Ali Cemal Türkmen ağ günlüğü

Canım Kızım, Ayça Sinem…

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Hasretim, gönül yaram, her şeyim, ilk göz ağrım, meleğim, güzel yavrum…
 
Sevgili kızım Ayça Sinem,
 
Yarın 15 Ekim…
 
Yıllar önce Ankara Tıp Fakültesi Cebeci Doğum Hastanesi’nin kapısında, uykusuz gözlerle senden gelecek güzel haberi beklediğim o geceyi hatırlıyorum. Gecenin ilerleyen saatlerinde bir hemşirenin müjdesiyle girdin hayatımıza. O an yorgunluğumuzun yerini mutluluk, kaygılarımızın yerini umut aldı. Seninle birlikte dünyamız aydınlandı, hayatımızın anlamı çoğaldı.
 

Akıntının İçinde Kalan Umut

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Hayatın bana ne vereceğinden, benden neleri alacağından habersiz.
 
Belki hayatın bir elinde mutluluk, diğer elinde umut vardı.
 
Ben ise daha yolun başında, hangisinin bana düşeceğini bilmiyordum.
 
Mutluluk mu?
 
Yoksa mutluluğa duyulan umut mu?
 
Şimdi geriye dönüp baktığımda, hayatın bana yalnızca aldıklarını değil, verdiklerini de görüyorum.
 
Beş yaşımdaydım…
 
1967 yılında annem Havva'yı, kardeşlerim Şekernaz ve Gülnaz'ı dünyaya getirirken kaybettim.
 

Eyvallahım Olmaz Sana!

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Kimin gerçekten dost, kimin sadece kalabalık olduğunu…
Kimin sevgisinin karşılıksız, kimin ilgisinin hesaplı olduğunu…
Kimin yanında kendin olabildiğini, kimin yanında kendinden eksildiğini…
Ben de öğrendim.
Hem de kitaplardan değil; yaşayarak, kırılarak, susarak, bazen de yeniden başlayarak…
Bir zamanlar insanları kaybetmemek için çok şey yaptığımı hatırlıyorum. Kırıldığım yerde sustum, haksızlığa uğradığım yerde sabrettim, bazı insanların yanlışlarını görmek istemedim. Çünkü dostluk bozulmasın, gönül kırılmasın, yollar ayrılmasın istedim.
 

Güçlü Kadın mı, Mutlu Kadın mı?

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Hiçbir kız çocuğu güçlü bir kadın olmak için doğmaz.
Onlar masum hayaller kurar; pembe panjurlu evlerin, sevgi dolu bir ailenin, güzel bir hayatın düşlerini kurarlar. Birer prenses gibi büyümek isterler.
Kaderdir onları zamanla “güçlü kadın” yapan.
Tutulmayan sözler, yarım kalan hikâyeler, yaşanamayan mutluluklar, evlat acıları, ayrılıklar ve hayal kırıklıkları…
İnsan, kurduğu hayaller iskambil kâğıtlarından yapılmış bir kule gibi yıkıldığında, enkazın altında ezilmemek için güçlenir.

Gençlerin Hayali, Bir Odaya Sığmasın

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Ama sevincin hemen ardından şu soru gelir:
 
“Nerede kalacak?”
 
İşte bugün birçok gencimizin üniversite yolculuğu bu soruyla başlıyor.
 
Devlet yurdu çıkmayan öğrenci özel yurda yöneliyor. Özel yurt pahalıysa kiralık ev arıyor. Kira, depozito, faturalar, ulaşım ve yemek masrafları derken eğitim, aileler için ağır bir ekonomik yük haline geliyor.
 

Bir Yaz Daha Bitti…

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Takvimler yine Eylül’ü gösteriyor.
 
Ama benim içimde hâlâ 1 Temmuz var.
 
Tam tamına beş koca yıl geçti.
 
Beş yıl…
 
İnsan zaman geçtikçe alışır sanıyor.
 
Oysa bazı acılar alışılacak gibi değilmiş.
 
Bazı özlemler yıllarla değil, yokluğun ağırlığıyla ölçülüyormuş.
 
Seni kaybettiğim o Temmuz günü, sanki hayatımızın en güzel sayfası yarım kaldı.
 
Tam hayallerimizi birlikte yaşamaya başlamıştık.
 

BENİ MİLLET DUYACAK

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

sözümden korkmadan,
sözümü eğip bükmeden,
kimseye yaranmak için değil,
inandığım için konuşacağım.
 
Çünkü bazı sözler vardır;
söylenmezse insanın içine dert olur.
Benim içimde de biriken çok söz var.
Gördüğüm haksızlıklar…
Duyduğum adaletsizlikler…
Unutulan insanlar…
Geleceği elinden alınan gençler…
Emeğinin karşılığını alamayan insanlar…
Hepsi birer cümle oldu içimde.
Ve ben artık o cümleleri susturmayacağım.
Bana susmamı söyleyenler olacak.
“Boş ver…” diyecekler.

Taşlı Yollardan Gül Dökülmüş Yarınlara

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Ne bir gölgesi vardır dinlenebileceğimiz ne de bir kenarında tutunacak dalı.
 
Taşlıdır yol…
 
Dikenlidir…
 
Yürüdükçe ayaklarımız değil, çoğu zaman yüreğimiz kanar.
 
Ama insan yine de yürür.
 
Çünkü insan, her şeye rağmen yarına inanmak zorundadır.
 
Bazen bir avuç umutla, bazen bir dua ile, bazen de sadece “Allah büyüktür” diyerek devam eder yoluna.
 
Geride bıraktığımız her acı, bize hayatın başka bir yüzünü öğretir.
 

Nezaketin Eksildiği Zamanlar

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Ben altmış yaşındayım...
Bugün geriye dönüp baktığımda en çok özlediğim şey eski eşyalar ya da eski sokaklar değil; insan ilişkilerindeki incelik, özen ve nezakettir.
Çünkü bir toplumun gerçek zenginliği, teknolojisinin ulaştığı seviye değil; birbirine gösterdiği saygı, anlayış ve merhamettir.
Yaş almak bana şunu öğretti: Haklı olmaktan önce adil olabilmek, konuşmaktan önce dinleyebilmek ve geride iyi izler bırakabilmek...
Belki de bütün ömrün özeti budur.
Evet, yaşımız ilerledi.
Ama bizi gerçekten yaşlandıran yıllar olmadı.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - Ali Cemal Türkmen ağ günlüğü beslemesine abone olun.