“Ben de Biliyorum Suçsuz Olduğumu ama İspatlayamıyorum”
“Ben de Biliyorum Suçsuz Olduğumu ama İspatlayamıyorum”
“Ben de Biliyorum Suçsuz Olduğumu ama İspatlayamıyorum”
Bir saat içinde yaklaşık elli kadar eşek fotoğrafı beğenip, ‘Ne de olsa köy geçmişi vardır. Eşekten anlar.’ diye düşünerek cep telefonuma yüklediğim eşek fotoğraflarını mahallenin bakkalı Niyazi Bey’e göstermeye gittim. Niyazi Bey telefonda kayıtlı eşek fotoğraflarına tek tek baktı. “Bunların hepsi olur ama sen en iyisi benim oğlanın fotoğrafını koy. Eşek kadar adam oldu halen çalışmıyor.” dedi.
Muş Varto’da Neynik adında bir inek sahibinin elinden kurtularak kaymakamlık binasına dalmış ve önüne neresi gelirse orayı sıçıp sıvamış. Sen misin bunu yapan? Yetkililer hemen kasabaya heyet göndererek duruma dair inceleme yaptırmışlar ve ineğin sahibinin ifadesine başvurmuşlar. İneğin sahibi Türkçe bilmediği için yetkililer ile arasında şöyle kısa bir konuşma geçmiş:
“İnek kaymakamlık binasına girdiğinde siz burada mıydınız?”
“Neynik?!?”
“Yok inek.”
“İnek?!”
“Evet inek!?”
“Çelek!?”
“Hayır hayır inek?”
“Neynik?!”
Oysa ormanda gezintiye çıkan öküzün yolu üç gün amaçsızca gezindikten sonra büyük bir kasabaya düşmüş. Kasaba büyük ama insanlar fakir. Evler dökülüyor, insanlar aç, çocuklar perişan. Üstelik kasabalı yokluktan olsa gerek her defasında bir kurtarıcı arıyor!
Öküzü ilk olarak kasabanın papazı görmüş. Tutmuş boynundan kasabanın meydanına getirip kasabalıya, “İşte,” demiş. “Kurtarıcımız geldi. Bu öküzü bize Tanrı gönderdi. Bundan böyle kasabamıza bereket yağacak. İnsanlar aç kalmayacak çocuklar perişan olmayacak. Haydi bakalım hep birlikte öküz için kilisede dua edelim!”
Benim bir arkadaşım var mesela balkona baraj kurmuş, "Elektrik üreteceğim," diyor. Üretmiş de! Şimdilik gece lambasını yakıyormuş ama ileride işler iyi giderse apartmana elektriği o satacakmış. Hedefi çok yüksek. Kendisi Çorum İskilipli olduğu için günün birinde bütün İskilip’e elektriği bedava dağıtmak.