Şiir

Kurban Olayım Yüreğine

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Sessiz bir çığlık düştü içime
Çıkıp gidesi olmayan
Göğsüne vuran
Bir sancıdır
Bende üryan bir zindan olan
Mega kent İstanbul'u sarsan, beni dört bir yana savuran
Gelen ambulansın siren sesidir. Yaşlarla dolap taşan
Önünde ne varsa ezip geçen
Annenin gözyaşlarıdır
Suskun, suskun
İçine doğru akan
Gülüşü yüzünde buz tutan
Zülfüne kurban olduğum
İçindeki sessiz çığlık
Ağlatırken gökyüzünü
Şu kalabalık şehrin
Kaldırdım taşların üstünde

Kafamda Bir Kâbus Dönüyor

Metin Arpacı kullanıcısının resmi

Cinler, şeytanlar orada beni avucuna almış
Bin türlü iksirin içinde beni çırparak
Olmuyor yine, iblisler beni öldürüyor
Kâbus hep bir halt olmaya çalışıyor
 
Şeytanlar beni avlayıp illet oluyor başıma
Rüyalardan değil de kâbuslardan korkarım
İblis hep bir halt oluyor rüyalarımda
Oysa olayım kendim başıma söylev
Nutuk çekecek diller bağışlayın
 
Cesetler var, sonsuz ırmaklar çağırıyor
Akıyor en vahim sadeler yerlerinden
Ben hissetmesem de bitkin kılmışım
Ardımda birikmiş rüyalar çalmış çalacağını

Olso

Metin Arpacı kullanıcısının resmi

Haleler periler takmış yanağıma hüznü
Oysa asırlardır çarmıhtaydım
Giymemeliydim kederin bin bir türlü yüzünü
Allah'ın doksan dokuz ismiyle anmalıydım yakarışımı
Dostum sen kocaman bir Olso'sun
Dualar şifalar takmalıydım çehreme
Vesveseler birikmiş kaderin kırbacını Olso’dan yiyenin
Oysa yalnız bir Olso kendini feda eder paraya
Yalnız bir Olso!
 
Bense kimileri için esmer yahut kolaycana yazılan kağıtlar dağıtırım
Benim kelimelerim para etmez
Çünkü ben öteden beri Olso'nun hasmıyım

1 Eylül Dünya Barışı için...

Akman Gedik kullanıcısının resmi

bunları bilmelisiniz çocuklar
yıl dokuz yüz otuz dokuz
dünya savaşa durdu
bir paranoyağın "üstün ırk" niyetine
her sokak
her şehir
her arazi
ve anlayacağınız üzre her yer
cesetlerle doluydu
ve insanlar geçiyordu
dönüp bakmadan
çığlıkları sönük kalıyordu insanların
silah seslerine
insanlar suskun
söz utangaçtı ağızlarda
beyninizin bir yerlerine
kazıyın çocuklar
insan tarafından insana yapılanları
unutmayın!
saçının rengi
gözünün rengi değişik diye

ELVAN

veysel otunç kullanıcısının resmi

    ormandan ormana
   yamaçtan  vadiye
            kanat çırpan
   kaçak bir kuştu elvan
  
            dağlara kurşun düşmemişti henüz
   kırlar elvan elvan’dı
            elvan’ın saçları güneş kokardı
 
   eylül’dü
   köyler tedirgindi
            dağlardan indiğinde gölgeler
   evlerde karartma başlardı
 
   varto
            uykuda bir dağdı
            dağı uyandıran rüzgârdı
   bölük bölük çekildi
   o kitaplı çocuklar
   varto’dan

babadan sonra

Metin Arpacı kullanıcısının resmi

bana büyükçene tebessümle bakardı
ıskartaya çıkmış asker cipinin altında
babamla yediğim üzümlü ekmeği özledim
büyüdüm bugün, babam şimdi yok
hastanede babamla kaldığım o kısacık günleri özledim
insan, babası ölünce kanadının birini kırıveriyorlar
baba diyecek birisi yoktur artık
insan baba kelimesini unutuveriyor
sabah namazına kim kaldıracak artık?
musalla taşında baba tabutuna bakan
birkaç ıslak gözyaşı
mezarda birikmiş birkaç dua ve yasin
rüyalarda kaçıp yanında durduğun

Emeği Uyandır

veysel otunç kullanıcısının resmi

infazlar mevsimi ilkbahardı
mor bulutlara tutunmuş
şahinler ağladı
 
hani sığ suların öfkesinde
coşkulu bir direnmeydik biz
savrulamazdık örgütsüz aşklara
 
demem o ki sana
düşlerin kuşatıldığı an
ölümden beterdir yaşanan
bırakma kendini öyle bezgin
çık sokaklara bağır
uyanmaz gibi görünen
uyandıkça düşmanı kahreden
emeği uyandır

bir sevgiye ağıt

Metin Arpacı kullanıcısının resmi

o kıpır kıpır çıldıran yakamoz saltıklarına
aş aşına baş başına vurduk yüreğimizi salkım saçak
savurduk neşemizi okyanustan nazlar çalarak
sarp atlar gibi hür ve yeniyetme delikanlılar gibi dinç
bir dost sahafındaydı tanıdım sevgi taçlısını
kondu kalbime huzur bulmayan naralar içerek
sancısını giydim o yılki kaderlerin en mühiminde
sinema atlasında gezindim bir başıma
kara kartallar gibi dikildim karşısına
keşke seni yüreğime sardım diyeydim
dilsiz miyim, susuyorum ha bire
sevdicekler gibi papatyalar alsam yanıma

sürgünden ilticaya hasretlerimiz

Metin Arpacı kullanıcısının resmi

sürgün yemiş, iltica giymiş ilk ben değildim
atalarım, kimler onlar?
ne bırakıp ne çıkardılar bana?
İbrahim’e putlar bırakmışlardı bir zamanlar
Don Kişot’un atını dörtnala vurduğu çılgıncana
aşındığımız, kafamızı sıyırdığımız zamanlardı
kaplumbağanın ayağımıza konuverince şakırdadığı
başını herkesten sakladığı
kabuğunu çatlatan, ters yatıran mahlûklara
koskocaman bir hezeyandı
 
artık herkes ünlü herkes şımarık baba
sen gittin gideli herkes nazlı herkes süslü
arıyorum gelip gidiyorum

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Şiir beslemesine abone olun.