ÖYKÜLER

Suphi neden öldü?

Haydar Karataş kullanıcısının resmi
 
Gerilla söyleşileri yapmak için sevgilisini alıp dağlara gitti, İstanbul'a dönerken tutuklandı. Malatya Hapishanesinde doğurdu Suphi'yi. Bütün hapishane isim aradı doğan bebeğe, nice isimler bulundu ama Suphi Cihan dediler ona. Türkiye'nin ilk komünist partisinin sekreteriydi Mustafa Suphi, Süleyman Cihan ise 1980'de vur emriyle aranan ve Gayretepe işkencehanesinde buharlaşan bir örgütün lideriydi.

Vitesi Bulamayan Şoför

Nurcan Balıbey kullanıcısının resmi

 
Memur Bey, bunun dönüşü yok, ben trafik müfettişliği yaptım ne yapılacaksa şimdi yapılacak. Ve bunu sizden istiyorum. Lütfen! Yıllardır fahri olarak hizmet ettim ben size… diyordu kadın.
Memur Bey, bir sürü arabayı çevirmiş, işini  yapıyordu. “Sağa çekin." dedi. Saat gece on iki, dörtleri yaktım sağa çektim, evimin birkaç sokak ilerisi. Kocam, il dışında. O da alkol alır, alır ama az alır. Ballı nasıl da ballı hiç yakalanmıyor. Evli bir kadınım, hem de çocuklu, gecenin bu saatinde içkili olmayı nasıl açıklarım şimd

Namus Şişesini Taşa Çaldım - Namus Tiyatrosu! Ozan Şiar

Ozan ŞİAR Ağdaşan kullanıcısının resmi
-Burada hiç fahişe yok mu baksana şu kadınlara nasıl da giyinmişler.
- Fahişe nedir bay Burton.
-Tenini parayla satan aşağılıklardır bay Vencanze.

- Hayır bay Burton. Fahişelik bu değildir.
-Hah ! Neymiş peki fahişelik.
- Fahişelik insanların hayatını bilmeden onları aşağılamak ve yargılamaktır. Sokağın sonunda bir berber var bay Burton. Lütfen aynaya bakınız. Orada var olan en büyük fahişeyi göreceksiniz. (Charles Bukowski )
Çok manidar, öğretici bir soru yanıt faslı.

Kızıl Gece

Nurcan Balıbey kullanıcısının resmi

“Gel gel...” diye işaret eden adama baktı. Gösterdiği yere yanaştı.  Bir bir doldu araçlar, geminin düdüğü çaldı. Ardından arabanın kapısını açtı, dışarı çıktı. O, hiç babasıyla tatil yapmadı. Çocukluk düşleri ölüm kadar sessizdi, ergenlik çağı düşleri cehennem kadar gürültülü. Annesi,  briçlerde, babası iş gezisinde, evde ise, sürekli çatışma halindeydi. Gizemli ve çirkindi genç adam. Kadınların birçoğunu parasıyla sevgili edindi. Saksı çiçeği gibi süslü, özenli giysisi, gür saçını sol eliyle taradı, burnu havada avına yaklaşan tazı gibi baktı.

Büyük bir hastalıktan kalkmayı bekler gibi

Nurcan Balıbey kullanıcısının resmi

Sundurmada oturmuş, sessizliği devam ediyordu: Üç yıl önce köyün içinden geçen otobüse binmiş iki saat sonra İstanbul’a varmıştı. Sırtında yıpranmış bir hırka içinde basmadan elbise, ayağında tozlu ayakkabı, ne yapacağını bilmeden, geniş adımlarla yürüyordu. Eline aldığı küçük valizin ağırlığı çok rahatsız ediyordu. Ağrıyan kolunu ovalayabilmek için, valizi kâh yere bırakıyor kâh öbür eline alıyordu.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

Feyza Eren’den Akdeniz’e Lirik Bir Güzel...
  Uzun yıllardır sanat yaşamını ABD’de sürdüren Feyza Eren, “Vedadır Belki” adlı, tekli çalışmasıyla yeniden...
80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...
ÖYKÜLER beslemesine abone olun.