
(Yönetim) varlığıyla mümkündür. Sürekli başkalarının otoritesi altında yaşayan kültürlerde karmaşalar içerisinde asimile gerçekleşir. Aleviliğin en az 3000 yıllık dil, inanç kültürel geçmişi olduğu halde, son 1000 yıllık evrede iyimser tablo göremiyoruz Bu yüzden Aleviler doğru, gerçekçi bir aydınlanmayı gerçekleştiremediler..
Kültürel Aydınlanma: Her türlü duygu, kompleksten arınmış maddi, makam çıkar gözetmeden, karşıtı olduğu düşüncelerin dahi haklı olduğu noktaları ifade etmektir. Gelişmiş ülkelerin aydınlarıyla, Türkiye aydınlarını kıyasladığımızda, ikisi arasında dünya kadar fark mevcut.
Dünyanın birçok toplumunda kültürel aydınlanmadan bahsedilirken, Med ve Helen felsefi, demokratik aydınlanma dikkate alınmadan, doğru bir perspektif ortaya konulamaz. Kaldı ki modern Avrupa’nın kültürel aydınlanmasının temeli, Helenli felsefeciler sayesinde gerçekleşti. Ancak bu düşünüldüğü gibi kolay olmadı. Avrupalı felsefeci ve aydınlar, toprak ve kiliseci aristokrat, merkantal ve kapitalist burjuva sınıfının, her türlü baskı, katliam ve tehditlerine karşı boyun eğmeden toplumu aydınlattılar.
Orta Doğu ve Türkiye’deki aydınlarsa, adeta örgüt ve tarikat elamanı gibi, ideolojik davranıp çevresiyle çatışmaya girerken, ya devletin yanında yer alıyor ya da sürgüne gidip toplumdan kopuk, grupçu anlayış doğrultusunda, bireysel tatminden öteye bir çalışmaları görülmüyor. Bugün çoğumuzun Avrupa’da yaptığı gibi. Anadolu Selçukludan günümüze kadar kurulmuş Türk devletlerinde, aydın sayılan kişilerin çoğu Arap İslam kültürünü ulusal değer görerek kalem oynattılar. Türkiye’de aydın konusundaki en büyük sorun tam da burada. Çünkü her devlet kendisine göre aydın ister. Kültürel ve karakter olarak doğru bilinçlenmiş aydınlar, devlet mantığının üstünde düşünceye sahip olup, gerçek ve doğruda ısrarcı olandır. Gerek Türkiye aydını gerekse Alevi aydınlarının durumuna baktığımızda, devlet mantığını aşamadıkları için, kendi kültürlerine uygun siyasal ve teorik örgütlenmeyi de başaramadılar. Bunun için Aleviliğin tarihsel, kültürel evrelerine bakmak yeterli.
Aleviliğin İlk Kültürel ve Tarihsel Evresi: Alevi din ve inanç kültürünün ilk yaratıcıları iki kardeş olan Kürt ve Pers toplumudur. Kürtler M.Ö.2500’lerde Mittani, Kasid, Guti ve Hurri Krallıklarının sahip oldukları Paganist ve Kral Tanrıcı dini kültürlerle başlayıp, M.Ö.1000 yıllarından itibaren Zerdüştlük şeklini almıştır. Aynı Çağ’da semavi dini kültürlerin doğması, topluluklarda olumsuzlukları yaşatması, Zerdüştileri daha derin aydınlanmaya zorlamıştır. Bugün adına Alevilik dediğimiz inancın temeli, M.Ö.8.yüzyılda Med İmparatorluğu otoritesi ile gerçekleşmiştir. Devamında Pers, Ahameniş, Sasani Uygarlığı ile, M.S.651 yıllına kadar, Zerdüşt Mazdek felsefesindeki komünal siyasal ve inanç kültürünü yaşatmışlardır. Zerdüşt Mazdek inancı, paganist ilkeleri gereği Düalist temelde doğa, ateş, güneş, su, toprak, canlı ve insanı yüceltip kutsar. Bugün Alevilikte sürdürülen temel de bunun aynısıdır.
Aleviliğin kültürel ve tarihsel bu gerçekliğine rağmen, yazarlar Musa Şanak, Ethem Xemgin, Mehmet Bayrak ve Faik Bulut’un dışında, Alevi aydınları bu tarihsel kültürel, siyasal yaşanmışlıktan bihaberler. Alevi aydınları, okuması yazması olmayan Alevi Pir ve Dedelerin söylemlerini sürekli yüceltmekteler. Eskiden beri sürdürülen ritüellerin çoğunun günümüzde etkisi kalmadığı halde, bunları süsleyerek anlatan Alevi aydınları, derin bir çıkmazın içerisindeler. Tarihsel evrelerde kim nerede ne söylemiş, nasıl yaşamış, toplumsal ve kültürel her belge mutlaka okunmalı üzerinde tartışılmalı. Ancak aydın kişi, ait olduğu veya sempati duyduğu kültür ve inançlara bağlılık noktasında tapınmacı olmamalıdır, olursa aydınlığı biter.
İkinci Kültürel ve Tarihsel Evre: M.S.650’li yıllarda Emevi İslam’ın, Sasanileri yenmesi Kürt ve Persleri uzun bir belirsizliğin içerisine düşürmüştü. Farslar; İslam tehlikesini daha fazla yaşamamak için Hz. Ali ailesine, Emevilerin yaptıkları katliamları ilkesel dini politika yaparak Şiiliği benimseyip, M.S.750’de Abbasi Şii İslam Devletini kurdular. Böylece İranlıların çoğunluğu ve Kürtlerin bir kısmı Şiileşirken, Kürtlerin çoğu da Sünni İslam’ı kabul ettiler. Bu inanç ve düşüncenin mimarlarıysa, Ebu Müslim Horasani doğumu 718 ölümü 755, Hallacı Mansur doğumu 858 ölümü 922, Nesimi doğumu 1369 ölümü 1417. Her üç Alevi Piri Mazdek inancı ile Şii İslam’ı harmanlamaya çalışmışlardır. Böylece İran, Irak, Suriye ve Türkiye’deki Alevi Kürtler, İran’ın Ehlibeyt Şii İslamcılığını kabul edip, Zerdüşt Mazdek kültüründen gelen cem ibadetlerinde, 12 İmamlara atfettikleri methiyeleri eklediler. Bu algı ve inanış Aleviliğin Hz. Ali ile başladığı düşüncesini yerleştirdiği halde, Alevi aydınlarının çoğunluğu bu tarihsel ve kültürel gelişmeyi araştırıp incelemeden, duygusal methiyelere devam ettiler.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen 1200, 1239 ve 1245 yıllarında, Anadolu ve Mezopotamya’da Ebul Baka Baba İlyas Horasani, Ebul Vefa, Baba İshak ve Hünkar Bektaşi Veli, Aleviliğin temelindeki Mazdek inancından gelen Kızılbaş Aleviliği yaşatmak için savaştılar. Ancak Şii Fars Hanedanlığının baskısı, Sünni Selçuklu ve Osmanlı’nın saldırıları, Mazdekci Kızılbaş Alevileri Fars Şii İslam’a yeniden mecbur bıraktı.
Üçüncü Kültürel ve Tarihsel Evre: Osmanlıdan, Cumhuriyete kadar Musa Çelebi, Kalender Çelebi ve Şeyh Bedrettin kendilerine stratejik ortaklar bulamadıkları için, bireysel isyan ve çatışmalarla yetindiler. Bunları fırsat gören Cumhuriyeti yönetenler, Alevilere ağır katliamlar uyguladığı halde, Aleviler Ehlibeytçi Aleviliğe Kemalistliği de eklemeleriyle, ikinci büyük inançsal, kültürel travmayı yaşadılar.
1960 Askeri darbeyle sözde demokratik cumhuriyet yeniden inşa edilmişti. Bunun yalan olduğunu gören Alevi gençlik, sosyalist felsefe temelinde örgütlenmeye çalışırken, Alevi gençleri Aleviliği gericilikle suçladı. Benzer şekilde Sünni ailelerin sosyalistleri, ailelerinin İslami geriliklerini eleştirmemeleriyse, tartışılacak önemli bir konuydu. Halbuki o günde bugün de yapılması gereken; ne Sünni İslam’ı ne de Aleviliği suçlamak yerine, bu inançların ahlâki, adaletçi, eşitlikçi anlayışlarını sosyalist düşünceyle harmanlayıp, İslam’da yeni bir ufuk açılabilirdi. Bu politika geliştirilseydi, Kemalist derin devlet ve çıkarcı burjuvazi, inançları istedikleri gibi amaçlarında kullanamayacaklardı. Alternatifsizlik yüzünden 1980 Askeri darbe, istediği gibi toplumu aldatıp, susturup, korkutarak kendisine kul yaptı.
1984’te Kürt Hareketi silahlı mücadeleyi başlamasıyla, Alevi gençlerinin bir kısmını da içine çekmeyi başardı. Kürt hareketine katılmayan ya da karşı olan Alevi gençliği ve aydınları ise, bu defa Aleviliği yeniden keşfedercesine Aleviliğe sarıldılar. Aleviliği o kadar yücelttiler ki, Aleviliği evrensel felsefe adıyla, adeta dünyadaki tek temel felsefe gibi gösterdiler. Evrensellik nedir, nasıl gerçekleşir? konusunda duygusallıktan başka bilimsel bir makaleleri de bulunuyor. Bu çaresizlikle Mezopotamya ve Anadolu’da yaşamış Sümer, Hitit ve Lüvileri, Alevi saymakta bir sakınca görmediler. Bu da Alevi aydınlanmasındaki üçüncü en büyük çürümedir. Çünkü Sümerlerde dahil Hitit ve Lüviler köleciliği, köle ticaretini kutsayan kral tanrıcı kültüre sahiptiler. Diğer taraftan Alevi aydınların çoğu hemşericilik, yakın köylülük, akrabacılık, bölgecilik şeklinde, feodal (Nepotist) ilişkilere dayanan sosyal bağlarla hareket etmekteler. Sonuç olarak Türkiye’de nasıl ki, Türk aydını sorunluysa, Alevi aydınları da sorunlu. Bunun daha somut kanıtıysa, Alevi dernek, cem evi ve federasyonlarında, devletin etkisi ve yönlendirmesinin belirleyici olmasıdır. Gerçek aydına sahip kültürel ve siyasal yapılarda, devletler istediği kadar adamlarını bu yapıların içerisine soksun, asla istediği gibi başarı sağlamayacağı iyi bilinmelidir.
Cemal Zöngür
Kaynaklar:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Eb%C3%BB_M%C3%BCslim_Horas%C3%A2n%C3%AE
https://tr.wikipedia.org/wiki/Hall%C3%A2c-%C4%B1_Mans%C3%BBr
https://tr.wikipedia.org/wiki/Nes%C3%AEm%C3%AE
Ethem Xemgin- Aleviliğin Kökenindeki Mazda İnancı ve Zerdüşt Öğretisi. Berfin Yay.
Mehmet Bayrak- Alevilik ve Kürtler. Özge Yay.
Faik Bulut-Tarikat Sermayasinin Yükselişi. Doruk Yay.
// -İslamcı Örgürler. Tüm Zaman Yay.
// -Alisiz Alevilik. Doruk Yay.
// -İslam Komünleri. //
// -Ebu Müslim Horasani. Su Yay.
// -Şeriat Gölgesinde Cezayir. Cem Kültür Yay.
// -Din ve Ordu. Tüm Zaman Yay.
Musa Şanak - Mezopotamyada Dinlerin Doğuşu. Aram Yay.
Mircea Eliade- Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi 3 Cilt. Kabalcı Yay.
Cemal Zöngür – Din ve Felsefe Açısından Kızılbaşlık. Ozan Yayıncılık.






