
"Eee intikam neresinde, kızmışım, sinirlenmemek için bir süre onunla konuşmamışım" diyeceksiniz. Direk soruya geçeyim hemen; peki, o, size kızmış mıydı?..
Belki de kızmamış hatta alttan almaya çalışmıştır...
Peki, biz ne yaptık? Bizi seven birisiyle iletişimi kopardık. Kendimizden onu mahrum bıraktık! Bizim yanımızda mutlu olan kişiyle yani...
İşte bu “intikam alma duygusu” demek diye düşünüyorum.
Davranışımızın arka planında bu duygu gizli öyle değil mi?
Yani intikam denen bir duygu "bizi yönetiyor"
Peki, biz kimiz?
Gelişmiş modern, ilerici, demokrat insan olduğumuzu öne süren varlıklarız!
Peki, kendi kendimizi yönetemezken nasıl gelişmiş, ilerici, demokrat olabildiğimizi sorduk mu hiç kendimize?
Bütün dinler, öğretiler ve bilim, intikamın kötü bir şey olduğundan bahsederken kendimizi daha fazla insanlaşma yolunda çaba göstermeye zorladık mı? Bizi böylesine seven arkadaşlarımızın, akrabalarımızın yerine geçmeye çalışıp "empati" yaptık mı hiç?
Peki, hoşgörü ve sevginin her sorunu çözebileceğini fark edip de sarılmayı denedik mi? Veya onu anlamak için daha fazla çaba gösterdik mi?
Sorularımızı daha da çoğaltabiliriz… Hatta sizin kafanızdan da şunları da sorabiliriz diye bir cümle duyar gibiyim. Bunları yapmadık, ama intikam aldık. Bu anlatılan hikâye hepimizin günlük yaşamımızın bir kesitinden sahneydi sadece.
Böylesine masum bir arkadaş ilişkisini bırakıp bize gerçekten kötü bir şey yapmış olan insana nasıl davranırız kim bilir? İntikam alma ateşiyle yanar!..
Devam etmiyorum.
Sadece yanarız... Sadece kendimizi yakarız. Peki, o kötü insandan intikam almış olduğumuzu farz edelim. O zaman rahatlayacaktık değil mi? Asla değil!
Artık onunla eşitlenmişsinizdir. O olmuşsunuz ondan farkınız kalmamıştır. Onun kadar yanlış biraz daha kaba bir kelimeyle alçak duyguları taşıyor olmuşuzdur yani...
Şimdi yüreğinize dönün bakın sevgiden başka tutunacak neyimiz var ki diye...
Bu okuduğunuz yazı sadece küçük hep de söylenen ama yapamadığımız bilgi.
Sizler daha binlerce bilgiye sahipsiniz bunu da biliyorum.
Peki bir soru sorsam... Bilgili insan "bu mu" demek? Hiçbir işinize yaramıyor oysa!
"Bilinçli insan" ise bu bilgileri kendi üzerinde uygulayan, insanlaşma yolunda adım atmaya çalışan kimseye verilen isimdir. Değil mi?...
Kendimizin farkında olma duygusudur. Kendimize bir başkası olarak bakabilmektir.
Bu bir çabadır ve bir süre sonra tüm davranışlarımızı yürek kontrolünden geçmiş bir bilinç oluşturur.
Yüreğiniz; ışığınız olsun...
Sağlıklı, mutlu, barış içerisinde huzurlu bol bereketli yeni bir yıl hafta sonu diliyorum...
Ali Cemal Türkmen – OCAK 2025







Yorumlar
Tebrikler. Güzel bir yazı
Tebrikler. Güzel bir yazı olmuş. Emeğine ve Yüreğine sağlık. İnsan'ın elinde aslında ilişkilerin durumu. Saygı ve Anlamak zordur. Yakın olanın uzak,Uzak olanın Yakın olması saygı ve Anlamak ile ilişkili. Yaptıklarımıza (intikam) aslında bazı kişileri ve STK lardan uzaklaşmak aslında karşı tarafa değil kendimizden uzaklaşmak, yanlızlaşmaktır. Saygılarımla.
Ben teşekkür ederim sagolun
Ben teşekkür ederim sagolun