Temel Demirer ağ günlüğü

Soru(N)larıyla Yapay Zekâ ve İnsan(lık)[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

yapabileceği işi yapar.
Sıra dışı bir insanın yapabileceği işi
ise hiçbir makine yapamaz.”[1]
 
Bilmem aynı fikirde misiniz? Sürdürülemez kapitalist güzergâhta yerküre acayip bir yere gidiyor.
III. Büyük Bunalım’ın getirdiği çöküşü, faşizmin yükselişi, yaygınlaş(tırıl)an paylaşım savaş(lar)ı, ekolojik yıkım vd’leriyle müsemma “Uygarlık Krizi”nin kaotik tablosunda gündem(imiz)e eklenen yapay zekâ (YZ) soru(n)larıyla yüz yüzeyiz.

“Ateş Hırsızları”nın Felsefesi, Filozofları[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

hiçbir şey sonal,
mutlak, kutsal değildir.”[1]
 
Felsefe “Öldü” mü? Öncelikle belirtmeliyim ki, böyle düşünen insanlar olsa da, yaşam devam ettiği sürece felsefe nihayete ermez; onu “gereksiz” bir şeymiş gibi sunmaya kalkışanlar ise yanılıyor!
Felsefeye yabancılaşan bir çürüme/ çöküş labirentindeysek de; o, insan(lık)ın aptallaştırılmaması için vardır.
Çünkü Max Horkheimer’ın, “Felsefeye inanmak, insanın düşünme yetisinin korku yüzünden körelmesine karşı çıkmak demektir”…

Değerli Dost(lar),

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 27 Aralık 1861’de Londra'daki Karl Marx’ın Manchester'daki Friedrich Engels'e yazdığı üzeredir:

“Sevgili Engels,

(...) Bu arada yeni yıl için şimdiden mutluluklar dilerim. Eskisi gibiyse ben kendi adıma şeytana havale ederim.

Selam,

Senin, K.M.” (Karl Marx-Friedrich Engels Collected Works, Cilt 41, p.337)

İçtenlikle
 
Temel Demirer

AŞK, İLLE DE AŞK[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Yoksa baktıkça doyamamak mıdır aşk?”[1]
 
Marcel  Proust’un, “Hayata hak ettiği görkemi tekrar veren insanlar,” ifadesi, belki de en çok şairler için geçerlidir.
“Teşekkürler Hayat!” (s.152) yani “Gracias a La Vida!” diyen bir şairin şiirine dair yazmak hiç de kolay değil. Kimi zaman düz bir cümle kurmakta bile zorlanılırken, derin anlamlar içeren aşk şiiri yazmak kolay olabilir mi? Hem de hepimize, “Nullis amor est sanabilis herbis/ Aşkın ilâcı yoktur,” gerçeğini bir kere daha anımsatırken.

Vicdanı Şiirine Dahil Etti Salih Bolat[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Çünkü şiir alacakaranlıkta
görebilen bekleyiştir.”[1]
 
Salih Bolat ile, 70’li yılların başında, Çıkrıkçılar Yokuşu’ndaki -bol cıgara dumanlı- ‘Petek’ edebiyat dergisi bürosunda tanışmıştım.
Onu nasıl anlatabilirim? Şairi (şiirini) anlatmaya kalkışmak zor olsa da, şiirinin hakkını verendir şair, dizeleri okurlarıyla bütünleşip, topluma mal olandır; tabii ki Füruğ Ferruhzad’ın, “Şair olmak, insan olmaktır,” deyişini “es” geçmeden…

Filistin Hep Vardı, Var, Varolacak Da[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
 
Filistin’de yaşanan vahşet bir katliamın ötesinde, Siyonist sömürgeciliğin soykırımından başka bir şey değildir. Varsın kimileri bu tabloyu “HAMAS ile İsrail arasındaki savaş” olarak sunmaya kalkışsın; bu, gerçeği yansıtmayan bir manipülasyondur. Gerçek çok daha farklıdır. Ortada Siyonizm’e karşı anti-sömürgeci Filistin’in özgürlük mücadelesi vardır. Yaşananlar “Siyonizm”siz kavranıp/ sunulamaz.

ŞAİRİN SORUMLULUĞU, ŞİİRİN GÜCÜ[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
 
Sümerler’in ‘Gılgamış Destanı’nından beri köklü bir tarihe, geleneğe sahiptir şiir; Anton Pavloviç Çehov’a, “Yaşamın düzyazısı tüketildiyse, hiç değilse şiirine saygılı olmak gerek,” dedirtecek kadar…
“Dijital Çağ”, “Yapay Zekâ” çığırtkanlıkları ya da post-modern söylenceler için “tükeniyor” iddialarına malzeme yapılmak istense de; eskimeyenin peşindeki şiir, yaşam ile ilişkinin dile gelme hâli olarak var oluşumuzdur ve başkaldıran sevdalı insan(lık) olduğu sürece gündem maddemiz olacaktır.
El özet, şairler gitse de şiirleri kalacak, yaşayacaktır...

DEVRİMCİ BİR GELENEK: AST[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
Sabahattin Kudret Aksal’ın, “Tiyatro, sanatın tümü gibi bir okuldur. Eğitir, geliştirir insanı, dünyasının sınırlarını genişletir”; Genco Erkal’ın, “Tiyatro insandan insana bir iletişimdir. Araya elektronik ya da mekanik bir aygıt girmeden yapılan bir iletişim,” vurgularını önemsediğim için “Tiyatro kutsal amaçlardan gittikçe uzaklaşıyor,”[2] saptaması üzerine bir de 2000’lerde kafa yormakta yarar olduğunu düşünüyorum.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

Feyza Eren’den Akdeniz’e Lirik Bir Güzel...
  Uzun yıllardır sanat yaşamını ABD’de sürdüren Feyza Eren, “Vedadır Belki” adlı, tekli çalışmasıyla yeniden...
80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...
RSS - Temel Demirer ağ günlüğü beslemesine abone olun.