Metin Arpacı ağ günlüğü

babadan sonra

Metin Arpacı kullanıcısının resmi

bana büyükçene tebessümle bakardı
ıskartaya çıkmış asker cipinin altında
babamla yediğim üzümlü ekmeği özledim
büyüdüm bugün, babam şimdi yok
hastanede babamla kaldığım o kısacık günleri özledim
insan, babası ölünce kanadının birini kırıveriyorlar
baba diyecek birisi yoktur artık
insan baba kelimesini unutuveriyor
sabah namazına kim kaldıracak artık?
musalla taşında baba tabutuna bakan
birkaç ıslak gözyaşı
mezarda birikmiş birkaç dua ve yasin
rüyalarda kaçıp yanında durduğun

bir sevgiye ağıt

Metin Arpacı kullanıcısının resmi

o kıpır kıpır çıldıran yakamoz saltıklarına
aş aşına baş başına vurduk yüreğimizi salkım saçak
savurduk neşemizi okyanustan nazlar çalarak
sarp atlar gibi hür ve yeniyetme delikanlılar gibi dinç
bir dost sahafındaydı tanıdım sevgi taçlısını
kondu kalbime huzur bulmayan naralar içerek
sancısını giydim o yılki kaderlerin en mühiminde
sinema atlasında gezindim bir başıma
kara kartallar gibi dikildim karşısına
keşke seni yüreğime sardım diyeydim
dilsiz miyim, susuyorum ha bire
sevdicekler gibi papatyalar alsam yanıma

sürgünden ilticaya hasretlerimiz

Metin Arpacı kullanıcısının resmi

sürgün yemiş, iltica giymiş ilk ben değildim
atalarım, kimler onlar?
ne bırakıp ne çıkardılar bana?
İbrahim’e putlar bırakmışlardı bir zamanlar
Don Kişot’un atını dörtnala vurduğu çılgıncana
aşındığımız, kafamızı sıyırdığımız zamanlardı
kaplumbağanın ayağımıza konuverince şakırdadığı
başını herkesten sakladığı
kabuğunu çatlatan, ters yatıran mahlûklara
koskocaman bir hezeyandı
 
artık herkes ünlü herkes şımarık baba
sen gittin gideli herkes nazlı herkes süslü
arıyorum gelip gidiyorum

Kurbağa

Metin Arpacı kullanıcısının resmi

Saçları sapsarı olan İsa afalladı, başı yerdeydi, arkadan birinin onu dürtmesiyle ancak kendine geldi. Arkadaki çocuk kulağına fısıldıyor, “Seni çağırıyor, git” deyince İsa utana sıkıla ayakları birbirine dolanırcasına ezilmiş haliyle herkesin göreceği basamağa çıktı.
“Hadi, al bakalım mikrofonu, bağırarak oku.”
İsa bakışlarını arkadaşlarından ve sıradaki tüm öğrencilerden zoraki kaçırıyordu. Sadece müdüre bakıyordu.
“Ne bakıyorsun çocuk, hadi okusana?”

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

Feyza Eren’den Akdeniz’e Lirik Bir Güzel...
  Uzun yıllardır sanat yaşamını ABD’de sürdüren Feyza Eren, “Vedadır Belki” adlı, tekli çalışmasıyla yeniden...
80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...
RSS - Metin Arpacı ağ günlüğü beslemesine abone olun.