Ağ Günlükleri

UMUT ÇINARIM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

​Viran bağlarımda her günüm bir kış
Aylar, yıllar oldu umut beslerim
Günleri ah dolu şu topraklarda
Yıllardır baharı hayal ederim

​Umut besliyorum dört bir taraftan
Aydınlık günlere sevdalı gönlüm
Zulüm kaleleri yıkılır bir gün
Tükensin kıyımlar, olmasın ölüm

​Yeşersin tohumun, benim çınarım
Topraklara dolsun kızıl şafağım
Yollara ışık saçan yıldızım
Seni mazlumlara anlatacağım

Alevi Kültürünün Tarihsel Evreleri Ve Aydınlanma Sorunu

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

(Yönetim) varlığıyla mümkündür. Sürekli başkalarının otoritesi altında yaşayan kültürlerde karmaşalar içerisinde asimile gerçekleşir. Aleviliğin en az 3000 yıllık dil, inanç kültürel geçmişi olduğu halde, son 1000 yıllık evrede iyimser tablo göremiyoruz Bu yüzden Aleviler doğru, gerçekçi bir aydınlanmayı gerçekleştiremediler..
 

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên xwe li ser newqa  xwe girêdabûn. Destên wî hişk û bi damarên mor  nixumandî bûn. Devê wî yê bêdiran vekirî bû û weku şikeftek tarî dixuyayî.Her carê ku bêhna xwe dikişand , dengekî fîtikî ji qirika  wî derdiket.Nexşên rûyê  wî tev qermiçî bûn û gepên wî  çûbûn xwarê.Enîya wî fireh û  xetên kûr lê bûn.Du birîyên stûr weku devîyan ketibû ser  çavên wî. Ew çavên hişîn û bêronî ku ketîbûn kortê.

ŞEV Û AGiR (GECE VE ATEŞ)

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bir kelebek düştü parmak uçlarıma
Cudî dağı kadar asi
Yaban ve derin
Bir solukta
Yırtıldı gecem

Sen geldin odama, nefesinle serin
​Kanatlarında
Imbıl ımbıl bir isyan var
Bedenin Munzur
Endamın Subhan
Gülüşündki berraklık Van gölü

Eğilmeyen vakur başın Ağrı
Gözlerin Rojava
Yüreğin Serhat
Sabrın umut
Tenin sığınak
Adın Berivan ya da Ronahî
Dilinde Kevok ezgileri gizli
Ne prangalar durdurur coşkunu nede sel
Bir özgürlük destanısın, geleceğe dörtnala koşan

Taşlı Yollardan Gül Dökülmüş Yarınlara

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Ne bir gölgesi vardır dinlenebileceğimiz ne de bir kenarında tutunacak dalı.
 
Taşlıdır yol…
 
Dikenlidir…
 
Yürüdükçe ayaklarımız değil, çoğu zaman yüreğimiz kanar.
 
Ama insan yine de yürür.
 
Çünkü insan, her şeye rağmen yarına inanmak zorundadır.
 
Bazen bir avuç umutla, bazen bir dua ile, bazen de sadece “Allah büyüktür” diyerek devam eder yoluna.
 
Geride bıraktığımız her acı, bize hayatın başka bir yüzünü öğretir.
 

Türkiye gibi Toplumlarda Devrimler Düşünüldüğü Gibi Gerçekleşmez

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

düşüncelere göre farklılık gösterirken, aynı zamanda toplumların eğitim nitelikleri, kültür seviyeleri, ekonomik yapıları ve dini inançlara göre de şekillenir. Bu yüzden Anadolu, Orta Doğu ve Müslüman  toplumlarda, devrimler ya hiç gerçekleşmez ya da yüzeysel şekilde yerinde sayar. Dünya ülkeleri üzerinde genel değerlendirme yaparak, Türkiye ve Müslüman ülkelerin devrim ve yeniliklere neden uzak olduklarını anlamaya çalışalım.
 

Nezaketin Eksildiği Zamanlar

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Ben altmış yaşındayım...
Bugün geriye dönüp baktığımda en çok özlediğim şey eski eşyalar ya da eski sokaklar değil; insan ilişkilerindeki incelik, özen ve nezakettir.
Çünkü bir toplumun gerçek zenginliği, teknolojisinin ulaştığı seviye değil; birbirine gösterdiği saygı, anlayış ve merhamettir.
Yaş almak bana şunu öğretti: Haklı olmaktan önce adil olabilmek, konuşmaktan önce dinleyebilmek ve geride iyi izler bırakabilmek...
Belki de bütün ömrün özeti budur.
Evet, yaşımız ilerledi.
Ama bizi gerçekten yaşlandıran yıllar olmadı.

Kâğıttan Gemilerin Battığı Yer… Bölüm 4

Ayhan Çakmak kullanıcısının resmi

Çocukluk…
İnanmanın en duru mevsimidir.
Göğün mavisini gerçekten sonsuz sanır insan. Yağmurun yalnızca toprağı sevdiğine inanır. Rüzgârın yalnızca saçlarını okşamak için estiğini… Gecelerin korkutmak için değil, yıldızları daha iyi görebilmek için karardığını düşünür. Yaşamın sertliğini bilmez daha. Kırılmanın sesini tanımaz. Ayrılığın kokusunu almamıştır henüz. Acının insanın içine nasıl yerleştiğini… Sessizliğin nasıl ağırlaştığını…
Bilmez.

Kumsalın Büyüsü

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Bazı yerler vardır; insan yalnızca görmez, hisseder.

Kumsal da onlardan biridir. Kum taneleri, denizin sonsuz mavisi ve kıyıya usulca vuran dalgalar, doğanın hiç bitmeyen şiirini fısıldar. Her dalga, geçmişten bugüne uzanan bir öykü taşır; her esen rüzgâr, ruhun yorgunluğunu alıp ufuklara bırakır.

Kumsalda yürürken ardımızda ayak izleri bırakırız. Gelgit onları kısa sürede siler. Oysa yaşadığımız güzelliklerin, içimizde bıraktığı izleri hiçbir dalga silemez.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.