Makaleler

AKP’nin Kadınlara Karşı Savaşı: “Madam gibi Ölmek”…[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

senin yüzünde gülmek var
bakınca bir yaşama ordusu çıkıyor aydınlığa.”[1]
 
Yine “buyurdu”: “Dünyanın makamları nerede kalıyor? Burada kalıyor. Paran pulun her şeyin nerede kalıyor? Burada kalıyor. Cumhurbaşkanı olsan ne yazar, başbakan olsan ne yazar, multimilyarder olsan ne yazar? Hepsi geçici. Ne diyordum size hatırlayın, biz bir gün ölmeyecek miyiz? Öleceğiz. Bir adam gibi ölmek var, bir şey söyleyecektim ama onu söylemeyeceğim, bir de madam gibi ölmek var. Ölelim ama adam gibi ölelim...”[2]

Zekâ yaratıcılık kadar yürekliliktir Karikatür(ist)

Temel Demirer kullanıcısının resmi

gülmek aktif protesto.”[1]
 
“İnsan o kadar acı çekti ki, gülmeyi yaratmak zorunda kaldı,” vurgusuyla, “Belki de bugün hiçbir şeyin bir geleceği olmasa bile, kahkahamızın geleceği var,” diyen Friedrich Wilhelm Nietzsche gibi düşünenlerdenim.
Evet, her dik duran gibi, gülmeyi önemserim; gülmenin bir meydan okumak olduğundan şüphe duymam ve Kanadalı felsefeci John Ralston Saul’un, “Otorite sahipleri mizahtan nefret eder,”[2] saptamasına büyük önem atfederim.
“Neden” mi?

Tartışılan Aslî Soru(n) Özgürlüktür[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

15 Haziran 2016 tarihli, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/ 2498 nolu, Cumhuriyet Başsavcı Vekili İdris Kurt (34405) imzalı iddianamesiyle, “düşünce ve ifade özgürlüğü”nü savunduğum için yeniden ve bir kez daha karşınızdayım.
Siz bakmayın “iddianame”nin bizleri Türk Ceza Kanunu 220/ 8.1, 53. maddelerinden “Örgütün veya Amacının Propagandasını Yapma Suçlaması”yla yargılamaya kalkışmasına!

Sayfalar

Makaleler beslemesine abone olun.