
Çünkü doğa olmadan ne insan yaşamı mümkündür ne de yaşamın devamı…
Soluyacağımız hava, üzerinde yaşayacağımız bir dünya kalmazdı.
Derler ki:
“Tabiat aşkı, insanın ümitlerini boşa çıkarmayan yegâne aşktır.”
Ben;
Betonun değil, bahçelerin çoğaldığı,
parkların çocuk sesleriyle dolduğu,
Yakıt dumanının değil,
oksijenin gökyüzüne karıştığı,
Yakılan ağaçların değil,
dikilen fidanların konuşulduğu,
Doğaya saygının insan olmanın bir parçası sayıldığı
bir dünya istiyorum.
Mermilerin, bombaların değil;
beyaz güvercinlerin ve kuşların göğe yükseldiği,
Yıkılan dostlukların yerine
sevginin yeniden filiz verdiği,
Acının yerine huzurun,
ötekileştirmenin yerine kardeşliğin büyüdüğü,
İnsanların, doğadaki canlılar gibi
birlikte ve uyum içinde yaşayabildiği
bir dünya istiyorum.
Bilgiden yoksun değil,
bilgiyi çoğaltan insanların olduğu,
Okumanın değer gördüğü,
düşünmenin cesaret olduğu,
Sevgiden uzak değil,
sevgi dağıtan yüreklerin çoğaldığı,
İnsanların birbirine çiçek gibi davrandığı
bir dünya istiyorum.
Doğayı tüketenlerin değil,
onu koruyanların çoğaldığı,
Kuruyan toprağın yerine
fidanların kök saldığı,
Yeşilin sadece bir renk değil,
geleceğe bırakılmış bir umut olduğu
bir dünya istiyorum.
Ali Cemal Türkmen







Yorumlar
Değerli Ali bey;
Değerli Ali Bey;
Çok güzel bir yazı olmuş.
Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Ne de güzel anlatmışsınız doğaya ve insanlığa olan sevginizi.