ÖYKÜLER

Sedef ve Okyanus

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

Diyar, tüm bunları biliyordu. O kısacık mesajdan da haberdardı, Suzana’nın o randevuya gelmeyeceğinden de... Aram’dan ses çıkmayınca endişeyle evine gitti. İçeride olduğunu biliyordu ama kapının açılmaması hayra alamet değildi. Polisin yardımıyla kapı açıldığında Aram’ı oturma odasında yüzükoyun baygın halde buldular. Hastaneye kaldırılan Aram, doktorların müdahalesiyle bir anlığına gözlerini açsa da yorgun ruhu onu yeniden derin bir uykunun kollarına bıraktı.

Tarçınlı Şeker

Ebru Güneyan kullanıcısının resmi

hızlı adımlarla sekreteri selamlıyor
cevaplıyor doktorun sorularını
daralan ruhuna iyi gelecek
reçete ile çıktı binadan
karşıda e harfli 8-10
dükkandan Zeynep'li olana girdi
ilaçlar poşette
1 tomar para
koşar adımlarla gitti evine
kokladı erkek eli değmiş evini
yaprak sarması yapmış
sesleniyor kocası
dolapta cacık da var
sarıldı balkonda çamaşır seren kocasına
cebindeki son tarçın şekeri verirken
kocası tekrar seslendi:8 çeyreği bekle.

Kurbağa

Metin Arpacı kullanıcısının resmi

Saçları sapsarı olan İsa afalladı, başı yerdeydi, arkadan birinin onu dürtmesiyle ancak kendine geldi. Arkadaki çocuk kulağına fısıldıyor, “Seni çağırıyor, git” deyince İsa utana sıkıla ayakları birbirine dolanırcasına ezilmiş haliyle herkesin göreceği basamağa çıktı.
“Hadi, al bakalım mikrofonu, bağırarak oku.”
İsa bakışlarını arkadaşlarından ve sıradaki tüm öğrencilerden zoraki kaçırıyordu. Sadece müdüre bakıyordu.
“Ne bakıyorsun çocuk, hadi okusana?”

Atanın kıymetini bil evlat/ Hüseyin Poyraz

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

60-65 yaşlarında, orta boylu, tıraşlı, temiz giyimli ve pazarcıyla düzgün konuşması ile dikkatimi çekti.
Tezgâhtaki meyveleri özenle seçerek poşete yerleştirmesinden onun ince ruhlu, hassas bir yapıya sahip olduğunu düşündüm.
Daha önce mahallemizde hiç görmediğim bu adama karşı bir yakınlık hissi oluştu içimde. Görünüşü, yürüyüşü geçen yıl kaybettiğim dayıma çok benziyordu. Sanki dayımın ikiziydi.
Komşulardan birine misafir mi gelmişti, hoş misafir olsa pazarda ne işi vardı?

Hercai Konuşmalar

Akman Gedik kullanıcısının resmi

 Çığlık atmamak için kendini zor tuttu Limoniye. '' Bunu mutlaka Dehşet’e söylemeliyim!'' deyip yerinden kalktı, yatak odasına doğru ilerlerken bağırmaya başladı:
''Dehşeeet! Dehşet, kalksana ocağı batmayasıca! Konuşan Türkiye geliyor. Siyah beyaz devri bitti. Çok kanallı olacağız. Ev renklenecek Dehşet, duyuyor musun? Hele bir kalk da bak, neler oldu neler! ''

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
ÖYKÜLER beslemesine abone olun.