Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü

Sonsuzluğa uçan uçurtma: Şeytaniko!/ Mehmet Güzelay

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Mahallede, bir kaldırımın üzerine sıralanmış, boş boş oturuyorduk. Ardından kalkıp top oynamaya başladık. Bir süre sonra sıkılınca top oynamayı bıraktık. Kalkıp evlerimizin yolunu tutuyorduk ki,
 “Şero, Şirinyer’e gidelim.” dedi Heci.
“Oğlum, şimdi orada, bu sıcakta ne yaparız?” diye sordum.
“Aklıma bir şey geldi, oraya varınca sen de beğeneceksin.” deyince, “”İyi o halde gidelim.” dedim.

Muzaffer Oruçoğlu’dan, Afganistan (Sovyet İşgali)/Ganime GÜLMEZ

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

***
“Sineğin kanadından yağ çıkarma işi”
Bugünkü Afgan Rejimi’nin insanlık dışı, barbar bir rejim olduğu doğrudur. Hiroşima ve Nagazaki’yi yok eden, devletleri işgal eden, darbeler düzenleyen, bölgesel savaşlara dolar ve silah akıtan, Kyoto Anlaşması’na imza atmayarak ozon tabakası deliğinin genişlemesini hızlandıran Amerikan Devleti, Taliban Rejimi’nden daha az mı barbardır? Yeryüzünün en büyük modern barbarlarını görmek isteyenler bakışlarını batıya çevirmelidirler.

Susuyordu Zaman/ Mehmet Alagöz

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Yazarın dili sade, anlaşılır ve akıcı. Kahramanlarının yaşadığı olayları, hatasıyla sevabıyla, abartıya kaçmadan,  ajitasyon ve sloganlaştırmadan okuyucuya aktarmak istemiş, bunu da çok iyi başarmış.

Doğa betimlemeleri çok başarılı, romanı okurken kahramanlarla birlikte köy köy, dağ dağ... gezinip durursunuz.

Yazar ayrıca tarihten notları günümüze taşır.

Adil Okay’dan Tuhaf Buluşmalar Metrosu/ Ganime Gülmez

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Adil Okay bu kitabı: “Erken kaybettiğimiz oyuncu ve yönetmen Erhan Sönmez’in anısına...” ithafen, ‘Yolcu’ adlı kitabında yer alan ‘Tuhaf Bir Buluşma’ adlı öykünün, bir tiyatro oyununa dönüştürülmesi projesi olarak hazırlamış.
 
Okurken izlemek!
Aç-kapat oyunuyla yönetilen bir pandemi sürecinin belirsizliğinde boğulan insanlığın, en azından belirleyebildiği adımları gerçekleştirdiği yaz günlerindeyiz.

Salkım Taneli Kadınlar/ Cengiz Yeziz

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

“Bak işte Fadime Abla senin oğlanın yaptığına bak!” dedi,  meme uçlarındaki diş izlerini göstererek. “Dişleri etime kadar battı. Kanadı bile, bu izler geçer mi abla?” diye sordu.  “Annem görürse öldürür beni!”
“Ay ay ay kör olma sen e mi! El kadar çocuğun ağzına memeni mi verdin? Sende hiç akıl yok mu?”
“Ne bileyim abla! Hani çocukları emzirirler ya bende ‘nasıl bir şeymiş bu, diyerekten şey ettim.”
“Nerdeyse üç yaşına girdi, meme mi verilir çocuğun ağzına?”
 Taze gelin birden atladı:
“Geçer kız geçer korkma ben biliyom o izleri.”
Fadime:

Fatoş Güney’den Camları Kırın Kuşlar Kurtulsun/Ganime Gülmez

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Yılmaz Güney ölüm döşeğindeyken, yaşananların ve bunların yaşandığı yılları yazamayacak olmanın da acısındadır: “Yılmaz kemikten ibaret kalmış parmaklarıyla elimi tuttu. "Senden bir şey isteyeceğim mavi kuş. Söz ver bana, eğer ben yapamazsam mutlaka sen yapmalısın!"
"Neyi ben yapmalıyım Yılmaz'ım?"
"Yazmalısın, mutlaka yazmalısın! Yazacaksın değil mi? Anlatacaksın beni, kendini,  yaşadıklarımızı, direncimizi, zor günleri..."

Kök ve Çekirdek* / Ganime GÜLMEZ

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

‘Aile ve özel mülkiyet’e dayalı bir aidiyet sistemi, insanın kendi emeğine yabancılaşma sürecinin hızıyla birlikte; çökmek bir yana, adeta ortak bir ‘insanlık kökü’, yani neredeyse tek yaşam kaynağı haline geldi.
İnsanlığın, pandemi sürecinden çok şey öğreneceği tahminleri yürütüldü. Evet çok şey öğrenildi, öğrenilmekte! Ancak bu, dünyanın bir yarısı açısından hiç de birçoğumuzun umudettiği bir güzergâhta gerçekleşemedi. Diğer yarısının payına hâlâ savaşların, çoğu ölümle sonuçlanan göçlerin reva görülmesinde ise hiçbir değişiklik olmadı!

Muzaffer Oruçoğlu’dan Kaypakkaya Akıl ve Aksiyon Duygusu/ Ganime Gülmez

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Deniz’ler yargılı infazla, Mahir’ler yargısız infazla katledilirken İbrahim Kaypakkaya sağdı ve tereddütsüz yepyeni bir örgütlenme çabasını başlatmıştı kırsalda. Dersim’de, Siverek’te... Oruçoğlu’nun başlığa taşıdığı şekilde Akıl ve Aksiyon Duygusu ile...
Muzaffer Oruçoğlu Çapa’da başlayan bu uzun yürüyüşün adım adım bir parçası, tanığı. Roman yazma eylemliliğini uzun yürüyüşlerinin daha ilk başlangıcında başlatmıştı. Devrimci hafızayı bu edebiyatçı ruhuyla canlı tutuyor. İbrahim Kaypakkaya’yı anlatıyor. An be an, capcanlı...” -Ragıp Zarakolu-
 

Bir Varmış Bir Yokmuş 3. Ve Son Bölüm

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Günler içinde, hizmetçiler aşçılar, bahçıvanlar Prensesin bir dediğini iki etmezler ama Prenslerinin durumu hakkında bilgi vermezlermiş. Kurukafanın, akşam saraydan çıkması ve sabah olunca geri dönmesi Prensesi üzer, bu davranışına akıl sır erdiremezmiş. Prensesi mutlu etmek ve eğlendirmek için; kırlara götürüyor, göl kenarında piknikler yaptırıyor, ata bindiriyor, onu şehirlerine ve köylerine götürerek halkıyla tanıştırıyormuş. Mezaristanın mutlu halkının arasına girdiklerinde, coşkuyla karşılanıyorlarmış. Halk Prensin, eskisi gibi olması için dua ediyor, “Ah!

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

Feyza Eren’den Akdeniz’e Lirik Bir Güzel...
  Uzun yıllardır sanat yaşamını ABD’de sürdüren Feyza Eren, “Vedadır Belki” adlı, tekli çalışmasıyla yeniden...
80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...
RSS - Edebiyat Bahcesi ağ günlüğü beslemesine abone olun.