Makale

Adaletsizlik karşısında Devrimci Sanatın konumu ve işlevi

Temel Demirer kullanıcısının resmi

I.1) “İYİ DE BUGÜN” MÜ? DEDİNİZ!
 
 
 
II) ADALET(SİZLİK) MESELESİ
 
 
II.1) TÜRK(İYE) ADALET(SİZLİĞ)İ
 
II.2.1) HUKUK(SUZLUK)TAN ÖRNEKLER!
 
II.2.2) ZAMANAŞIMI(?!)
 
II.2.3) ÇARPICI OLAYLAR
 
II.2.4) BAĞIMLI YARGI
 
 
III) GELECEK İÇİN
 
 
 
 
ADALETSİZLİK KARŞISINDA DEVRİMCİ SANATIN KONUMU VE İŞLEVİ[1]

Əliağa Kürçaylının lirik poemaları

Elnur Resuloglu kullanıcısının resmi

Bir çoxumuza yaxşı məlumdur ki, XII əsrdə yaşayıb-yaratmış Əfzələddin Xaqaninin (1126-1199) yarı xatirə, yarı səfərnamə səciyyəsi daşıyan, şairin Şirvanşahlar sarayında gördüyü zülm və ədalətsizliklərə qarşı dərin etirazını bildirdiyi, müasirlərindən, qohumlarından, dostlarından, uşaqlıq və təhsil illərindən söhbət açdığı, nəcib insani sifətləri təbliğ etdiyi və böyük Nizami Gəncəvinin (1141-1209) “Xəmsə” toplusuna daxil olan “Sirlər xəzinəsi”nə (1174-1175) bənzədilən “Töhfətül-İraqeyn” (“İki İraqın töhfəsi”) əsəri Azərbaycan ədəbiyyatı tarixində ilk poemadır.

Şiire Koçaklama[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

uyandırmak için yazılır.”[1]
 
Evet, Eduardo Carranza’nın, “Şiir kanını kaynatmıyorsa, aniden sırlara pencereler açmıyorsa, dünyayı keşfetmene yardım etmiyorsa, umutsuz yüreğinin yalnızlıkta ve aşkta, şenlikte ve sevgisizlikte eşlikçisi değilse ne işe yarar?” saptamasındaki gibi düşündüğüm için şiire “koçaklama” betimlemesini layık görüyorum.[2]
* * * * *
“Şiir nedir” mi? Sıkça karşılaştığımız bir soru(n)dur bu…

Özgürlüğe Muhtaç ve Mahkûmuz![*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
“Bi tenê helmgiri, azadgiriye nişan nade/ Yalnızca nefes almak, özgür olduğunu göstermez,” diyen Johann Wolfgang von Goethe sonuna kadar haklıdır; hele içinden geçtiğimiz kesitte!
George Orwell’in, “İki kere ikinin dört ettiğini söyleyebilmektir. Eğer buna izin verilirse, gerisi kendiliğinden gelir,”[2] diye betimlediği özgürlük, geçtiğimiz zorlu kesitte, “Hiçbir zaman dayanaklı değildir, her zaman tehdit altındadır. Mutlak belirlilik her zaman özgürlük yoksunluğudur,” notunu düşen Theodor Wiesengrund Adorno hepimizi uyarır.

Aydın/ Entelektüel Meselesine dair[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

iktidara hakikâti söylemektir.”[2]
 
Aydın/ entelektüel konusunda epeyce yazdım.[3] Yazdıklarımın tümü, elbette taraflıydı.
Yeri geldi belirteyim, sınıflı bir toplumda “tarafsızlık” yaygaralarını kaale almayan birisi olarak:
Marguerite Duras’nın, “Politik değilseniz, entelektüel de olmazsınız!”
Albert Camus’nün, “Entelektüel, aklı kendisini gözleyen kişidir”![4]
Harvey Cox’un, “Aydının görevi her zaman ‘Başka türlü düşünmek’tir. Bu asla bir sapkınlık değildir. Toplum için kesinlikle gerekli bir özelliktir”!

Yazmayı Yazmak Yapan[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Edebiyatın hâline ilişkin tartışmaların ilk adımında anımsaması gereken Nurdan Gürbilek’in, “Güçlü edebiyatın ardında hemen her zaman bir kriz vardır,” saptamasıdır.
Yazmak da, eleştirmek de bu gerçeği bir an dahi “es” geçmeden yol alırken; Bedrettin Cömert’in, “Ne yeteneksiz toplumculuk, ne de dünya görüşsüz sanat olabilir,” notunu da kulağına küpe etmelidir…

Sayfalar

Makale beslemesine abone olun.