Makaleler

Mülkiyet, İktidar, Devlet, (=Demokrasi) ve…[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

“Antiqua quae nunc sunt,
fuerant olim nova.”[2]
 
‘Mülkiyet, İktidar, Devlet (=Demokrasi) Ve…’ başlığında ifade edeceklerim geniş bir alanı kapsıyor. Bu nedenle konuyu bana önerenlerin, uzun bir sunuma hazır olmaları gerekiyor.
O hâlde Antonio Gramsci’nin, “Eskinin çürüyüp yok olduğu, yeninin ise bir türlü ortaya çıkamadığı bir değersizleşme, bir çürüme, bir nihilizm dönemi yaşıyoruz,”[3] saptamasının altını defalarca çizerek, başlayalım.

“Küresel Kültür” mü?[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

başlayan bir medeniyetin
bütün umutları tükenmiştir.”[1]
 
Söze başlamadan şunu belirtmem gerekiyor; ben “kültür” kavramını burada insan ruhunun “rafine” ürünleri, yani bilgi, görgü, sanat, edebiyat, müzik vb. anlamında değil, antropolojik anlamda, yani eğitimli-eğitimsiz tüm insanlarda, geniş ya da küçük ölçekli, sınaî, post-endüstriyel ya da avcı-toplayıcı bütün toplumlarda var olan bir “şey” olarak kullanıyorum. Tabii yine de bir takım ihtiyat paylarıyla...

“İnsanlar, Bir Şiir Okudukları, Bir resme Baktıkları İçin İsyan etmez!”[1]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Taştan’ın hakkımda hazırladığı, 04/01/2016 tarih ve 2016/9 sayılı iddianamenin -mahkemeniz tarafından 14.01.2016 tarihinde- kabul edilmesi üzerine, facebook’ta sitesinde adıma açılan sayfada yaptığım iki paylaşımdan yargılanmak üzere çağrıldım.

“Susma, sustukça sıra sana mutlaka gelecek!”[1]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

ama her kaçan korkaktır.”[2]
 
Soru(lar): Akademisyenlerin tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Akademisyenlerin tutuklanması ile Türkiye’nin geleceği ne olur.
Akademisyenlerin tutuklanması ile kimlere gözdağı verilmek isteniyor?
Akademisyenlere yönelik bu tür saldırılar ile faşist bir kadrolaşma mı amaçlanıyor. yetiştirecekleri neslin faşizm öğretisi ile mi yetiştirmeyi amaçlıyorlar.
 

Tiyatronun Eski(meyen) Öğretenleri[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

si tibi vis vivere.”[1]
 
Zaman sonsuza dek doymayacak kadar açgözlüdür; durmadan yer, yutar ve tüketirken; zaman bizim umutlarımızı gerçekleştirmekle meşgul olmaz; işini yapar…
Ancak ona karşı direnen, onun teslim alamadığı eski(meyen)ler de vardır ki, onlara “ölümsüz” ya da “klasik” deriz.

Sayfalar

Makaleler beslemesine abone olun.