Göçebe Ruhlar (Tanrı, Doğa, İnsan Üçlemesi)

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi
Yunan mitolojisini, Mısır mitolojisini , İnka'ları, Kızılderilileri severek okuduk. Hayretle inceledik hatta gıpta ettik. Fakat kendimizi tanımaktan korktuk fakat Anadolu'nun bir derya misali ortaya çıkardığı kültürlerinden, inanışlarından ürktük. Hatta insanlarımızdan ürktük ve onlara düşman edildik.

Yunan tanrılarının yeşil başlı asalarına saygı duyduk, duymalıydık. DERWEŞ CEMAL' lerden, Düzgün bawe'den Pir Sultan Abdal'dan ürktük. Mısırın yılanlarını tanıdık, onun kutsallığına Mısır inanışıyla baktık. Ra'yı güneş tanrısı olarak kabul ettik. Oysa kendi toprağımızın 'SA-MARAN'dan (şahmeranından) habersiz yaşadık.

Ya tijje Mıhemmed' (güneşin ışıkları), ya Xardu Dewres (kutsal toprak), Ya Asmene Gewu (kutsal gökyüzü) diyen dilleri ve açılan elleri yok saydık Hatta onları kutsal saydıkları ateşlerle yaktık. Sahi kendimizle yüzleşmekten, Anadolu'nun bu gürül gürül akan çağlayanlarıyla yüzleşmekten kim alıkoydu bizi?

İşte yazarımız REMZİ AYDIN böyle bir yüzleşmeyi sunuyor bize... Roman 1918'leri konu alıyor. Yer, DERSİM ... Usta romancılığı ve müthiş kurgusuyla yazar o dönem insanını, aşiret ilişkilerini ve hatta kavgalarını ve Osmanlı ile ilişkilerini ele alıyor.

Aşiret bilgesi olan romanın kahramanı Mirz ile gelişen olayları o insanların doğaya bakışını, ağaçları, kuşları, gölleri, kelebekleri ve en önemlisi de evli bir kadın olan isme ile meyman (tanrı misafiri olarak adlandırılan savaştan kaçmış Rus askerinin) yasak ama insani aşkını bulacaksınız... Ve bu aşk çevresinde başlayan akıl almaz olayları.... Ve aşiret kararıyla İsme'nin Meymanı uğurlayışı... Müthiş bir trajedi İsme'nin yaşadığı...

Yazarımızın bu romanının en büyük özeliği de Tanrı -doğa- insan üçgenini hiç su katmadan mitolojik bir dille yalın bir şekilde anlatmasıdır...Evet yaşlı bilge Mirz evinde yılan besliyor... İstemeden evlendirilen isme Meymana aşık oluyor. Meyman hiç dil bilmediği bir yerde kendisini Osmanlıya vermeyen bu insanlarla yaşıyor... akıl almaz doğa figürleri... aşiret kavgaları ... ama unutulmaz olanda asırlık ihtiyar MİLE HORİ'nin (Xesen Efendi'nin) kendi kehanetinin gerçekleşmemesi için barış ateşini yakar Munzur da...

Elinize aldığınız da bırakamayacağınız bu romanı sizlerle bir kez daha buluşturmaktan büyük keyif aldık...
EKVATOR YAYINCILIK

"Göçebe ruhlar" ı okudum. Hem de ilgiyle okudum. Değişik yöre, değişik tat ve değişik kahramanlar... Anlatım ve kurgu çok güzel...
Muzaffer İZGÜ

Ölümün yaşama "teşekkür" etmesi için sezgiye görünen, duyguya görünen, dokunmaya görünen ve akla görünen şeylerden söz etmemiz gerekir. Remzi Aydın böylesi bir çaba içine girerek önce ruhumuzu, "yaratıcı bir eylem" durumuna dönüştürüyor ve ruh, ilk "stajını" kendi bedenimizde yapıyor: Kan ile kolumuza-bacağımıza-beynimize taşınıyor; sonra "nefesimizde dinlenmeye" çekiliyor. Derken "rüzgâr" olup dağlara-taşlara ve bulutlara uçuyor. Dağlar-taşlar, ötesinde bulutlar "kanatlanıp" içimize koşuyor.

Kendi aydınlığında herkese görünmek ya da kendi karanlığında kimseye görünmeden yaşamak isteyenler Remzi Aydın'ın "Göçebe Ruhlar" ı okumalı: Okumalı ki "kendini bıraktığı yerde bulabilsin".
Yazar: Esat Korkmaz
(Tanıtım Yazısından)

Tags: 
Kategori: