kültür

Siyaset ve Kültürel Gerçeklerden Toplumsal Kaçış

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Ancak zamanı çoktan geçmiş din temelli kültür ve siyaseti bir türlü bırakmak istemeyen Türkiye ve Bölge siyasetçileri yüzünden, toplumun sürekli uçurumun kenarında yaşaması tam bir kültürsüzlük ve öngörüsüzlük örneğidir.

Kendisini geliştirmeyip 1500 yıllık kültürle hâlâ yaşayan devlet ve siyaset adamları, bu geriliği eğitim vb. araçlarla topluma empoze etmeleriyle, bölgesel sorunlarının büyümesinin en büyük sorumlularıdırlar.

“Küresel Kültür” mü?[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

başlayan bir medeniyetin
bütün umutları tükenmiştir.”[1]
 
Söze başlamadan şunu belirtmem gerekiyor; ben “kültür” kavramını burada insan ruhunun “rafine” ürünleri, yani bilgi, görgü, sanat, edebiyat, müzik vb. anlamında değil, antropolojik anlamda, yani eğitimli-eğitimsiz tüm insanlarda, geniş ya da küçük ölçekli, sınaî, post-endüstriyel ya da avcı-toplayıcı bütün toplumlarda var olan bir “şey” olarak kullanıyorum. Tabii yine de bir takım ihtiyat paylarıyla...

Kapitalizm, Kültür, Direniş[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

sed saepe cadendo.”[1]
 
Bu yazıda uzun uzadıya “Kültür nedir?” sorusunu tartışmak istemiyorum: Hem onun,  Raymond Williams’ın deyişiyle “İngiliz dilinin en karmaşık üç kavramından biri”[2] olması nedeniyle (kavram tarihsel olarak fazla miktarda anlam katmanın üst üste yığılmasından oluşmuştur ); hem de bu işe başka yerlerde girişmiş olduğum için.[3] Fazlasıyla zamanımızı alır; korkarım işin içinden de çıkamayız.

KÜLTÜR EMPERYALİZMİ

Abuzer Yalçın kullanıcısının resmi

 Eşimi -kendisinin her zaman alış veriş yaptığı- kozmetik mağazalarına sokmadan direk dördüncü kata çıkarmama çok içerledi. Ama anlaşmamız öyle idi yoksa benim ne işim var o AVM’de! Neyse hızlı bir şekilde yemek yiyebileceğimiz kata çıktık, ancak bir sorun çıktı. İsmi Türkçe olan hiç lokanta yoktu -elbette amacım milliyetçilik değil. Hem o ne demek öyle? Ben yurtseverim ve her şeyi ile sevdiğim gibi yurdumu da kendi öz dili ile (ister resmi dili olsun, ister Anadolu’nun diğer dilleri olsun) de sevdim.

Necmettin Yalçınkaya ile Röportaj

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

 
Necmettin Yalçınkaya: Birincisi 1978 kuşağından olmam. İkincisi 12 Eylül Askeri Darbesinden nasibimi almış olmam ve cezaevleriyle tanışmam.  Bu olumsuz koşullarda, olumlu bir yan çıkaranlardan biriyim yalnızca . Cezaevindeki her günü 24 saate bölüp, her saatine ayrı bir aktivite yükledim. Şiir saati, öykü yazma saati, roman okuma saati, volta saati gibi...

kültür beslemesine abone olun.