Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên xwe li ser newqa  xwe girêdabûn. Destên wî hişk û bi damarên mor  nixumandî bûn. Devê wî yê bêdiran vekirî bû û weku şikeftek tarî dixuyayî.Her carê ku bêhna xwe dikişand , dengekî fîtikî ji qirika  wî derdiket.Nexşên rûyê  wî tev qermiçî bûn û gepên wî  çûbûn xwarê.Enîya wî fireh û  xetên kûr lê bûn.Du birîyên stûr weku devîyan ketibû ser  çavên wî. Ew çavên hişîn û bêronî ku ketîbûn kortê.

Kumsalın Büyüsü

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Bazı yerler vardır; insan yalnızca görmez, hisseder.

Kumsal da onlardan biridir. Kum taneleri, denizin sonsuz mavisi ve kıyıya usulca vuran dalgalar, doğanın hiç bitmeyen şiirini fısıldar. Her dalga, geçmişten bugüne uzanan bir öykü taşır; her esen rüzgâr, ruhun yorgunluğunu alıp ufuklara bırakır.

Kumsalda yürürken ardımızda ayak izleri bırakırız. Gelgit onları kısa sürede siler. Oysa yaşadığımız güzelliklerin, içimizde bıraktığı izleri hiçbir dalga silemez.

Kâğıttan Gemilerin Battığı Yer/ 1.Bölüm

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

İnsan yaşamı boyunca aslında hep aynı gemiyi yapar. Değişen yalnızca eline aldığı kâğıdın dokusudur. Çocukken umutlarını katlar incecik parmaklarıyla. Bir yağmur birikintisinin kıyısında, dünyanın bütün denizlerini o küçücük suya sığdırabileceğine inanır. Her kat yerinde biraz düş vardır. Biraz merak… Biraz da henüz incinmemiş bir yüreğin duruluğu…
Sonra büyür insan. Kâğıt değişir.

Furkan Çirkin’in Yeni Şiir Kitabı “İncelikle Yontulmuş Bir Hiçlik”,

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Furkan Çirkin, 2022’den bu yana uzun süreli bir sessizlikten sonra, ustalıkla ve “incelikle yontulmuş” şiirlerle geri dönüyor. “Dalgaların ülketıraş olup ülkeleri dört yandan yontması” gibi, bu şiirler de “dosta, düşmana, aşka yenildikten sonra” “kendine vurup, kendini yontarak” “dört yandan ve dört nala özgürleştiriyor.” Furkan Çirkin, bu kitabında “az”a “öz”e odaklanıyor, “Ah artık hiçbir heykeltıraşın vakti yok durup ince ince kendini yontmaya” gibi mısralarıyla hem bazı şairlere selam çakıyor hem de günümüzün naylondan ve hızlı yaşam şeklini, varoluşçu bir açıdan eleştiriyor.

Anlatamamak

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Acıyı anlatmadan
Tutuşmuşlar ele ele korkudan
Titriyor bedenleri
Soğuk şimdi dokunmuyor onlara
Birazdan dokunacak bombalar kadar
Dokunmuyor ölüm onlara
Hiçbirinin bir hikâyesi yok
Gün gecesini bekliyor
Çok yukarılarda
Bir el bir uçağın içinde dokunacak
Sonrasında sana anlatmam gereken
Acı yapışacak el ele tutuşan bedenlere
İşte bütün bunların 
Bileşkesinden çıkandır
Hikâyesi çok sonradan yazılandır
O bedenlerin yaşadıklarına
Söylenen şeyin
Adıdır ölüm
 

‘Dengbejin Dönüşü’nün Yolculuğu /Mümin Ağcakaya

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Siverek’ten başlayarak Diyarbakır, İzmir ve Ankara’ya uzanan yolcuğu önümüzdeki süreçte birçok ile daha uğrayacak. Bu yolculuklarda dengbejlerin de katılması etkinliklere farklı bir anlam kattı. Okur- yazar buluşmaları sadece kitap tanıtımını ve satışını amaçlamadı. Sözlü kültürün taşıyıcıları olan dengbejlerin önemine ve dengbejliğin yaşatılmasına dikkat çekme amacı güttü.
‘Okur-yazar buluşmalarına dengbejler ayrı bir renk ve zenginlik kattı’

Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis tereyağlı(!) yemekler pişiririz, zorla yediririz. Üstüne de sunarız ekşimiş ayran, kurtlu kiraz. Çalar teneke orkestra, söyler kurbağa solist; deriz buna caz!

Aynalı Yazı/ Erhan TIĞLI

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Orhan Veli süslenme meraklısı, toplumsal olaylarla ilgilenmeyen kadınlardan birini şöyle anlatır:
“Ne atom bombası ne Londra konferansı
Bir elinde cımbız bir elinde ayna
Umurunda mı dünya!”
Cahit Sıtkı Tarancı da Otuz Beş Yaş Şiiri’nde aynalara kızar:
“Neden böyle düşman görünürsünüz
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar” diye sorar.
Barış Manço’nun bir şarkısının adı “Aynalı Kemer” dir.
Aynanın yere düşmesi, kırılması uğursuzluk sayılır. Bir türküde aynanın yere düşmesi bakın nasıl ele alınıyor:

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü beslemesine abone olun.