ÖYKÜLER

KÖR KUYU

Berivan Yıldız kullanıcısının resmi

Ama o her şeye rağmen "Yaşamak inadına yaşamak" deyip sarılırdı hayata. Aynanın karşısına geçer, siyah beline kadar gelen saçlarını taramaya başlardı. Gülümsemesiyle iri elâ gözleri daha bir güzel parlardı. Çok da yakışırdı buğday rengi tenine kırmızı şalı. Adı gibi şen, cana yakın, yirmili yaşlardaydı Şengül...

Sigara

Ali Vafi kullanıcısının resmi

Çünkü onları az bir ücretle çalıştırıyordu işverenler. İş yerinden de kolay kolay izin vermezlerdi. Telefon edecek fırsatları bile olmazdı, bunu çok iyi biliyordum. Bazı İranlılar da geceleri sabahlara kadar İnternette, bilgisayar başında vakit geçirirler, ancak öğlen kalkarlardı yataktan. Bu düşünceler içinde telefonu açtım. Telefondaki ses benimle tatlı tatlı konuşmaya başladı. İlk anda tanıyamadım ama sonra Samet'in ismini söyleyince tanıdım onu. Samet benim eski bir dostumdur. Telefondaki kişiyi ise bir kez Ankara'da Ali Bıyık'ın pansiyonunda görmüştüm.

Burun Ameliyatı

Ali Vafi kullanıcısının resmi

Bir sabah kalkıp İranlı arkadaşların çalıştığı bir mağazaya gittim. Orada beş İranlı çalışıyordu biliyordum.  Önce Darüş'le karşılaştım. O yüzünün yarısını sargı beziyle kapatmıştı.  Gözlerinin altı morarmış, çökmüştü.
'Bu adam ya birisiyle kavga etmiş, ya da bir yere çarpmış.' Dedim kendi kendime.
-Darüş Bey hayrola birisiyle kavga falan mı ettiniz? Geçmiş olsun.
-Yok, dedi kavga etmedim, burun ameliyatı geçirdim.
-Gözlerinin altı çökmüş, morarmış.
-Burnumu çok küçük yaptılar.
-Hayırlı olsun yeni burnun.
-Sağol Ali Ağbi.

Toprak Kokusu

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 Burnumun direği sızladı. Yavaş yavaş adımlarla sokağın içinde yürürken, sokağın eski haline dönmüş, çocukluğumu yeniden yaşıyordum sanki. Sağımı solumu incelerken elektrik direğinin dibindeki evi görünce sevindim. Ev neredeyse hiç değişmemiş hâlâ zamana karşı direniyordu. İçindekileri hayal etmeye başladım. Sait Dede otoriterdi ama aynı zamanda çocuklara karşı sevecendi. Şeker ve limonata dağıttığı günlere gittim. Bir köşede durmuş, etrafına bakıyordu. Beni görünce gülümsedi.
“Gel evladım, limonata vereyim iç, kendi ellerimle yaptım.” dedi. Duymazdan gelince.

EYLÜL YAPRAKLARI

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

......
İkimiz de sustuk. Dışarısı daha da ilginçti. Hava bulutlu. Pencereme ilk damla düştü; sekti, camda küçük bir iz bıraktı. Gözüme bir hayvanın silüeti ilişti; it mi, kurt mu çıkaramadım. Gökyüzü kanarcasına çizildi. Onu cehennemi bir gürültü izledi. Sarsılır gibi olduk. Hışırtıyla inen yağmur dışarıyı görünmez kıldı. Sonra aniden kesiliverdi.

Sayfalar

ÖYKÜLER beslemesine abone olun.