Ağ Günlükleri

Varto Ekoloji Platformu Üzerine Birkaç Not

veysel otunç kullanıcısının resmi

 
Varto’da geçmişten gelen geleneksel bir direnç damarı vardır. Bu damar defalarca kırıma maruz kalsa da asla yok edilmedi. Bugün uluslararası sermaye ve yerli iş birlikçileri; Varto’nun toprağına, suyuna göz dikmiştir. Doğanın yıkımına, köylülerin sürülmesine neden olan bu yağma projesine karşı çoban ateşini yakan, görkemli uyanışı sağlayan Çayan’dı.

Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis tereyağlı(!) yemekler pişiririz, zorla yediririz. Üstüne de sunarız ekşimiş ayran, kurtlu kiraz. Çalar teneke orkestra, söyler kurbağa solist; deriz buna caz!

İsrail ve Yaveri Müslümanların, İran İle Çatışmasının Tarihçesi

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

objektif şekilde anlamak ve anlatabilmek için, her şeyden önce tek tanrılı dinlerin icat ediliş tarihine bakmak gerekir. Bu dinlerin yaşadıkları tarihsel olaylar bağımsız, eksiksiz analiz edilmeden, kimin haklı kimin haksız olduğunun anlaşılması mümkün değil. İşin en garip yönü; Sünni Müslüman devletlerin büyük çoğunluğu, Yahudilere karşı tarihten gelen din düşmanlıklarına rağmen, İsrail ve Amerika’nın yanında yer almaları, İslam’ı ve Müslümanları sorgulatmaya yeten en önemli konudur.

Aylak

Metin Arpacı kullanıcısının resmi

"ellerini götürdün sokağa
yalnız ellerin vardı
karnın açtı, üstün açıktı
ekmeğin suyun harcın
hiçbir şeyin yoktu
bit koku sarmıştı seni
tasın da bakracını yarmıştı
yalnız ellerin vardı
yalnız ellerin…
 
şurada evler var kiralık
boş evlerdir onlar ötede
dumanı tüten halis evlerdir
yalnız memura çalışan
fakire küsen boş  evlerdir onlar
içinde bir keder bir yaslık
o evlerdir  insan tanımazlık
 
bak geçiyor fakirlik treni
koskocaman Anadolu’nun iç çeperinden

bir eğiliş şiiri

Metin Arpacı kullanıcısının resmi

başladı hayat
ölüme dek
ayrılıkta, iklimde gezen
eller gibi yalın ayak
kader yüzü gerilmiş
efsunkar seslerle irkilmiş
işte sınavıdır hayatın girişi
girdabında sönen mumun yiyişi
 
mahşerin nice hasretiydi bekleyiş
tırpanları bileyen güneşler gibiydi
bembeyaz içimize dolan aylar gibiydi
sevgimizi yükselten saylar gibiydi
yalnızlıktan geçip giden taylar gibiydi
yollara umuda ahenk veren tarlar gibiydi
 
şimdi ansızın serinlik vururken
sen ki hep tebessüm takansın

Aynalı Yazı/ Erhan TIĞLI

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Orhan Veli süslenme meraklısı, toplumsal olaylarla ilgilenmeyen kadınlardan birini şöyle anlatır:
“Ne atom bombası ne Londra konferansı
Bir elinde cımbız bir elinde ayna
Umurunda mı dünya!”
Cahit Sıtkı Tarancı da Otuz Beş Yaş Şiiri’nde aynalara kızar:
“Neden böyle düşman görünürsünüz
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar” diye sorar.
Barış Manço’nun bir şarkısının adı “Aynalı Kemer” dir.
Aynanın yere düşmesi, kırılması uğursuzluk sayılır. Bir türküde aynanın yere düşmesi bakın nasıl ele alınıyor:

“Dengbêjin Dönüşü”: Hafıza, Aşk ve Tarih Arasında Bir Roman

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 

Romanın merkezinde yer alan Zülfinaz ile Seyad arasındaki aşk, klasik bir kavuşamama hikâyesi olmanın ötesinde, bir coğrafyanın tarihsel yazgısıyla iç içe geçen sembolik bir anlatıya evrilir. Bu aşk, yalnızca iki insanın duygusal serüvenini değil, aynı zamanda bastırılmış hatıraların, ertelenmiş duyguların ve dile getirilememiş acıların taşıyıcısıdır. Yazar, okuru edilgen bir izleyici konumunda bırakmaz; aksine onu, geçmişle yüzleşmeye çağrılan bir tanık hâline getirir. Böylece roman, yalnızca anlatılanı değil, aynı zamanda susulanı da duyulur kılan bir anlatı düzlemi kurar.

İsyancı Dizeleriyle Özgürlüğün Ozanları[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi
Göğüslemek için karanlık yarınları.”
“Ama yine de umudumuz kalabalık.”[1]
 

Kanımca isyancı dizeler, yaşamın ne olduğuna itiraz etmenin yanında, nasıl olması gerektiğinin yanıtıdır.

Onlar, sadece bir ayna değil, toplumsal gelişimi, dönüşümü, gerileyişi, ilerleyişi, aksaklıkları mücadeleye yansıtmaktır.

Yaşananları ve olması gerekeni, toplumsal gerçekliğinden soyutlamadan gündemimize taşırlar. Ki bunun içinde doğurma, çoğaltma, yaratma yani isyan eylemidir.

“BİZİM NURTEN”[*]

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi
en önemlisidir. Çünkü
diğer nitelikleri güvence
altına alan niteliktir.”[1]
 

Beklenmedik bir anda karşılaştık… Uzun zamandır görememiştik oysa. İltica ettiğini duymuştuk; nerede olduğunu bilmiyorduk. Mulhouse’da ACOTF (Fransa Türkiyeli İşçiler Kültür Derneği) etkinliğinde çıkıverdi karşımıza. Gülüşünden, insanı sımsıkı kucaklamasından bir şey yitirmemiş.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.