Ağ Günlükleri

SONUN NE OLACAK, SÖYLE VATANDAŞ?

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Ömrün harmanında kalmadı başak
Düzenin yolları hepsi bir tuzak
Güneşin altında, gölgeye uzak
Sonun ne olacak, söyle vatandaş?

​Zenginler, şahlar, bir de padişahlar
Sefayı sürerken, yoksul halkta acılar
Zamlarla eridi bizim umutlar
Sonun ne olacak, söyle vatandaş?

​Karanlık çökerken aydınlık güne
Kanma yalan söze, sen bak haline
Akıllı ol, gitme burnun dikine
Sonun ne olacak, söyle vatandaş?

Kâğıttan Gemilerin Battığı Yer… BÖLÜM 2

Ayhan Çakmak kullanıcısının resmi

İlk hayal kırıklığı…
Gürültüyle gelmez. Bir kapıyı çarpıp çıkmaz yaşamdan. Ne gökyüzü kararır ansızın… Ne rüzgâr yön değiştirir… Ne de kuşlar susar.
Her şey olduğu gibidir dışarıda.
Ağaçlar yine yeşildir. Bulutlar yine ağır ağır yürür göğün sonsuzluğunda. Akşam yine usulca iner sokaklara. İnsanlar yine birbirine gülümser.
Ama içeride…

AYŞEGÜL – CANIMIN İÇİ

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Bize ait olan her gün batımı, her kahkaha, her sarılış…
Bugün geriye dönüp baktığımda; hepsi içimde yaşayan, zamana yenilmeyen anılar olarak bana eşlik ediyor.
Seninle paylaştığımız hayat bir roman gibiydi…
Her sayfasında sevgin, emeğin, dostluğun dürüstlüğün, neşen ve birlikte kurduğumuz hayat vardı.
Ve bazı hikâyeler bitmez; sadece kalbin içinde yaşamaya devam eder.
Seni sevmek, sana veda etmekten daha güçlü bir duygu…
Bu yüzden seni uğurlamıyorum; sevgini, sesini, varlığını ömrüm boyunca içimde taşıyorum.

Kadir İnanır'a Halkların Ortak acısı

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi
Düşünüyorum bu gece, bütün şehir uykuya dalmışken senin kişiliğin yansımasıdır Gecede 
Bir memleket türküsü gibi bir bahar dalı gibi taze 
Biraz buruk, biraz keder ama çokça da umutlu 
Sen bir Karadeniz çocuğu inatçılığıyla dik duransın 
Yüreğin Kürt dostu bir kardeşin 
Sıcaklığıyla gepgeniş 
Mazlumun olduğu her yerde 
Her zamanki gibi 
Haklı kavgamızın içinde 
Sen yoldaşsın, sen sesin, sen nefessin, sen cansın 

Binbir Pencereden İnsan

Ayhan Çakmak kullanıcısının resmi

O konuştukça etrafı kalabalıklaşır, herkes onu heyecanla dinlerdi. Amca meseller anlatır, deyişler okur, dünyanın yaratılışından, insanoğlunun gelişimine kadar adeta bir öğretmen edasıyla bilgi verirdi.
Abim bir gün “Amca yaşın hayli ilerledi, bu dünyada ne gördün ne anladın?” diye sorunca, amca da “Bak sabahtan beri bu karşıda uçan kuşları, gelip giden hayvanları, sallanan dal ve yaprakları, durmadan koşturan insanları görüyorum. Dünyada bu pencere gibidir. Bakıp geçip gidiyoruz Kimi iyi görür, kimi hiç görmez, kimi de işine geleni görür.” demişti.

Kâğıttan Gemilerin Battığı Yer/ 1.Bölüm

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

İnsan yaşamı boyunca aslında hep aynı gemiyi yapar. Değişen yalnızca eline aldığı kâğıdın dokusudur. Çocukken umutlarını katlar incecik parmaklarıyla. Bir yağmur birikintisinin kıyısında, dünyanın bütün denizlerini o küçücük suya sığdırabileceğine inanır. Her kat yerinde biraz düş vardır. Biraz merak… Biraz da henüz incinmemiş bir yüreğin duruluğu…
Sonra büyür insan. Kâğıt değişir.

Yeşil Bir Dünya İstiyorum

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Çünkü doğa olmadan ne insan yaşamı mümkündür ne de yaşamın devamı…
Soluyacağımız hava, üzerinde yaşayacağımız bir dünya kalmazdı.
Derler ki:
“Tabiat aşkı, insanın ümitlerini boşa çıkarmayan yegâne aşktır.”
 
Ben;
Betonun değil, bahçelerin çoğaldığı,
 
parkların çocuk sesleriyle dolduğu,
 
Yakıt dumanının değil,
 
oksijenin gökyüzüne karıştığı,
 
Yakılan ağaçların değil,
 
dikilen fidanların konuşulduğu,
 
Doğaya saygının insan olmanın bir parçası sayıldığı
 

Kırk Yedi Yıllık Özlem/ Babam Niyazi Türkmen’e

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Bu cümleyi kurmak bile hâlâ zor. Zaman aktı, mevsimler değişti, hayat kendi düzeni içinde yürümeye devam etti; ama sana duyduğum özlem ne eksildi ne de eskiydi artık. O, yıllarla büyüyen, sessizleşen ama hiç kaybolmayan bir duyguya dönüştü.
Seni düşündüğümde aklıma önce dürüstlük geliyor. Ardından güven ve huzur… İnsanların en zor anlarında onları dinleyen, bir çıkış yolu bulan, gerginliği yumuşatan, sözüyle olduğu kadar varlığıyla da çevresine iyi gelen o güzel insan geliyor.
Sonra çalışkanlığın…

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.