Denemeler

Taşlı Yollardan Gül Dökülmüş Yarınlara

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Ne bir gölgesi vardır dinlenebileceğimiz ne de bir kenarında tutunacak dalı.
 
Taşlıdır yol…
 
Dikenlidir…
 
Yürüdükçe ayaklarımız değil, çoğu zaman yüreğimiz kanar.
 
Ama insan yine de yürür.
 
Çünkü insan, her şeye rağmen yarına inanmak zorundadır.
 
Bazen bir avuç umutla, bazen bir dua ile, bazen de sadece “Allah büyüktür” diyerek devam eder yoluna.
 
Geride bıraktığımız her acı, bize hayatın başka bir yüzünü öğretir.
 

Nezaketin Eksildiği Zamanlar

Ali Cemal Türkmen kullanıcısının resmi

Ben altmış yaşındayım...
Bugün geriye dönüp baktığımda en çok özlediğim şey eski eşyalar ya da eski sokaklar değil; insan ilişkilerindeki incelik, özen ve nezakettir.
Çünkü bir toplumun gerçek zenginliği, teknolojisinin ulaştığı seviye değil; birbirine gösterdiği saygı, anlayış ve merhamettir.
Yaş almak bana şunu öğretti: Haklı olmaktan önce adil olabilmek, konuşmaktan önce dinleyebilmek ve geride iyi izler bırakabilmek...
Belki de bütün ömrün özeti budur.
Evet, yaşımız ilerledi.
Ama bizi gerçekten yaşlandıran yıllar olmadı.

Kâğıttan Gemilerin Battığı Yer… Bölüm 4

Ayhan Çakmak kullanıcısının resmi

Çocukluk…
İnanmanın en duru mevsimidir.
Göğün mavisini gerçekten sonsuz sanır insan. Yağmurun yalnızca toprağı sevdiğine inanır. Rüzgârın yalnızca saçlarını okşamak için estiğini… Gecelerin korkutmak için değil, yıldızları daha iyi görebilmek için karardığını düşünür. Yaşamın sertliğini bilmez daha. Kırılmanın sesini tanımaz. Ayrılığın kokusunu almamıştır henüz. Acının insanın içine nasıl yerleştiğini… Sessizliğin nasıl ağırlaştığını…
Bilmez.

Kumsalın Büyüsü

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Bazı yerler vardır; insan yalnızca görmez, hisseder.

Kumsal da onlardan biridir. Kum taneleri, denizin sonsuz mavisi ve kıyıya usulca vuran dalgalar, doğanın hiç bitmeyen şiirini fısıldar. Her dalga, geçmişten bugüne uzanan bir öykü taşır; her esen rüzgâr, ruhun yorgunluğunu alıp ufuklara bırakır.

Kumsalda yürürken ardımızda ayak izleri bırakırız. Gelgit onları kısa sürede siler. Oysa yaşadığımız güzelliklerin, içimizde bıraktığı izleri hiçbir dalga silemez.

Zarafetin Sessiz Gücü

Nurcan Balıbey kullanıcısının resmi

Zarafetin Sessiz Gücü

Günümüz dünyasında giyim, yalnızca bedenimizi örten bir araç olmaktan çıkıp, kimliğimizi ve duruşumuzu yansıtan bir dile dönüşmüştür. Ancak bu dil, giderek daha fazla gösterişin ve dikkat çekme arzusunun gölgesinde kalıyor. İnsanlar çoğu zaman kendilerini ifade etmenin yolunu, daha fazla görünmekte, daha fazla dikkat çekmekte arıyor. Oysa zarafet, görünürlükte değil; ölçülülükte saklıdır.

Kâğıttan Gemilerin Battığı Yer… Bölüm 3

Ayhan Çakmak kullanıcısının resmi

Geçmiş…
Hiçbir zaman bütünüyle gitmez. Gittiğini sanırsın yalnızca. Arkana dönmeden yürüdüğünü… Kapıları usulca kapattığını… Eski defterleri çoktan kaldırıp unuttuğunu…
Sanırsın.
Oysa geçmiş insanın ardında kalan bir yol değildir yalnızca. İçinde yaşamayı sürdüren sessiz bir kıyıdır. Dalgaları hiç dinmeyen… Rüzgârı hiç kesilmeyen… Akşamı hiç tamamlanmayan bir kıyı…
Ben bazen bunu denizin kıyısında anlıyorum.
Bir dalga çekiliyor. Arkasından bir başkası geliyor. Sonra bir yenisi… Hiçbiri aynı değil. Ama hepsi aynı denizden.
Anılar da öyledir.

Kâğıttan Gemilerin Battığı Yer… BÖLÜM 2

Ayhan Çakmak kullanıcısının resmi

İlk hayal kırıklığı…
Gürültüyle gelmez. Bir kapıyı çarpıp çıkmaz yaşamdan. Ne gökyüzü kararır ansızın… Ne rüzgâr yön değiştirir… Ne de kuşlar susar.
Her şey olduğu gibidir dışarıda.
Ağaçlar yine yeşildir. Bulutlar yine ağır ağır yürür göğün sonsuzluğunda. Akşam yine usulca iner sokaklara. İnsanlar yine birbirine gülümser.
Ama içeride…

Kâğıttan Gemilerin Battığı Yer/ 1.Bölüm

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

İnsan yaşamı boyunca aslında hep aynı gemiyi yapar. Değişen yalnızca eline aldığı kâğıdın dokusudur. Çocukken umutlarını katlar incecik parmaklarıyla. Bir yağmur birikintisinin kıyısında, dünyanın bütün denizlerini o küçücük suya sığdırabileceğine inanır. Her kat yerinde biraz düş vardır. Biraz merak… Biraz da henüz incinmemiş bir yüreğin duruluğu…
Sonra büyür insan. Kâğıt değişir.

Sol kolum

veysel otunç kullanıcısının resmi

 
Yazıyı Naime öğretmenim gönderdi.
Yazı başlığını ben koydum.
Sevgili Naime diyor ki:
“Sevgili Veysel Otunç,
Bu satırları Haşim Otunç Abi’min ölüm yıl dönümünde yazmıştım. Sosyal sayfamda yayınlamak isterdim.
Ancak malum sebeplerden dolayı (devlet (!) memurluğum, ortamın ‘cadı avı dönemi’ oluşu, hakkımızdaki soruşturmalar…) yayınlayamadım.
Sevgiyle kalın hepiniz.
Üzgünüm çok…”

DUVAR YAZISI EDEBİYAT KAYINTISI LVI

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
 
DUVAR YAZISI EDEBİYAT KAYINTISI
LVI
 
Madde 551: “Yaratmaktan kaynaklanan zevk dışında gerçek bir zevk yoktur. Kişi kurşun kalemler, çizmeler, ekmek ve çocuk, yani insan üretebilir, yaratıcılık yoksa gerçek bir zevk yoktur, korkuyla, acıyla, vicdan azabı ve utançla bağlantısı olmayan bir zevk yoktur.” der Tolstoy.
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Denemeler beslemesine abone olun.