ÖYKÜLER

Kırmızı Fare 2'den bir Bölüm

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

Kemerli, lacivert paltom, lacivert kasketim ve yaşımla çelişen bıyıklarımla kime benziyordum desem? Rus steplerinde savaşan bir Kızılordu askerine mi, Mustafa Kemal'in karlı günlerdeki üniformalı haline mi?
Tek fark benimkilerin lacivert oluşuydu. Biraz Bolşeviklik biraz Kemalistlik biraz da kendim...
Sütçü İmam'ın o hizada el yapımı sağlam bir kundurayla Kıbrısmeydanı'na iniyordum. Yıl 86, aylardan Kasım; güneşin başının dertte olduğu soğuk bir gün. Yağmurun yerini güneş almış, şehir, kirinden pasından arınmış gibiydi.

Karda Ayak İzleri

Kamuran Esen kullanıcısının resmi

Yorgun bedeninin kendisine artık fazla gelen ağırlığını, diğer koluna da girerek hafifletmeye çalıştık.
Arabaya bindiğinde, babamın yüzünde, hüzünle karışık bir gülümseme vardı. Ama hüzün, bastırıyordu zoraki gülümsemesini. Giderken, vedalaşmak bile istemedi; elini öpmemi istemiyormuşçasına, belli etmeden kaçırdı ellerini sanki. Ben de illâ ki öpmek istemedim. Sanki öpersem, babam daha çok uzaklaşacaktı benden.

Mudurnulu Fatma Nine’nin Günlüğü / Bayram Hazırlığı

Kamuran Esen kullanıcısının resmi

Bunlar, bayramlık. Gözelce ütüleyip, sedirin örtüsünü yaydım, perdeleri takdım. Gaç yıllık ganeviçelerin renkleri solmamış bile. İnsanlar yaşlanıyo, ölüp gidiyo da sevgili günlüğüm; eşyalara pek bi şey olmuyo. Çul gadar ömrümüz yok. Örme perdelerin ucundaki saçaklar, pençerede salkım söyüt gibi salınıyo. Seyrek dişli darakla saçakları daradım, işlemeli yasdıkları sedire sıraladım. Renk renk ganeviçeler, yasdıklardaki gaga gagaya vermiş guşlar, üzüm salkımları, gonca güller içimi ferahlatıverdi.

Kına Gecesi/ Sait Almış

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Aylardan Ekim olmalıydı.
 
Üç gün, iki gece sürecek olan düğünün ikinci gecesindeydik. Kına gecesiydi. Kadınlar ve genç kızlar evlerinden getirdikleri minderleri saz ekibinin etrafına serip oturmuşlardı. Saz ekibinin önünde yuvarlak bir alan, oynamak için boş bırakılmıştı. Bizim köyde kına gecesine sadece kadınlar değil, köyün genç erkekleri de katılırdı. Genç erkekler avlunun ayrı bir köşesinde, fırında yakmak için yeni kesilmiş çalı yığının üzerine oturmuşlardı. Yerinde duramıyor, zıplayıp duruyorlardı.
 

Sayfalar

ÖYKÜLER beslemesine abone olun.