Biz Eşek Kesmeyiz Komutan Beg, Gönahtır!

Akman Gedik kullanıcısının resmi
12 Eylül'ün üzerinden çok zaman geçmemişti. Zulüm kıyıcı rüzgârlarını estirmeye devam ediyordu. Mevsim bahara henüz evrilmişti. Nisan ayının başı olmalı, yine rutin operasyonlardan biri olmuştu Varto köylerinde

Nisan yağmurla değil operasyonla gelmişti. Varto Ovası baharı umutla değil, kâbusla karşılıyordu. Başlarında komutanları, jandarmalar evlerin kapısını dehşetle vuruyorlardı. Köylüler korkuyla kapıyı açıp eve davet ediyorlardı jandarmaları.
 
     ''Bir çay için, '' diyorlardı.
 
      Jandarmalar köy meydanına çağırıyorlardı onları.
 
      ''Mazeret yok, tez elden gelin,'' diye de özellikle vurguluyorlardı.
 
       Askerliğini Kore'de yapmış olan Ali amca Kore'de aldığı gazilik madalyasını ceketinin yakasına iliştirdi, bastonuna yüklenerek çıktı evden. Madalyanın ona ayrıcalık getireceğini tahmin ediyordu. Köy meydanına vardığında tüm erkeklerin toplandığını gördü. Her zamanki sorular soruluyordu.
 
      Anarşistlere ekmek veren, barındıran, yardım edenleri, neleri beklediğinin sözü bilmem kaçıncı defa üfleniyordu kulaklara. Köylüler tek sıra hâlinde ayakta, elleri önde bitişik hâlde müşkül bakıyorlardı. Herkesin sesi içine kaçmıştı sanki. Herkes susmuştu. Zazacadan ödünç aldıkları Türkçe kelimelerle yarım konuşuyorlardı. Söyleyecekleri tam anlatabilmek için kelimeleri yoktu ya da yetmiyordu.
 
     Topluluğun az ilerisinde bir eşek yerde yatmış, ölümü bekliyordu. Gözleri zor açılıp zor kapanıyordu. Belki de son nefes alışıydı. Ölümü bekleyen bir hayvanın bekleyişiydi bu.
 
     Komutan topluluğa bağırdı:
 
      ''Ulan, eşek burada can çekişiyor! İçinizde bunu kesecek bir babayiğit yok mu?''
 
      İnsanlar ürkerek, anlamsızca birbirine baktılar.
 
      Kore Gazisi Ali amca madalyasına güvenmiş olacak ki öne atıldı.
 
      ''Komutan Beg, ben Kore'de eskerliğimi yaptım. Gaziyem. Ahan da bu benim madalyam!''
 
     Komutan alaycı bir edayla gülümsedi.
 
     ''Ulan benim dedem de gazi, şimdi ne yapalım? Eşek can çekişiyor diyorum, sen bana gazilikten bahsediyorsun.''
 
     Ali amca nefesini toplayarak, hafiften öksürdü.
 
     '' Biz eşek kesmeyiz Komutan Beg, gönahtır!''
 
     ''Ne günahı lan, baksana can çekişiyor! Kimde bıçak var?'' dedi komutan.
 
    O zamanlar ilkokul öğrencisi olan Mehmet atıldı öne.
 
    ''Komutan Bey bizde var,'' dedi.
   
     Komutan kafasını sıvazladı Mehmet'in.
 
     ''Haydi fırla git al gel!'' diyerek itekledi.
 
     Mehmet, komutanın sözünü ikiletmeden bir koşu gidip aldı geldi bıçağı. Herkes suspus olmuş, korkuyla birbirine bakıp kafasını yere indiriyordu. Mehmet'in elinden bıçağı alan komutan geldi yaşlı Seydali'nin önünde durdu. Bıçağı uzattı.
 
     ''Al!'' dedi.
     ''Benim çocuklarım var Komutan Bey, ben günaha girmem! Vurursan vur, öldürürsen öldür ama benden böyle bir şey isteme!''
 
     Komutan patakladı Seydali'yi. Seydali sözünden caymadı. Bu sefer geldi orta yaşlarda olan Haydar'ın önünde durdu. Haydar da yeminler içti, ağladı. Yetim olduğunu söylediyse de komutanın dayağından kurtulamadı. Komutan kimin yanına vardıysa kimse bıçağı eline alıp ben keserim demedi. En nihayetinde köyün öğretmeninin önüne gelip durdu.
 
     ''Öğretmen Bey, bu görev sana düştü, kes,” dedi.
 
     ''Komutan Bey,” dedi öğretmen. ''Eşeğin kesilmeyeceğini pekâlâ siz de bilirsiniz. Ne demeye insanlara bu kadar eziyet eder durursunuz. Maksadınız bizi dövmekse buyurun dövün. Cezamız neyse söyleyin bilelim. Ama bize bu hakareti yapmayın, nihayetiniz cezalandırmaksa bunun yeri mahkeme. Verin bizi mahkemeye, varalım suçumuz ne, bilelim.''
 
     Komutan sert bir bakış fırlattı Öğretmen'e.
    ''Dilin çok uzun öğretmen... Çok uzun... Söylemedi deme...''
 
     O esnada eşek de son nefesini vermişti zaten. Eşeğin can verdiğini söylediler komutana.
 
     ''Gidiyorum şimdilik. Gözüm hep üzerinizde olacak. Ananızdan emdiğiniz sütü burnunuzdan getireceğim! O anarşistlere yardım etmek ne demek, göstereceğim size!'' dedi Komutan, köylülere parmak sallayarak.
      Giderayak köylülerden birkaçını tokatlayarak ayrıldı. Jandarmanın çekilmesinden sonra köylüler bıçağı getirdi diye Mehmet'e kızdılar. İçlerinden birkaçı Ali amcaya madalyasının işe yaramadığını şaka yollu söyledi. Öğretmen, köylülerden eşeğin ölüsünü köyün dışına çıkarmalarını istedi. Taşıdılar bir tepenin başına. Kurda kuşa yem olsun diye öylecene bıraktılar.
 
     Pir Kekil kafasını salladı. Olanlara bir anlam veremedi.
     ''Biz ki yek insana değil, ez cümle varlığa ikrar vermişiz.” dedi. “Her canlının yaşam hakkı kutsaldır nazarımızda. Komutan Bey bilmez mi ki eşeğe kıyılmaz. Eşek kesilmez. Bilir bilmesine lakin bize eziyet etmek ister. Eziyet sadece fiziki manada değil, bazen böylesi davranışlarla da olur. Ne diyeyim ki insana rast gelmek mühimdir oğul, bilesiniz.''
 
     Üzerinden yıllar geçmiş olduğu hâlde, eşek kesme meselesini daha dün olmuş gibi anlatıp durur köylüler...
 
    Akman Gedik

Kategori: 

Bunları Okudunuz mu?

07/10/2025 - 19:12
06/28/2025 - 19:38
06/15/2025 - 12:53

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

Feyza Eren’den Akdeniz’e Lirik Bir Güzel...
  Uzun yıllardır sanat yaşamını ABD’de sürdüren Feyza Eren, “Vedadır Belki” adlı, tekli çalışmasıyla yeniden...
80’LİK DULLAR-1/ Sedat ÖNCER
Çünkü nüfusu orta yaşın da çok ötesinde insanlardan kuruluydu. Beldenin tek camisinden gün yoktu ki bir sela sesi duyulmasın… Emeklilerin tercih...
ZİNE/ Nazir Atila
Zine birden telaşlandı. İçini derin bir üzüntü kapladı. Yüreği korkuyla karışık bir heyecanla atmaya başladı. “Korkma Zine, okulun reviri var,...