Yağmurun kızı, mavi gülüşlü ülkem
Ben seni düşlemenin seanslarında dalgınlığa güçsüzce teslim olup, dudaklarıma düşen ılık tebessümlerle yarı ayık yarı uykulu bir gevşemeyle gözlerin de yitip, bitiyorum.
Mavi bir şarkının sayfaları ve çığlıkları arasındasın, en ihtişamlı halinle. Tut ellerimi diyorum, öyle gevşek değil sıkıca. Ama görmüyorsun, çocukluğumda unutmuşcasına oralı olmuyorsun. Söylediklerim sadece kendime misali kendi kendime yaslanıyorum. ÜLKEM, ara, bul beni, bul beni çocukluğumun en yaramaz ve azarlanmayı hak etmiş, kulakları çekilmesi gereken bir oyunun kıyısındayım üstüm başım hasret.






