Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü

Sürgündeki Komünar Kadinlar*/Ganime Gülmez

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Öncesi olan ve 72 günlük ömründe de, nice pratiklere sahne olan Paris Komünü’nün bedeli; sadece 72 gün öncesi ve içerisindeki savaşlarla sınırlı kalmamıştır. 5 yılı aşkın bir süre boyunca, neredeyse bir “Komünar Soykırımı” gerçekleştirilmiştir. Ardından Komünarlar, yerlerinden-yurtlarından edilmiştir. 1872 ile 1878 yılları arasında yaklaşık 4200 kişinin ve Kadın Komünarlar’ın da gönderildiği, Avustralya açıklarındaki bir takımada olan Yeni Kaledonya; bir ceza kolonisi olarak kullanılmıştır.

Dangalak/ Ganime Gülmez

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

En üst perdelerden methiyeler dizip, kişileri tarihe adı geçen kişilerle benzeştirerek ‘ölümsüzleştirme’ çabaları ürkütüyor beni.
Ya da, adı bir şekilde zaten tarihe geçen kişileri en seviyesiz, en kokuşmuş tarih çöplüklerine atma çabaları, yaşarken ‘öldürme’ çabaları da ürkütüyor beni.
Belirtmeden geçemeyeceğim; Oruçoğlu da bu iki ucun, farklı farklı zamanlarda, tekrar tekrar yaşatıldığı yazarlardan biri oldu.

Tabuları Yıkmak / Şehriban Tuğrul

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 

Sevgiyle birleşen ellerimiz ve dudaklarımızdaki kocaman gülümsemeyle, mutluluğumuzu paylaşan kalabalığa karışıyoruz. Sunulan şerbetle bisküvileri iştahla yerlerken:  “Hayırlı olsun, bir yastıkta kocayın,” dileklerinin samimiliği sarıyor ikimizi. Yanlarına vardığımız genç kızlar; yerleri süpüren, göğsü ve kolu açık, pulla işli kırmızı elbiseme dokunuyor, kuaförde yapılan saçlarıma ve makyajıma hayran hayran bakıyorlar. Onların yanağını okşuyor “Darısı başınıza!” diyorum. Kaçamak gülümseyip, “istemem, yan cebime koy” der gibi başlarını yere eğiyorlar.

Palamarkalı Kadınlar

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kadın cahil, gariban bir köylüydü. On iki kişilik bir aileye gelin geldiğinde daha on dörttü yaşı, komşu köyden gelin gelmişti. Kocası ondan bir yaş büyüktü, köyün diğer erkekleri gibi, neredeyse tüm zamanını köy kahvesinde pişpirik, oynayarak geçiren biriydi. Ailenin üçüncü geliniydi kadın. Otuz beş yaşında altıncı çocuğuna hamileydi.

Bir Yerde Bir Hata! (Dibneyen Zekâlar)

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

“Ne münasebet!”
“Ne dedin sen ne dedin?”
“Ne alaka?” dedim.
“Anladım, yine geçmiş zaman odası ziyareti… Kaç kez uyardım seni; yakalanacaksın sonunda! Ne zevk alıyorsun bunlardan? Geçmiş odası lensleri gözünde hep...
“Seviyoruz kızım! Geçmişimizi seviyoruz, ecdadımızı merak ediyoruz sonuçta.”
“Universal translators programımı güncelledim; anlıyorum söylediklerini, dikkat et!”

Tuzluçayır’da Bir İlk Bahar/Tekin Ercan

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

beyazı sararmış
siyahı grileşmiş
tarih belirsiz
 
belli ki
erken kutlanmış
bahar
bir kiraz ağacının altında
sen ben birkaç dost
bir arada
 
kaçamak bakmışım
başka bahçelerde açmış
çiçeklere........
 
Tuzluçayır'da bir ilk bahar
 
kavgaya ve direnmeye
yemin ettiğimiz çağlar
bilge adamlar
bilgece dokumuştu
kumaşımızı
 
gece kondu çatılarında
ürkek serçeler
sırça saraylarında
nafaka kaygısı yok
bilirler ki

Müzikte, Sinemada ve Edebiyatta 2000 Sonrası Arabesk Yeniden

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

NotaBene Yayınlarından çıkan derlemede 17 yazar; 2000'li yıllarda arabeskin edebiyat, sinema ve müzikte nasıl yenilendiğini ve mevcut ekonomik/politik iklimden nasıl beslendiğini ele alıyor. Çalışmada “İsyanın dili arabesk mi? Arabesk, rap müzikle nerede tanıştı? Nostalji arabesksiz yapamıyor mu? Müslüm filminin üstünü çizmeden altını çizmek mümkün mü? Neden edebiyatın sokaklarında ‘Bangır Bangır Ferdi Çalıyor?' Behzat Ç. çilekeş mi, çaresiz mi, Che mi?” gibi sorulara yanıt aranıyor.

Umut Gömücüler/Mevlüt Âsar

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Birden, omuzuna konan bir elin ağırlığını fark etti. Oteldeki iri taşlı altın yüzükten ve burnunu dolduran ağır losyon kokusundan, gelenin yayın evi sahibi Volkan Taşkın olduğunu anladı. Midesi bulandı, yine de gülümsemeye çalıştı. Adamın “Ne düşünüyorsun?” sorusuna karşılık bir an gerçekten ne düşündüğünü onun suratına haykırmak istedi, sonra vazgeçip kuru bir “Hiç”le geçiştirdi. Belleğinde canlanan bir önceki gece ye ait resimler midesindeki bulantıyı artırınca, iki elini birden karnına bastırdı. Adam, ”Heyecandan,” dedi kaygısızca, “Sakin ol!”

Belki Ararsın/öykü/ Mevlüt Âsar

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Oysa ne çok sevmiştim onu. Üniversite de tanışıp birbirimizi sevmiştik. O, okulu bitirip Köln’de iyi bir iş bulunca, öğrenimi bırakıp onun peşine takılarak Berlin’den Köln’e gelmiştim. Onu çılgınca seviyordum, istese onunla dünyanın öbür ucuna giderdim. O zaman başım bulutlardaydı. Sevgiyi, aşkı önemsemeyen, kadın erkek ilişkisini cinselliğe indirgeyen arkadaşları anlamıyor, onları küçümsüyordum. Onlar da beni fazla romantik ve tutucu buluyorlardı. Yoksa onlar mı haklıydı? Çıkmalıyım, birahaneye gecikirsem patron yine rezillenir….

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü beslemesine abone olun.