Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü

Peri Gazozu/ Ercan Kesal

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kahveci, kalabalığın arasından elleri kelepçeli polis otosuna doğru giderken, akrabamız rahmetli İsmail abi söktüğü kaldırım taşını bağırarak kahveciye fırlattı. Başına yana eğmezse kafasını parçalayacak iri taş gitti kahvenin su oluğuna çarptı ve ezdi. Her sabah gazoz dağıtmak için dolaştığım çarşı içinde, çocuk kafamda hiç unutamadığım görüntülerden biridir, ezilmiş su oluğu.

Düş Çürüğü/ Tamer Dursun

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Elimdeki son kitabı: “Düş Çürüğü.” Herdem Kitap’tan çıkmış. 300 sayfalık.
Kitapta onlarca kısa öykü var. Her birisi şiir, öykü, deneme, anı, roman tadında. Okuyucuyu sıkmıyor. Okurken kâh üzüyor kâh sevindiriyor kâh düşündürüyor kâh düşlere götürüyor. Ben sevdim, su gibi akıcı ve bir o kadar da içten.
Kendisini kutluyorum.
Necmettin Yalçınkaya- yazar-redaktör
 
 Meleklerden Para Almıyoruz
Mahallemizin kızıydı.

Nar Ağacı/ Eylem Yalçınkaya

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

İçimde sönmek bilmeyen bir ateş…
Sesin kulaklarımda çınlıyor,
Yüreğim acıyor, sen gittin gideli.
Türkülerle avundum, en sevdiğim söz ''yollarına kar mı yağdı gelmedin?'' oldu.
Bu ne yaman bir yoldu giden gelmiyor.
Her giden ateşlere atıyor yüreğimi.
Zamanı boş vermiş ölümün kıyısındaymışım gibi…

Bekliyorsun gideni hep gurbet takviminde. Nasıl bir takvim 365 gün 6 saati tamamlıyorsa, sevdiklerini, gidenlerini vermeden, yapraklar bile homurdanıp duruyor, kaç yaprak doldurdum senin için hâlâ'' dönmediler mi?'' diye soruyor.

Bulut Bulut

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Göz göz odalarda hapsindeyim
Sorgular sürgün yedi ömrüm
 
Bulut bulut dağlardayım
Söyle bana anlatamadıklarını
Bu gece boran yiyecek doğacak gün
Anlat bana
 
Kaldığın kör kuyuları
Yârin saçları kadar siyah
Saçları kadar ateş dolu yılarını
Anlat bana
 
Sayalım birden ona
Sayalım ondan yirmiye
Sayalım e bebek e
Sayalım bir müebbedin içine
Dolan yılları
 
Gözlerde umutlar çakmak çakmak
Gece karanlık yıllar uzun
İçimize dolacaktı o yârin
Yâr kokusu şimdi

Boşluk

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Canım mı acıyor
Yaşayabilir miyim enkazın altında
Yağmur deliyor gözlerimin önündeki perdeyi
Ve yaşamımın arkasına saklandığı ikiyüzlülüğü
Boşluk çıkıyor ortaya
Yeryüzünde suyun oyduğu
Ve doldurduğu boşluk
Hayat veren
Ve ölümü getiren suyun
İnsansızlıksa bir boşluk
Korkup perdeyi yeniden çekecek miyim
Bırakacak mıyım boşluk beni yutsun
Yaşadığım süre kendimce mi
Dolduracağım onu düşüncelerim
Ve imgelerimle
Sürgit acının içine düştüğüm o anın verdiği hüzün
Tespih tanesi kadar büyük

Koyuluğun şarkısı/ Emirhan Ertas

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Merdivenlerden düşüp dağılıyor hafızam önüme. Lekeli fotoğraflarda görüyorum gençliğimi, yırtıyorum hiç durmadan. Anıların kara elleri boğuyor zihnimi. Fotoğraflardaki zamansız, kaskatı suratlar alay ediyor benimle. Çığlıklarım susturamıyor onların kahkahalarını. Zamanın esir almasını diliyorum beni, parçalanmak istiyorum binbir parçaya. Güç yok bacaklarımda, kaçamam peşimdeki gölgesiz adımlardan. Gömülmeliyim evin ortasına, kefenim olmalı bu ev.

Sırtımızdaki Çizik/Çarpı

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Yazarın dili akıcı, sade ve duru. Yer yer Maraş şivesiyle dile getirdiği yöre insanının kurnazlığını, bağnazlığını, tutuculuğunu ve de platonik aşklarını abartısız ve samimi bir şekilde işlemiş. Betimlemelerindeki köyler, ovalar ve vadiler o kadar gerçek ki, okurken bir an kendinizi oralarda geziniyorken bulabilirsiniz.
Genç Teyfik’in gönderdiği mektuplar ise romana ayrı bir tat katmış.

Dünya Anadil Günü Vesilesiyle

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Dün (21 Şubat) UNESCO tarafından 1999’da Dünya Anadil Günü olarak kabul edilmiş.
UNESCO’nun bu günü 90’ların sonunda kabul etmesi, çok dilliliği ve kültürlülüğü korumak ve teşvikle ilgili ve aslında günümüzün dile dayanan ulusal devletlerini yaşatmak için, onları esnetmenin, yani post modernizmin, uluslararası yani uluslara dayanan bir kurumun bir kararına yansımasından başka bir şey değildir.

14 Şubat Dünya Öykü Günü’nde Edebiyat Nerede?

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Bildiğiniz her şeyi unutun!
İnternetle dünya bir takla attı ya, nanoteknolojiyle, galaksinin tamamı önce amuda kalkacak; sonra sırıkla yüksek atlamada bütün zamanların rekorunu kıracak.
Bu arada nanoteknolojiyi icat eden insan neslinin nereye savurulacağı hiç belli değil.
Bir anda toz bulutuna dönüşüp, “Abi, kıyamet yangınla başlamayacak mıydı?” diyemeden yok olabiliriz.
Şaşırdınız mı?
Psikopat ruhlu sistem, illa ki akrep gibi kendi kendini sokacak.

Sakıncalı 4/ Hüseyin Tabip Taşkın

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Badem ağaçları kendini gösterirken, kurumuş otlar yeşile dönüşürken, bir yandan hafiften tüm canlılara dokunuyordu.  
Sakıncalı, Kırtasiyeci’den ihtiyaçlarını karşılıyordu. Her ikisi de o günü açıp konuşmadı. Bir sır olarak aralarında kaldı. Babasının dükkâna gelmediğini biliyordu!
Şiir kitabını zor koşulda olsa da parasını denkleştirmeye çalışıyordu. Bir yandan tanıdık aracılığıyla yayınevi aramaya devam ediyordu. Nasıl olacağını tecrübeli olan şairlerden öğrendi. Kendine göre bir dosya hazırladı. Numaralandırdı. Ortada yayınlayacağı bir yayınevi yine yoktu.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...
"BİZ BAŞKA TÜRLÜ SEVERDİK BİRBİRİMİ...
Derken, Galata Yokuşu'nun oralarda, yeni kurulmuş bir ajansta iş buldum. Burada getir götür işlerine bakacak ve Tünel'den başlayıp, Levent'e...
RSS - Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü beslemesine abone olun.