Makaleler

“Demirin Tuncuna, İnsanın…”[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

Ağız alışkanlığı işte, aile içi şiddet, taciz, tecavüz, kadın cinayetleri, kadınların istihdam, siyaset, eğitim vb. alanlarında yaşadıkları eşitsizlikler, yeryüzündeki üretimin önemli bölümünü gerçekleştirmelerine karşın “dünya malı”nın pek azını elde tutmaları, sağlık sorunları, doğurganlık, reklamlarda kadın bedeni kullanımı, fuhuş, cinsiyetçi dil… vb. vb. tüm sorunları “kadın sorunu” etiketi altına yerleştirip geçiyoruz.

“Tekçilik” Güzergâhında neyi, nasıl yapmalı?[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

özgürlük ve 
Küçük bir çiçek de gerek’...”[1]
 
Şimdi, küçük ama seri adımlar atma zamanıdır.
Kitle tanımının daraldığı açık; “Kitle bazen üç kişi, bazen üç yüz kişi, bazen de üç milyon kişidir,” diyen V. İ. Lenin’in uyarsını “es” geçmeden Phoenix ya da Anka Kuşu’nu anımsamalıyız.
Bilindiği gibi küllerinden çoğalır Phoenix ya da Anka Kuşu…
O hâlde azı çoğa sayarak, küllerimizden çoğalacağımız bir mücadeleyle, “umudu çoğaltmak” gerekli şimdi(lerde).
“Umut”, umudu ölü ele geçirmek isteyen korku imparatorluğunda çok önemli bir kaldıraçtır.

Kötülük(ler) tablosu mu? “Pante Reı”![1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

bir tehdit unsuru hâline geldi?”[2]
 
Yaşadıklarımız; “Tarihi üreten kötü yanıdır,” diyen Karl Marx’ı teyid edip dururken; iyi olmadığımız çok açıktır. Ancak iyi olacağımız da öyle…
Hayır; bu ekonomist, indirgemeci, vulger bir beklenti değil; diyalektik materyalist bir öngörüdür.

Özgürlük ve Eşitlik İçin Birleşelim!

Erdal Yıldırım kullanıcısının resmi

Ülkenin bu günlere geleceği yıllar öncesinden belliydi. Yaşadıklarımızın hiçbirisi birden bire ve kendiliğinden olmadı… Bu yaşadığımız süreç adım adım işlendi.. İktidarı ele geçirenler yıllar süren bir örgütlenme, planlama sonucu bugün devlet erkinin tüm mekanizmalarını ele geçirmiş durumdalar.
 

OHAL’li Goliath karşısında[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

bir gün bir başka nar ağacının dibinde yine
bir başka
çocuklar
türkiye’yi konuşacaklar.”[2]
 
“Zat-ı Şahaneleri” diye anılma hevesindeki totaliter dayatmanın zor zamanlarından geçiyoruz. Yalan(lar) yerle yeksan olurken, “büyüsü” bozulan birçok şey yeniden biçimlen(diril)iyor.
“Büyüsü” bozulan şey, “yetmez ama evet”çilerin, “açılım”cıların liberal beklentileriyle, totalitarizme yelken açan “demokrasi” söylenceleridir.

Sayfalar

Makaleler beslemesine abone olun.