Makaleler
Pazarcık nam-ı diğer Markaz
Ne garip bir yurt. Herkesin merakını cezbeden şirin bir diyar. Kürdistan’ın Akdeniz’e açılan kapısı… Türkiye sınırının az ötesinde gülümseyen küçücük bir ülke gibi! Hem gururlu, hem mütevazı, hem samimi, hem soğuk... Her şeyin toplamından bir parça almış, severek ve severken terk etmenin felsefesini kendi öz iradesinin dışına itmiş bir topluluk. Düşüncede homojen fakat yaşamda heterojen. Yalnız bununla kalsa anlaşılmak adına sınırlarının bir anlamı olurdu. Ama öyle değil, sınırları batıya sonuna kadar açık dururken, doğuya sonuna kadar kapalıdır. Bu ne anlama geliyor?
ELEŞTİREL BAKIŞ
Geçmişten bu yana, insanın insana bakışında gözleri perdeleyen iki olumsuzluktan söz edebiliriz: aşağılama ve yüceltme... İlk bakışta birbirine karşıt izlenimi uyandırsa da aslında ikisi de aynı kapıya çıkar. Olaylara ve durumlara tek pencereden at gözlüğüyle bakmak. Tek yönlü duymak, düşünmek, anlamak...
Okulsuz Bir Köy
Demirciler köyünde okul olmadığını öğrendiğim zaman, doğrusu çok şaşırdım. Artık ülkemizin doğusunda bile okulsuz köy kalmamışken, Türkiye’nin kalbi olan Marmara bölgesinde ve sanayinin en yoğun olduğu Kocaeli kentine bağlı, bir ilçenin sınırları içindeki köyde, okul olmaması büyük bir eksikliktir.
SANATSAL YARATICILIĞIN GÜCÜ
Konuşmamı, Kongrenizin belirlediği konuyu dikkate alarak, biçimlendirmeye çalışacağım; yani, kendi yaşamımdan, sanat pratiğimden ve deneyimlerimden yola çıkarak, “sanat aracılığıyla sistem karşıtı bir dil üretmenin olanaklarına ve biçimlerine, elimden geldiğince değinmeye çalışacağım.






