Temel Demirer ağ günlüğü

Şiir, Şiir… Israrla ve Yine, Yeniden Şiir…

Temel Demirer kullanıcısının resmi

“Bazılarının sandığı gibi mısralar duyguların değil, deneyimlerin sonucudur. Tek bir mısra yazmak için birçok şehri, insanı ve nesneyi görmüş olmak, hayvanları tanımak, kuşların nasıl uçtuğunu duymak ve sabahları çiçeklerin açılırken nasıl titrediğini öğrenmek gerekir,”[2] diyen Rainer Maria Rilke[3] sonuna kadar haklıdır. Novalis’in, “Her sanat şiire dayanır, hatta şiir bile”; Gustav Flaubert’in, “Yaşamın hiçbir zerresi yoktur ki içinde şiir bulunmasın,” ifadesindeki üzere.

İsyancı Dizeleriyle Özgürlüğün Ozanları[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi
Göğüslemek için karanlık yarınları.”
“Ama yine de umudumuz kalabalık.”[1]
 

Kanımca isyancı dizeler, yaşamın ne olduğuna itiraz etmenin yanında, nasıl olması gerektiğinin yanıtıdır.

Onlar, sadece bir ayna değil, toplumsal gelişimi, dönüşümü, gerileyişi, ilerleyişi, aksaklıkları mücadeleye yansıtmaktır.

Yaşananları ve olması gerekeni, toplumsal gerçekliğinden soyutlamadan gündemimize taşırlar. Ki bunun içinde doğurma, çoğaltma, yaratma yani isyan eylemidir.

Çorumlu Hemşehrim, Sarı Hocam[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

11 yıl 8 ay 23 gün 8 saatlik Paris sürgünlüğümde Fransız Komünist Partisi’ne üye olduğum 11. Paris Eugène Varlin hücresindeki ilk günümde sorumlu yoldaş beni “Nâzım Hikmet’in memleketinden” diye takdim etmişti.
Evet ben Nâzım Hikmet’in memleketindenim. Ama bu kadar da değil. Aynı zamanda Çorum/ İskilipli “Sarı” İsmail Beşikçi Hoca’nın hem hemşehrisi, hem de öğrencisiyim.[2]

“Zor Zanaat”tır Yazarlık[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

yalnızca kendin için değil,
tüm insanlar için yaparsın.”[1]
 
Yusuf Atılgan’ın, “Yaşamanın amacı alışkanlıktı, rahatlıktı. Çoğunluk çabadan, yenilikten korkuyordu.” “Ya insanlar? Onların yaşamında her şey ayrıntı. Önemli olan yemek değil, yenecek yemeğin çeşididir; giysi değil giysinin çeşidi; ayakkabının çeşidi. Günlerin adı bile...”[2] diye betimlediği tablo -dört yanımızı kuşatmışlığıyla- hâlâ yerli yerinde.

Devrimci Sosyalistlerin Che’si[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

her zamankinden daha güncel.”[1]
“Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin, Savaş naralarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları mitralyöz sesleriyle ve de savaş ve zafer naralarıyla, cenazelerimizde ağıt yakacaksa, ölüm hoş geldi sefa geldi!” diyen ve sözlerini tereddütsüzce yaşama geçiren birisinden yani Ernesto Che Guevara’dan söz etmek kolay olmasa da, post-Marksist vazgeçişin “modern zamanlar”ında kaçınılmazdır.[2]

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - Temel Demirer ağ günlüğü beslemesine abone olun.