Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü

Salacalı Hamdi Efendi/ Veli BAYRAK

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Çoluk çocuğu yok Salacalı Hamdi Efendi’nin. Hiç evlenmemiş. Emekli olunca kendisine Habeş cinsi bir kedi alıp onunla yaşamaya başlamış. Ama işte olacak bu ya herkes Salacalı Hamdi Efendi’den kötü haber beklerken kedisi ölmüş. Bir var ki kediyi normal gömmek istememiş Hamdi Efendi. Muhtara da bu yüzden gitmiş.
Kapıda karşılamış onu muhtar. Ne de olsa seçmeni. Bir yudum çay içtikten sonra Hamdi Efendi, “Bizim kedi,” demiş, “sizlere ömür. Bir var ki öylesine gömüp ayrılmak istemiyorum ondan. İmam Efendi’yle bir konuşsan da Salaca Camisinden kaldırsak şunun naaşını.”

Zamanın İzi/ Sidem SAMSUN

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

“Neyse ki gülün yapraklarını yolmadan yetiştin,” dedi Murat, eliyle banktaki gül yapraklarını yere attı, yana kayarak yanında Berna’ya yer açtı.
“Keşke gülün yaprakları yerine dikenlerini koparsaydın,” dedi Berna gülün sapındaki dikenlere dokunmamaya çalışarak. “Dikenler batarsa acıtır.”
“Onları sen gelmeden törpüledim. Mesela, neden buluşmamıza geç kaldığını sormayacağım.”
“Bütün gün somurtmanı istemem Murat. Evde taşınmadan önce son bir işim kalmıştı onu hallettim. Sinan’ın eşyalarını koliledim, sonra da kapıcıya bıraktım, çünkü yeni evimde onları istemiyorum.”

Hiçbir Yer/ Heybet Akdoğan

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Artık nerede duracağımızı bilemiyoruz: Hangi mekânın içinde, hangi gökyüzünün altında, hangi düzenin yanında, hangi kargaşanın kaosunda… Soruları çoğaltmak mümkün. Fakat tüm soruların aynı gerçeği yansıttığı bir hakikat. Kim olduğumuzu bilmediğimiz müddetçe sorular etrafında dönüp dolaşmak kaçınılmaz oluyor. Zaten kim olduğumuzu bilseydik, durmamız gereken yerde olacağımız muhakkaktı. Durumumuz böyle olmadığı için, soru işareti eklediğimiz tüm cümleler bizi ele veriyor.

Hayat/ Gün Semray

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Babam, annemi döverdi. Babam beni, abimi döverdi. Ben o yaşlarda babalar döver diye biliyordum. Babalar döver…
Anneler olmayınca, evlerin yalnız dört duvardan ibaret olacağını da, annem gidince öğrenmiştim. Sabahları “Elinizi, yüzünüzü yıkayın, kahvaltı hazır” diyen olmadığı gibi, günlerce aç kalsan, “Aç mısın” diye soranın da olmadığını öğrendim. Öğrendiklerim içinde canımı en çok yakan şey ise, anne kokusu olmayınca, çocuklar kaç yaşında olursa olsun, büyüdüğüydü.
Ben altı yaşında büyüdüm.

70 Yazardan 14 Şubat Dünya Öykü Günü için ortak öykü

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Cingöz’ün havlamasıyla uyandım. Yataktan çıkmak istemiyordum ama gözüm saate ilişince iğne yemiş gibi fırladım. 
 
“Geç kalıyoruuuuum!” diye bağırdım. 
Annem kinayeli bir ses tonuyla mutfaktan yanıt verdi. 
“Neden acaba?” 
Biliyorum, geç yattığım için uyanamamıştım. Hemen çıkmazsam ders ziline yetişemeyecektim.Annemin sesi bu kez buyurgan çıkmıştı. 
“Kahvaltı etmeden okula gidilmez.” 
 

Birleşmiş Milletler ve Kürdler

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi
 
Yazar, Kürt sorununda yeni ve önemli bir alana dikkat çekerek Kürtlerin uluslararası hukukunu ve “Birleşmiş Milletler Yerli Halkların Hakkı” maddelerini Kürtçe ve Türkçeye çevirerek sosyolojik, politik ve hukuksal okumalar yapıyor. Kürtlerin dört parçada ve diasporadaki son 20 yıllık varoluş mücadelelerinin analizini yaparken uluslaşma sürecindeki açmazları yorumlayıp uluslararası hukuka uygun perspektifler sunuyor.
 

Bana ne yaptınız? Mehmet Tepebaşı

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Hele bir de sorguya alınacak başka insanın bulunmayışı (beni kınamayın ne olur!) işkence seanslarımın bitmez bilmez sürelere yayılması, zaman geçtikçe vücudumun iyice iflas etmesine neden oluyor. Yaşam bir çelişkiler toplamıymış şimdi daha iyi anlıyorum. Sorguya alınacak başka arkadaşımın olmayışı, beni gerçekten mutlu ediyor. Bu iki ayda şunu öğrendim ki, insan başkalarına yapılanları ve onun çektiği acıları taşıyamıyor.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

Feyza Eren’den Akdeniz’e Lirik Bir Güzel...
  Uzun yıllardır sanat yaşamını ABD’de sürdüren Feyza Eren, “Vedadır Belki” adlı, tekli çalışmasıyla yeniden...
80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...
RSS - Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü beslemesine abone olun.