Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü

'Araplara Satılan Kıbrıslı Türk Kızları''/Neriman Cahit

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kıbrıs tarihinin bu az bilinen sayfalarına ışık tutanların başında emekli edebiyat öğretmeni ve yazar Neriman Cahit geliyor. Neriman Cahit hiç bilmedikleri diyarlara, hem de satılarak gönderilen kızların öykülerini topladı ve “Araplara Satılan Kızlarımız” adlı bir kitapta yayımladı. Bu öyküler ayrımcılığın, yoksulluğun ve acımasızlığın öyküleri; nice çocuk gelinin öyküsü gibi.
FİLİSTİNLİLERE SATILAN KIZLAR

Dilenci Adam

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Dilenci Adam*
Bir ayağı topal, saçları dökülmüş, kafası kabak gibi ortaya çıkmış, elli yaşlarında, bedenen çökmüş bir adam, sabahtan beri bir o kaldırımda bir bu kaldırımda avuç açmış dileniyordu. İyi giyimli bir kadın çantasından çıkardığı bir miktar parayı kendisine verdi. Adam, kadının ayaklarına kadar eğilerek parayı alıp cebine koydu. Bir de dua okudu ama kadın çoktan uzaklaşmıştı.
Soğuğa rağmen sokaklar insan kaynıyordu.

Mavi ve ‘’Bizim Kadınlar’’ Bekir Sıtkı Keçeci

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Orta şekerli kahvesini yudumlarken, akıllı telefonunun not defteri uygulamasını açtı ve kafasından geçen dizeleri yazmaya başladı.
*
‘’Kapınıza gök maviler/ Sarışın günler/ Bırakmak isterdim /Lakin vakit kış/Hava tenha/ Hayat pusuda /Ve ben dişil bir acının/ Rahminde / Sancılı bir tohumum…’’
*

Mor Sümbüllü Yıllar

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

     Birinci Bölüm
 
Güneşin ışıkları yüzünü yalayınca garip bir haz duydu. Özgürdü artık! İçindeki hücrelerine kadar yayılan özgürlük duygusuyla başını göğe kaldırıp gülümsedi. Yürüyeceği uzun yol kendini bekliyordu.  Cezaevi çok geride kalmıştı, dikkatle sokakları incelerken şaşaladı birden. “Her yer ne kadar çok değişmiş!”

Düşsellik

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Onca yoksunluğa ve acılara karşın kin gütmeyi de bilmiyorlardı.
Önce ses vardı, sonra renkler ve sonsuz evren. Bir sır gibi duran tarihin içinden topluyorum Mezra Botan acılarımı. “İkra!” demedi bize Cebrail. Biz Tanrı’nın üvey evlatları, masallarımız korku, ezgilerimiz ağıt olmaktan çıkmazken binlerce yıldır anamızın diline tutunuyoruz.

Kahve

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Oturalım şöyle boğaza karşı.
Gemileri seyredelim,
Martılara el sallayalım,
Rüzgârın sesini dinleyelim,
Yamaçtan savrulan gelincikleri öpelim,
Uzaktan gelen manolya kokularını içimize çekelim.
Gel seninle bir kahve içelim biz.
Şöyle gelmişi, geçmişi
Ve şimdiyi konuşalım.
Bir ömrü nasıl yaşadığımızı,
Bu aşkı nasıl harcadığımızı anlatalım kuşlara,
Hepsini bir keşkeye sığdıralım.
Ya da dur, hiç konuşmayalım biz.
Ayrılığı alnından öpelim
Ve bir daha hiç karşılaşmayalım.
 

Bir Balkan Esintisi Bayrampaşa

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Artık ne soğuk engeli tanırlar ne yağmur ne çamur. Kirlenmenin olmadığı zamanlardır. Ne çelme takmayı düşünürler başkalarına ne de kıskançlık gibi ilkel duygu yanaşabilir yanlarına. Yıl, 1977 ve palabıyıklarını bura bura, göğsünü gere gere Hamza Güler başkanlığında... Rakıyı bile bir başına içen; Kâmil Yalnız. Futbolun içinden gelip onun inceliklerini içselleştirmiş, mütevazi bir Horasanlı olan Mehdi Horasanlı.

Öyle saf ki güneş/ Cem İlan

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

İçinden bir demet papatya çıkacak
Dağlar şimdi gelincik açmış
Kırmızı kırmızı kokacak.
Ben göçünü almışım bu dünyanın
Sepetimde mor sümbüller
Sepetimde,
Nisanda öten serçe yavruları.
Rengârenk şimdi Nif Dağı
Eteğinde oynar kuzular
Çağlalar yeşil olmuştur
Kirazlar yeni gelin entarisi.
Ben göçünü almışım bu devranın
Analar aş bekler
Babalar iş.
Bozkırı beklemez burda bahar
Biner bir cemrenin sırtına
Düşer havaya, karaya, suya.
Meşk eder yedi düvelle
Bahar bu ya,

Umudun Çocukları/Sabri Varan

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kısa bir zaman sonra kendisinden bir elektronik posta aldım: Fotoğraflarla ilgili bir yazı beklediğini bildiriyordu. Yani “Umudun Çocukları”nı yazmamı istiyordu benden.
Erdal Çağlar ile ne yüz yüze ne de telefon ile bir görüşmemiz olmuştu. Kendisiyle değerli yazın emekçimiz Kemal Yalçın aracılığıyla sanal alemde tanışıyoruz yalnızca.
Tabii ki yazar olmadığım için ilk başta pek sıcak bakmadım bu öneriye... Sonra fotoğraflara yeniden bakınca, “Hadi al bakayım defteri kalemi eline Sabri!” dedim kendi kendime.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü beslemesine abone olun.