
Önce bir cümlenin içinde görünürler; sonra bir sessizlikte yer edinirler.
Bir bakarsınız, kimseye anlatamadığınız şeyleri onlara anlatırken bulmuşsunuz kendinizi.
İnsan, anlaşılmak kadar görülmek de istiyor aslında.
Kalabalıklar içinde fark edilmek değil bu; birinin, içinizde taşıdığınız kırgınlığı sezebilmesi… Sesinizdeki yorgunluğu duyabilmesi…
“Seni özledim,” diyen birinin varlığı bu yüzden değerlidir.
Çünkü özlenmek, insanın dünyada bıraktığı izin bir başkasında karşılık bulmasıdır.
Hayat, çoğu zaman yüzeyde kurulan ilişkilerle geçiyor.
Sorular bile alışkanlıktan soruluyor artık.
“Nasılsın?” deniyor, cevabı beklenmeden başka cümlelere geçiliyor.
Oysa insan bazen yalnızca gerçekten dinlenmek istiyor.
Bir dost…
Ama sahici bir dost.
Yanında susabildiğiniz biri.
Kendinizi eksiltmeden konuşabildiğiniz… Hatalarınızı anlatırken küçülmediğiniz biri…
İyi günlerde çoğalan insanlar vardır; bir de kötü günlerde sessizce yanınızda kalanlar.
İnsan, zamanla aradaki farkı öğreniyor.
Belki dostluk tam da burada başlıyor:
Birbirini değiştirmeye çalışmadan yaklaşabilmekte…
Yargılamadan dinlemekte…
Bir insanın yükünü tamamen alamasa da ona omuz vermekte…
Hayatın sert tarafları kadar oyunlu taraflarını da taşımalı insan.
Bir kartal gibi dirençli, bir ceylan gibi kırılgan, bir çocuk kadar içten kalabilmeli.
Çünkü insan yalnızca aklıyla yaşamıyor.
Kalbin de kendine ait bir hafızası var.
Bazı sesleri unutmuyor.
Bazı bakışları, bazı cümleleri…
Ve bazı insanlar vardır; geldiklerinde hayat değişmez belki ama insanın dünyaya bakışı değişir.
O zaman insan şunu anlıyor:
Birinin sizi gerçekten özlüyor olması, yeryüzündeki en sessiz ve en güçlü bağlardan biridir.
Ali Cemal Türkmen







Yorumlar
Çok derin anlam ve dokunuşu
Çok derin anlam ve dokunuşu olan bu güzel şiir için elinize ve yüreğinize sağlık.