerindeki yegâne amaçları kendilerini korumaya aldıkları ölçüde değerlerine sahip çıkmayı sürdürebilirler.

Dolayısıyla, amaçlarına göre bulup konumlandıkları yerler sarp dağ yamaçlarını kendilerine daimi mesken olarak seçmişlerdir.

VAKİTSİZ ACILAR İKLİMİ

Ahmet Bakır kullanıcısının resmi

 
Ama donmuyor sende hiçbir şey.
Şehir ışıklarını hızla geçersin, yarı-karanlık sokakların ıssızlığında ağaç gölgelerine gözlerin takılır.
Gökyüzünün maviye kesmiş olduğunu fark edersin. İçinde bir yerler ısınır.
Kanayan ne varsa insana dair, geçer gözlerinden usul usul.
"Soğuk" dersin, "öyle etkili ki, iliklerime işliyor."
Hala yaz giysilerinde olduğunu fark edersin.
"Ah ne acılı serüvenlerden geçtik yaz boyu"
Gezinin dumanları beliriyor gözlerinin önünde.

Şivan Perwer'in treni…

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

 

Küçükken babam Erivan Radyosunu beklerdi, öyle bir içten dinlerdik ki, sanırdım sarı radyonun içine düşecek. Anlamazdık ama Erivan radyosunda çalan Kürt müziği bindiğim bu tren misaliydi, aşk, sevda ve sıla türküleri çalardı. Bozkırlara dokunur, yokluğu, gurbeti konuştururdu ve her seferinde babacığım şöyle derdi: “Khur kadar yanık ağıt yakan yoktur...” öyleydi. Hem dingin bir müzikti ve hem de fazlasıyla hümanistti.

HOÇVANA KISA BİR YOLCULUK (2)

Kerem Atbaş kullanıcısının resmi
 
 

Gelenler, hatırımız için geldiklerini beyan ediyorlardı...

Kısa süre içerisinde bütün komşularımızın etrafımızda  kümelendiklerini gördük ve bizleri, oldukça  sevindirmişti. Bazıları çaktırmadan oturdukları yerden birbirlerine sırtlarını dönmüş  vaziyete oldukları  gözlerden kaçmıyordu...

Sayfalar

Güncel beslemesine abone olun.