ÖYKÜLER

Emerikın Kahvesi

A.Z. ÇAMUR kullanıcısının resmi

Geçenlerde birkaç dostumla birlikte yemeğe gittik. Yemek deyince, -hele akşam yemeği- deyince tabi ki yanında içki de bitiveriyor. Rakıya da yeni zam gelmiş. Çivi çiviyi söker örneği tatlı söz, güler yüz ve sohbetle içkinin buluştuğu güzel bir gece yaşadık. Güzel bir müzik içinde bulunduğumuz ortamı daha da renklendirmişti.
 

Seni Bağışlıyorum

Gülefer Cambaz Savran kullanıcısının resmi

İç sesim durmaz konuşurken, kirpik uçlarımda birer kurşun gibi duruyor gözyaşlarım. Biliyorum, birazdan göğsüme dökülüp vuracaklar beni. Bu duygunun pişmanlık mı yoksa kırgınlık mı olduğunu adlandıramıyorum...
Ani bir kararla askıda olan ceketimi alarak kendimi sokağa attım. Dışarıda sonbaharın bütün hüznü hâkim. Sarı yapraklar yol boyunca birikmiş, temizlik görevlileri ellerindeki çalı süpürgeleriyle çöp bidonlarına dolduruyor onları. Gökyüzünü kaplayan kara bulutlar birkaç saate kadar yağacak yağmurun habercisi…

Balıq və Melisa- Nəcməddin YALÇINQAYA

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kordonun*  tilsiminə buraxmışdı özünü. Kordon, sığınılacaq bir limandı onun üçün. Sahildə, çəmənlərə uzanır, saatlarla eləcə qalır, gəlib keçənləri seyrə dalardı. Ən çox da gözünün qarşısında uzun növbələr meydana gətirən Alman konsulluğunun gözləmləyirdi. '' Ümid yolçularını '' izləmək keyf verici bir şey idi. Hələ Viza almağı bacaran birinin sevinci onu da bir başqa həyəcanlandırırdı.
Yatdığı yerdən qalxdı. Getməkdə çətinlik çəkirdi. Ayaqları uyuşmuş bir halda idi. Yanında, tilovuna böyük  bir balıq ilişmiş  bir balıqçı, həyəcanla kömək istəyirdi. Qaçdı dərhal köməyinə.

KÖR KUYU

Berivan Yıldız kullanıcısının resmi

Ama o her şeye rağmen "Yaşamak inadına yaşamak" deyip sarılırdı hayata. Aynanın karşısına geçer, siyah beline kadar gelen saçlarını taramaya başlardı. Gülümsemesiyle iri elâ gözleri daha bir güzel parlardı. Çok da yakışırdı buğday rengi tenine kırmızı şalı. Adı gibi şen, cana yakın, yirmili yaşlardaydı Şengül...

Sigara

Ali Vafi kullanıcısının resmi

Çünkü onları az bir ücretle çalıştırıyordu işverenler. İş yerinden de kolay kolay izin vermezlerdi. Telefon edecek fırsatları bile olmazdı, bunu çok iyi biliyordum. Bazı İranlılar da geceleri sabahlara kadar İnternette, bilgisayar başında vakit geçirirler, ancak öğlen kalkarlardı yataktan. Bu düşünceler içinde telefonu açtım. Telefondaki ses benimle tatlı tatlı konuşmaya başladı. İlk anda tanıyamadım ama sonra Samet'in ismini söyleyince tanıdım onu. Samet benim eski bir dostumdur. Telefondaki kişiyi ise bir kez Ankara'da Ali Bıyık'ın pansiyonunda görmüştüm.

Burun Ameliyatı

Ali Vafi kullanıcısının resmi

Bir sabah kalkıp İranlı arkadaşların çalıştığı bir mağazaya gittim. Orada beş İranlı çalışıyordu biliyordum.  Önce Darüş'le karşılaştım. O yüzünün yarısını sargı beziyle kapatmıştı.  Gözlerinin altı morarmış, çökmüştü.
'Bu adam ya birisiyle kavga etmiş, ya da bir yere çarpmış.' Dedim kendi kendime.
-Darüş Bey hayrola birisiyle kavga falan mı ettiniz? Geçmiş olsun.
-Yok, dedi kavga etmedim, burun ameliyatı geçirdim.
-Gözlerinin altı çökmüş, morarmış.
-Burnumu çok küçük yaptılar.
-Hayırlı olsun yeni burnun.
-Sağol Ali Ağbi.

Sayfalar

ÖYKÜLER beslemesine abone olun.