insan

İnsan ve Dilin Oluşum Tarihçesi

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 

Sözlü Edebiyat; insan düşünce ve duygularını ifade ederken, kelimelerden oluşan cümleleri kolay ve anlaşılır şekilde anlatma sanatıdır.

Yazılı Edebiyat ise; duygu, düşünce ve konuları tüm ayrıntılarına kadar detaylarıyla ortaya koyan kelime ve cümleler bütünü demektir. Böyle bir sanat dünya yüzünde insandan başka bir canlıda görülmediği için, insanı insan yapan temel değerin dil olduğu rahatlıkla anlaşılmaktadır.

Barış(=Hayat) ile Savaş(=Ölüm) Hâli[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

bir cigara atmışsak denize
sabaha kadar yandı durdu.”[1]
 
Yerküre ve coğrafyamız, barış (=hayat) ile savaşın (=ölüm) iç içe geçtiği zorlu bir sarsıntıyla alt üst oluyor. Bu sürdürülemez kapitalizmin vahşete dönüştüğü bir hâl.
Kimilerinin, özellikle de liberal solcuların göklere çıkardıkları küreselleşmenin karaya oturduğu, “Yeni Dünya Düzeni”nin (“YDD”) iflas ettiği verili durum, “III. Büyük Bunalım”da somutlanan bir imkân ve tehditler almaşığıdır.
 
I) III. BÜYÜK BUNALIM: KAPİTALİST SÜRDÜRÜLEMEZLİK

Şizofren Melek

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

Gönül kapısını aralar,
Günahlarını çıkarmak için
 Kendi içine bakar;
Çıkınındaki kuru ekmek kadar iyi biliyordu!
 Tanrıydı en büyük günahkâr…
 Şizofren Melek
 
 Bu akşam
Şiire sol yanım ile girmem gerekiyor,
Ki düşünmek; anlatmak ağır suç
Zulüm İnsanlığa kan kusturur sınır ötesinde!
Şiiri kalemime göre dikleştiriyorum!
Mürekkepten çalmayı düşünmedim hiç..
 
Sokaklar taşıyamaz gerçekleri,
Umut ışığı kısıldıkça, kısıtlandı düşler
Her şair kendi sözleriyle asıldı

Belli

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

Cehennem misali kaynıyor özü
 Arsızın kızarmaz keçeden yüzü
 Kazananda belli kaybedenlerde
Belli
 
Ölen sorgulanır öldürenler ak
Tüm izler karıştı bak bu günlerde
Bu kalleş ölümün tarafları yok
Kazananda belli kaybedenlerde…
 
Umut can çekişir gelen her günde
Ne iman ne inanç kalmış şu dinde
Bıçak ceryan olmuş oynuyor tende
Kazananda belli kaybedenlerde...
 
Halkımın sırtında zorba kamçısı
Dizlerden gözlere vurur sancısı
Barış diyenlerin bitmiyor yası

İçimdeki Şizofren Melek

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

Serseri kurşun misali nerede durur bilinmez!
İçimdeki Şizofren Melek
 
Bu akşam;
Şiire sol yanım ile girmem gerekiyor,
Ki düşünmek; anlatmak ağır suç
Sağ ım kan kusturur sınır ötesinde!
Şiiri kalemime göre dikleştiriyorum!
Mürekkepten çalmayı düşünmedim hiç..
 
Sokaklar taşıyamaz gerçekleri,
Umut ışığı kısıldıkça, kısıtlandı düşler
Her şair kendi sözleriyle asıldı
Her söz yazarının dudaklarında patlar
Gayrı İnsanlık kendi içinde bile!
Kendine yasaklarla güne başlar..
 

Siyahlara boğulmuş düşler…

H.Gürer kullanıcısının resmi

“İnsan,” çirkini ve güzeli, kötüyü ve iyiyi bildi.
Doğru yerde durmasını bilmedi!
Dostu da düşmanı da bildi, ama dost olmasını bilmedi.
Ortak düşmana karşı birlik olmayı, bu davranıştan, ‘dostluk’ çıkarmayı öğrendi.
Kurduğu dostluğu, çıkarları için bozmasını da…
Güzeli ‘sevdi’ ama onu ve düşüncesini önemsemedi
Çıkarları uğruna, âşık olduğunu ve sevdiğini sömürecek kadar amipleşti
Onu öldürmesini bilecek kadar katil olmasını da öğrendi.
Bu yüzden bunlar aşka, sevgiye, güzele düşman sevgili…
 
 

İnsan

Oya Uslu kullanıcısının resmi

O, yanlarından bir gölge gibi süzülürken, diğerleri tekinsiz bir mahlûka bakar gibi baktılar.

Parka doğru yürümeye başladı. Adımları ağır, beli büküktü. Tüm gece donmuş kanı bir türlü damarlarına akıp vücuduna gereken enerjiyi veremiyor, o da kendine gelemiyordu. Sonunda sert bir rüzgâr soğuk duş etkisi yaptı, biraz açılır gibi oldu. Gözlerini ovaladı, çapaklarını temizledi ve ilk Noel Baba’yı gördü.

KÜRDİSTANİ ELBİSEM

Yıldız Karagöz kullanıcısının resmi

 Boşlukta bir noktacığa dönüşür insan… Bazen kin ve nefret nöbetleri gelir, ölümüne karanlığa gömülür. Kendinden vazgeçmiş, kaşarlanmış ruhlar, hiçbir şey olmamış gibi tiyatro oyunculuklarına devam ederler, her seferinde bir o kadar kirlenerek. Onuruna düşkün olanlarda bu öfke büyük bir düşmanlığa bırakır yerini, hayatı daha derinden analiz edenler öfke bile duymazlar, bilirler ki, yara almış ve kirlenmiş ruhların ne kendine ne de çevresine bir yararı olur.

zulüm

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

Zulüm:
ciğerlerin yerinden sökülür gibi
ölümcül değil ama
koca bir demprem de
yıkıntılar altında can çekişmekmi?
ölümü tatlı bir hayal gibi beklemekmi?
ruhun cenderede
hayat kan revan içinde
en sevdiklerin
silahların nişangahındayken
çaresizce umut etmekmi?
zulüm karabasan uykulardan
hiç uyanmak istememek  mi?
kuzularını kurt boğazlamış
silahsız, savunmasız ceylan gibi
uzaklardan seyretmekmi ?
geride kalan yavrularını bırakamayıp  
yollara düşmemek,
günlük hayatın cenderesinde

Sayfalar

insan beslemesine abone olun.