Şiir

UMUT ÇINARIM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

​Viran bağlarımda her günüm bir kış
Aylar, yıllar oldu umut beslerim
Günleri ah dolu şu topraklarda
Yıllardır baharı hayal ederim

​Umut besliyorum dört bir taraftan
Aydınlık günlere sevdalı gönlüm
Zulüm kaleleri yıkılır bir gün
Tükensin kıyımlar, olmasın ölüm

​Yeşersin tohumun, benim çınarım
Topraklara dolsun kızıl şafağım
Yollara ışık saçan yıldızım
Seni mazlumlara anlatacağım

ŞEV Û AGiR (GECE VE ATEŞ)

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bir kelebek düştü parmak uçlarıma
Cudî dağı kadar asi
Yaban ve derin
Bir solukta
Yırtıldı gecem

Sen geldin odama, nefesinle serin
​Kanatlarında
Imbıl ımbıl bir isyan var
Bedenin Munzur
Endamın Subhan
Gülüşündki berraklık Van gölü

Eğilmeyen vakur başın Ağrı
Gözlerin Rojava
Yüreğin Serhat
Sabrın umut
Tenin sığınak
Adın Berivan ya da Ronahî
Dilinde Kevok ezgileri gizli
Ne prangalar durdurur coşkunu nede sel
Bir özgürlük destanısın, geleceğe dörtnala koşan

KÖR DÜĞÜM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

KÖR DÜĞÜM

Köküm tunçtan, demirde mi?
Şu isyanım, keyfimde mi?
Kin kusarım, közümde mi?
Hakkımı çalan, insandan mı?

​Dertli başım, ah çekerken
Haramiler yollar kesmiş
Her bir kenti zulüm vurmuş
Şer, köyleri viran etmiş

​Karanlıkta yol ararım
Yıldızlara gün sorarım
Derinlerde iz sürerim
Her hayale dost ararım

​Bir selâmı çok gördüler
Dönüp bakmazlar insana
"Devrim olmaz, zor" dediler
Selâm olsun aydın cana

ADALET ÇAĞRISI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

​Başımı dik tuttum, asla eğmedim
Diz çöküp onlara "aman" demedim
Zalimlere de hiç ödün vermedim
Dost, gel konuşalım biz adaleti

​Düzenin dengesi hepten bozuldu
Zalimler tahtını kurup oturdu
Yoksulun hakkını çalıp götürdü
Dost, gel konuşalım biz adaleti

​Eğri baskın geldi, düzü horladı
Karanlık gecede zulüm zorladı
Palavra atan da her gün gürledi
Dost, gel konuşalım biz adaleti

SONUN NE OLACAK, SÖYLE VATANDAŞ?

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Ömrün harmanında kalmadı başak
Düzenin yolları hepsi bir tuzak
Güneşin altında, gölgeye uzak
Sonun ne olacak, söyle vatandaş?

​Zenginler, şahlar, bir de padişahlar
Sefayı sürerken, yoksul halkta acılar
Zamlarla eridi bizim umutlar
Sonun ne olacak, söyle vatandaş?

​Karanlık çökerken aydınlık güne
Kanma yalan söze, sen bak haline
Akıllı ol, gitme burnun dikine
Sonun ne olacak, söyle vatandaş?

Kadir İnanır'a Halkların Ortak acısı

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi
Düşünüyorum bu gece, bütün şehir uykuya dalmışken senin kişiliğin yansımasıdır Gecede 
Bir memleket türküsü gibi bir bahar dalı gibi taze 
Biraz buruk, biraz keder ama çokça da umutlu 
Sen bir Karadeniz çocuğu inatçılığıyla dik duransın 
Yüreğin Kürt dostu bir kardeşin 
Sıcaklığıyla gepgeniş 
Mazlumun olduğu her yerde 
Her zamanki gibi 
Haklı kavgamızın içinde 
Sen yoldaşsın, sen sesin, sen nefessin, sen cansın 

KAVL

Müslüm Aslan kullanıcısının resmi

usanmaz bir alışkanlıkla çırpınışlarım 
bir tanem 
gözlerinde süzülüyor kırlangıçlarım 
 
ne müslümanım 
ne hristiyan 
kalbim diyorum 
kalbimin üstünde kutsal kitaptır taşıdığım resmin 
duy beni bir tanem 
deliliğimizden başka hiç bir peygambere inanmam 
aşkımdır benim dinim 
bir tanem 
uğrarsam apansız şaşırma 
çingeneyim 
dilenciyim 
içmeye geldim bakışlarını 
bir saç telini dilenmeye 
 
bakıp durma 
varmışsam yorgunum hoşçakalsızım 
sevdamızın teridir yüküm 

Anlatamamak

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Acıyı anlatmadan
Tutuşmuşlar ele ele korkudan
Titriyor bedenleri
Soğuk şimdi dokunmuyor onlara
Birazdan dokunacak bombalar kadar
Dokunmuyor ölüm onlara
Hiçbirinin bir hikâyesi yok
Gün gecesini bekliyor
Çok yukarılarda
Bir el bir uçağın içinde dokunacak
Sonrasında sana anlatmam gereken
Acı yapışacak el ele tutuşan bedenlere
İşte bütün bunların 
Bileşkesinden çıkandır
Hikâyesi çok sonradan yazılandır
O bedenlerin yaşadıklarına
Söylenen şeyin
Adıdır ölüm
 

GÖZLERİNDE DEVRİM TAŞIYAN KADIN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bakışlarınla yırtılan
Upuzun zifiri gecelerde,
Bir halk türküsü gibi
Düşüyorsun aklıma sen.

Ellerin değmese de ellerime,
Sözlerin içimde filizleniyor.
Sen gülünce
Dağlara bahar iniyor.

Bir karakış sabahında
Kavgaya, sevdaya, umuda
Çağırıyorsun beni.

Gözlerinde devrim taşıyan,
Korku nedir bilmeyen kadın;
Bakışınla sarsılır
Saraylar, tahtlar.

Seninle yeşerir
Kuruyan topraklar,
Seninle değişir
Bütün kara bahtlar.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Şiir beslemesine abone olun.