
ormandan ormana
yamaçtan vadiye
kanat çırpan
kaçak bir kuştu elvan
dağlara kurşun düşmemişti henüz
kırlar elvan elvan’dı
elvan’ın saçları güneş kokardı
eylül’dü
köyler tedirgindi
dağlardan indiğinde gölgeler
evlerde karartma başlardı
varto
uykuda bir dağdı
dağı uyandıran rüzgârdı
bölük bölük çekildi
o kitaplı çocuklar
varto’dan
onların arkasında yürüyordu elvan
nazlı bir filizdi
kocaman hayal
öfkeli ırmaklardan geçti
dumanlı köylerden
izini süremedi düşman
eylül
fırtınalı bir iklimdi
tipiydi borandı
varto’nun dağları
inadına elvan’dı
elvan’ın gözleri ela
saçları kumraldı
sevdalandı işçi karıncaya
tırnaklarıyla kazıdı
o uzun yolu
yoldaşları geçti
amanız bir pusudan.
siperin başındaydı elvan
soylu bir direnmeyle
gitti öncüler
toprak telaşlı
bulutlar gebe
mevziden mevziye koşuyor
elvan
kadınlar çocuklar
kanayan ayakları
yorgun elleriyle
çakıl taşları gibi çoğalarak
yemyeşil bayırlarda
kişneyen atların sesinde
buldular elvan’ı
barikatın arkasında
ışıldıyordu yüzü
pırıl pırıldı gökyüzü
gülümseyerek baktı halkına
yeni başlayan bir isyanın
ayak sesleriydi varto’da
kol kola girdi
devrim ve aşk
elvan ve şair
yürüdüler
yeni başlıyor destan






