Söyleşiler

Anadili Günü/ Zazaca Çocuk Edebiyatı/ Elif Dumanlı

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Haydar Karataş’ın ninesinin anlattığı masalara “Gece Kelebeği”nde karşılaşmıştım.
Gece Kelebeği, Dersim Katliamı’nın kapısını bize bir kadının yaşadıklarının tanıklığından aralarken, o masallar ise bize Dersim’in mekânsızlığının ve ebedîliğinin kapısını aralıyordu. Gömüt içindeki ayırt edilmeyen gömüt gibiydiler; dokunduğunda ruhunu sarıp sarmalayacak, dokunmadığında ise hiç yokmuşçasına kalacak.

Necmettin Yalçınkaya ile Röportaj

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

 
Necmettin Yalçınkaya: Birincisi 1978 kuşağından olmam. İkincisi 12 Eylül Askeri Darbesinden nasibimi almış olmam ve cezaevleriyle tanışmam.  Bu olumsuz koşullarda, olumlu bir yan çıkaranlardan biriyim yalnızca . Cezaevindeki her günü 24 saate bölüp, her saatine ayrı bir aktivite yükledim. Şiir saati, öykü yazma saati, roman okuma saati, volta saati gibi...

Hawar Romanı /Ali Oruç

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

5 Nolu size neyi hatırlatıyor?

Ali Oruç: Diyarbakır Zindanı bana gençliğimin yok olmasını hatırlatıyor. Yine Diyarbakır Zindanı bana işkenceyi, ihaneti ve dişe diş direnişi hatırlatıyor. Kürt halkının öldürülmek istenilen kimliğini ve buna karşı Kürt devrimcilerinin işkence, ihanete karşı duruşunu ifade ediyor. Diyarbakır Zindanında ihanet de direniş de yaşanacak kadar yaşandı. Bundan dolayı da 5 Nolu bir mücadele alanını, varoluşu ifade ediyor.

NEWROZ DERGİSİNİN YAPTIĞI SÖYLEŞİ

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

M. Oruçoğlu: Yeni çalışmam, 1915 tarihini esas alarak, benim tarihin bazı dönemlerine yaptığım gezilerden ibarettir. İnsanla ve onun tarihiyle hesaplaşma iklimine sahip bir roman da diyebilirim buna. Bu romanın dil, estetik, mitolojik ve felsefi doku bakımından önceki romanlardan farklı bir yerde durduğu kanısındayım.

SUS GÖNÜL ARTIK

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Kırdılar yüreğimi ne edeyim?
Başımı alıp gurbete gideyim,
Yine gözyaşım ab-ı revan oldu,
Artık neyim kaldı ki ben vereyim?

Yaralı ceylan gibi biçareyim…
Yine tüm okların hedefindeyim,
Sus gönül artık yeter, üzme beni,
Tükendi sözlerim ben ne diyeyim.

Kavim, kardeşe gittim hep kovuldum;
Beni ele saydılar unutuldum,
Sevdam beni yıktı, yâr beni üzdü!
Artık ben şu dünyada çok yoruldum.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Söyleşiler beslemesine abone olun.