Makaleler

OHAL’li Goliath karşısında[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

bir gün bir başka nar ağacının dibinde yine
bir başka
çocuklar
türkiye’yi konuşacaklar.”[2]
 
“Zat-ı Şahaneleri” diye anılma hevesindeki totaliter dayatmanın zor zamanlarından geçiyoruz. Yalan(lar) yerle yeksan olurken, “büyüsü” bozulan birçok şey yeniden biçimlen(diril)iyor.
“Büyüsü” bozulan şey, “yetmez ama evet”çilerin, “açılım”cıların liberal beklentileriyle, totalitarizme yelken açan “demokrasi” söylenceleridir.

AKP’nin Kadınlara Karşı Savaşı: “Madam gibi Ölmek”…[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

senin yüzünde gülmek var
bakınca bir yaşama ordusu çıkıyor aydınlığa.”[1]
 
Yine “buyurdu”: “Dünyanın makamları nerede kalıyor? Burada kalıyor. Paran pulun her şeyin nerede kalıyor? Burada kalıyor. Cumhurbaşkanı olsan ne yazar, başbakan olsan ne yazar, multimilyarder olsan ne yazar? Hepsi geçici. Ne diyordum size hatırlayın, biz bir gün ölmeyecek miyiz? Öleceğiz. Bir adam gibi ölmek var, bir şey söyleyecektim ama onu söylemeyeceğim, bir de madam gibi ölmek var. Ölelim ama adam gibi ölelim...”[2]

Zekâ yaratıcılık kadar yürekliliktir Karikatür(ist)

Temel Demirer kullanıcısının resmi

gülmek aktif protesto.”[1]
 
“İnsan o kadar acı çekti ki, gülmeyi yaratmak zorunda kaldı,” vurgusuyla, “Belki de bugün hiçbir şeyin bir geleceği olmasa bile, kahkahamızın geleceği var,” diyen Friedrich Wilhelm Nietzsche gibi düşünenlerdenim.
Evet, her dik duran gibi, gülmeyi önemserim; gülmenin bir meydan okumak olduğundan şüphe duymam ve Kanadalı felsefeci John Ralston Saul’un, “Otorite sahipleri mizahtan nefret eder,”[2] saptamasına büyük önem atfederim.
“Neden” mi?

Sayfalar

Makaleler beslemesine abone olun.