Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü

Bir Varmış Bir Yokmuş 2. Bölüm/ Şehriban Tuğrul

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 Anlatacağı masalları veya hikâyeleri gizli tutar, bir anlattığını tekrar anlatması için araya haftalar koyardı. Yani anlatılanın tadı, damağınızda kalırdı. Nereye gitse tandır başı onundu. Minderin üstüne yerleşir, sırtını tandırın duvarına dayar, sessizce bekler, herkes susup ona gözünü dikince öksürerek boğazını temizler, başlardı anlatmaya… Loş ışıkta oturan dinleyicilerine, “Bu gece, Kuru Kafa masalını anlatacağım!” deyince çocuklar ürpererek annelerine sokuldu. Anneler, onları şefkatle kucaklayıp, atkılarıyla üstlerini örttüler.

Bir Varmış Bir Yokmuş 1. Bölüm/ Şehriban Tuğrul

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Tandırdan çıkan alevlerle karşılaşınca, teslim oluyor yumuşuyordu. Gelenler evin hayatında, üzerlerindeki karı çırpıyor, ıslanmış, dişleri birbirine vurur halde acele içeri giriyorlardı. Sofada, onları yüzlerine çarpan sıcaklık karşılıyordu. Birbirleriyle selamlaşıp kilimlere, yün minderlerin üzerine tünüyorlardı. Çocuklar, tandıra yakın en iyi yeri kapma yarışına giriyor, çocuklarını kucaklarına alan anneler, çıkan curcunayı bastırıyordu.
 

Öykü yazarı Yalçınkaya'nın ilk romanı: Elma Çiçeği/ Ganime Gülmez

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Her şeyi, bir başka yaşarız bu diyarlarda.
Belki sürekli kaçanızdır, yaşadıklarımızın altını çizmekten. Geçmişimize, kendimize, neden burada olduğumuza uzaklaştıkça uzaklaşanızdır. Yabancılaştıkça yabancılaşanızdır...
Gelinen yere adapte olmak, gelinen yerdekilerle aynılaşmayı gerektirir belki. Yabancı bir ülkede, bir avuç tanıdık olmak; eski tanıdıklarımızla dahi tanınmazlaştırır belki bizi ve hayatı. Belki!
Kaçanızdır tüm bunlardan belki, koşanızdır yeni edineceklerimizin peşinden. Kaybolanlarızdır! Belki...

Dersim\ Ozan Garip Şahin/ Ganime Gülmez

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Duyduğumuz ilk sözcük
Adımızı bilmeden önce...
Binlerce yıla\ Binlerce mevsime yayılmışsa acımız...\ Ve hâlâ\ Ecelsiz ölüyorsa\ mazlum canlarımız...\ Ve hâlâ\ Mezarlarından çıkarılıp\ Yakılıyorsa ölülerimizin kemikleri...\ Ve parçalanıyorsa mezar taşlarımız...\ Ve hâlâ kanatılıyorsa\ Kabuk bağlamamış yaralarımız...\ Hiç kimse beklemesin bizden susmamızı\ Ve yapılan zulmü unutmamızı...
~~~~

Göçmen İşçi / Akademisyen Gönüllü Sürgün*

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Sen doğduğum\ Ergani şehrim\ Biliyorum ben de suçluyum sana karşı\ Yetiştirdiğin doğana ve zenginliklerine\ Dünyanın belki daha görüp şahit olmadığı\ O yanık kaval çalan dertli Hafız’ına\ Çıkmadık sahip bu değerli insanlarına\ O güzel toprak bağ ve bahçelerine\ Seni de talan ettiler o malum düşmanların\ Mağrur duruşunla olan tüm güzelliklerini...

Babaeskili yazardan 4 ayda 3 kitap

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Bir çocukluk aşkının yıllar sonra yeniden canlanmasını ve ihanetin yalnızlığının anlatıldığı hikâyenin devamında ayrılık sonrası kahramanların yaşadıkları ve başlarına gelenler anlatılıyor. 
Genç yaşta aşk sandığı duyguyla evlenen ama aşkı, sevgiyi, ilgiyi hiç yaşayamayan bir kadının 40 yıl sonra karşılaştığı ilkokul arkadaşının duygularına kapılıp ‘’sakın elimi bırakma senin sevgine çok ihtiyacım var’’ demesiyle başlayan aşk fırtınası maddi düşünce ve kaygılar işin içine girince yerini gitmeye bırakıyor.   

Edebiyat ve Söyleşi 2/ Tamer Uysal

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Hikmet Çetinkaya’ya göre röportaj yazısı günümüzde pek bilinmemekte röportaj dendiğinde söyleşi anlaşılmaktadır. (Söyleşi mi, Röportaj mı?, Atilla Girgin, Der Yayınları, 2007) Röportaj gazeteciliğe en yakın tür olarak görülmekte, gazetecilik ve edebiyat arasında bir yerde duran bir yazı türü olarak tanımlanmaktadır. Röportaj makale, deneme, sohbet, fıkra, eleştiri ve haber yazısı gibi bir gazete metni  (yazısı) türü olarak edebiyattan beslendiği için bir edebiyat dalı olarak da kabul edilmektedir.

Edebiyat ve Söyleşi 1/ Tamer Uysal

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Bilinen en eski dergi, 1663'te Hamburg’da yayımlanan edebiyat ve felsefe dergisi Erbauliche Monaths Unterredungen'dir. Magazine (dergi)  ismini ilk kullanan Edward Cave’nin editörlüğünü yaptığı 1731'de Londra’da yayınlanan ve ilk genel kültür dergisi The Gentleman’s Magazine’dir. Arapça kaynaklı makhazin (ambar) isminden türemiş askeri kökenli materiel (askeri ambar) İngilizce isim kökenidir. Resimli haber dergilerinin öncüsü ise Berlin’de 1892’de yayınlanan Berliner Illustrirte Zeitung’tur. Dergi haftalık olayları fotoğraflarla yayınlanan röportajlarla birlikte vermekteydi.

Sürgündeki Komünar Kadinlar*/Ganime Gülmez

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Öncesi olan ve 72 günlük ömründe de, nice pratiklere sahne olan Paris Komünü’nün bedeli; sadece 72 gün öncesi ve içerisindeki savaşlarla sınırlı kalmamıştır. 5 yılı aşkın bir süre boyunca, neredeyse bir “Komünar Soykırımı” gerçekleştirilmiştir. Ardından Komünarlar, yerlerinden-yurtlarından edilmiştir. 1872 ile 1878 yılları arasında yaklaşık 4200 kişinin ve Kadın Komünarlar’ın da gönderildiği, Avustralya açıklarındaki bir takımada olan Yeni Kaledonya; bir ceza kolonisi olarak kullanılmıştır.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

Feyza Eren’den Akdeniz’e Lirik Bir Güzel...
  Uzun yıllardır sanat yaşamını ABD’de sürdüren Feyza Eren, “Vedadır Belki” adlı, tekli çalışmasıyla yeniden...
80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...
RSS - Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü beslemesine abone olun.