Üşüyen Ağustos güneşi…
“Hafif acılar konuşabilir; ama derin acılar dilsizdir. ”
Bir insan ne zaman ölür? Şüphesiz, onu hatırlayan son insan öldüğünde! Ve sizi en son hatırlayacak insanın ölmesine daha çok var…
“Hafif acılar konuşabilir; ama derin acılar dilsizdir. ”
Bir insan ne zaman ölür? Şüphesiz, onu hatırlayan son insan öldüğünde! Ve sizi en son hatırlayacak insanın ölmesine daha çok var…
insan yüzü sıcaktır / soğuktu bunlarınki
elleri el değildi / eli andırıyordu
gözleri göz gibiydi / bakışsızdılar
göğse benzer / bir kafesti taşıdıkları
içinde yürek yoktu / çirkindiler
korkaktılar / yarınsızdılar"
H.H. Korkmazgil
ABARTILI BEKLENTİ(LER) AYMAZLIĞI
II. AYRIM:
SYRIZA (FELAKETİ) NEDİR?
II.1) SYRIZA=REEL-POLİTİKER PRAGMATİZM
II.2) UNUTULAN “VAAT”LER
III. AYRIM:
YUNANİSTAN’IN DURUMU
III.1) BORÇ(LAR) MESELESİNİN ASLI ASTARI
III.2) EKONOMİK “HÂL”
IV. AYRIM:
PAZARLIK(LAR), TAVİZ(LER), TSÍPRAS
IV.1) SEÇİMLERDEN REFERANDUM MANEVRASINA!
IV.2) BÖLÜNME VE SOL MUHALEFET
IV.3) TROYKA İLE PAZARLIK(LAR)
“Gezi”(/Haziran), “isyan”, “direniş”, “hareket” gibi betimlemelerle anlamlandırılmaya çalışılan toplumsal bir sarsıntıydı, “milat”tı.
Yıllardır emek cephesine, sosyalistlere, ezilenlere, tüm renklere ve farklı kimliklere yasaklanan “Taksim 1 Mayıs Alanına” önce Osmanlıcı, ülkücü, ulusalcı kesimler için, daha sonra da CHP mitingi için izin verilmiş ve meydanda AKP’liler, CHP’liler, MHP’liler, Ergenekoncu, Balyozcular bir araya geldiler.
Tabi bu arada aynı mitinge giden liberal, “yetmez ama evetçiler” ve “tatlı su devrimcilerini” ve darbe sonrası mecliste okunan ortak karara imza atan HDP’nin hatalı tutumu da unutulmamalıdır.
başka bir şey değildir.”[1]
Faşizmi, iki dünya savaşı arasındaki kapitalizmin krizine mündemiç, olup-bitmiş bir gerçeklik olarak, tarihin tozlu raflarına kaldırmaya yönelik bir yorum, çok yaygın bir egemen manipülasyonun yanlışıdır.